19 MAYIS…

Mehmet Ali Coşkuner

Sadece bir tarih değildir.

Bir milletin küllerinden yeniden doğduğu, umudun karanlığı yırttığı, bağımsızlık meşalesinin yakıldığı gündür.

Ve o meşalenin ilk yakıldığı şehir ise hiç şüphesiz Karadeniz’in incisi, bağımsızlığın ilk adımı olan Samsun’dur.

Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, 19 Mayıs 1919’da Bandırma Vapuru ile Samsun’a çıktığında yalnızca bir şehre ayak basmadılar; teslim alınmak istenen bir milletin kaderini değiştirecek tarihi yürüyüşü başlattılar.

O gün Samsun’da başlayan mücadele, Amasya’da genelgeye, Erzurum’da direnişe, Sivas’ta milli iradeye, Ankara’da ise bağımsız bir devlete dönüştü.

Bu yüzden Samsun sıradan bir şehir değildir.

Samsun, bağımsızlığın başladığı yerdir.

Samsun, millet iradesinin ilk nefesidir.

Samsun, Türkiye Cumhuriyeti’nin doğum sancılarının hissedildiği kutlu topraktır.

Aradan geçen 107 yılın ardından bugün hâlâ 19 Mayıs ruhunu taşıyan bu şehir, tarihine sahip çıkmaya devam ediyor.

Uzun yıllardır hak ettiği halde gündeme gelmeyen Samsun’un İstiklal Madalyası meselesi de bunun en önemli örneklerinden biri oldu.

Samsun’un Milli Mücadele’deki kritik rolünün resmi anlamda taçlandırılması adına verilen mücadelede, Samsun Valisi Orhan Tavlı’nın konuyu fark ederek gündeme taşıması önemli bir dönüm noktası oldu.

Bu tarihi hakkın teslim edilmesi için yürütülen süreçte, Samsun Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Mehmet Muş ile Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan’ın da ciddi katkıları ve destekleri dikkat çekti.

Çünkü İstiklal Madalyası yalnızca bir sembol değildir.

O madalya; şehitlerin kanını, anaların gözyaşını, Kuvâ-yi Milliye ruhunu ve Samsun’un Milli Mücadele’de üstlendiği tarihi sorumluluğu temsil etmektedir.

Bugün Samsun’un caddelerinde yürüyen gençler, belki farkında olmadan tarihin en önemli dönüm noktalarından birinin izleri üzerinde yürümektedir.

Tütün İskelesi’nden başlayan o kutlu yolculuk olmasaydı, bugün özgür bir Türkiye’den söz etmek mümkün olmayabilirdi.

19 Mayıs’ın gençliğe armağan edilmesi de tesadüf değildir.

Çünkü Mustafa Kemal Atatürk, bir milletin geleceğini gençlerin omuzlarında yükselteceğini biliyordu.

Samsun’dan yakılan bağımsızlık ateşinin sonsuza kadar sönmemesi için en büyük emaneti gençlere bıraktı.

Bugün bizlere düşen görev ise yalnızca törenlerde bayrak sallamak değil; 19 Mayıs’ın anlamını doğru okumak, bağımsızlığın hangi şartlarda kazanıldığını unutmamak ve Samsun’un taşıdığı tarihi mirası gelecek nesillere aktarmaktır.

Çünkü Samsun, sadece Karadeniz’in değil; Türkiye Cumhuriyeti’nin vicdanıdır.

Ve 19 Mayıs, sadece geçmişin hatırası değil; geleceğin de pusulasıdır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.