Kültürel değişim ve Samsun

Kültürel değişim ve Samsun
Yardımcı Doç. Dr. Bekir Şişman, kültür değişiminin en yoğun izlendiği sürecin şehirleşme olduğunu belirterek, bu süreçte pek çok halk kültürü unsurunun değiştiğini ya da kaybolduğunu kaydetti

OMÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde görevli Yardımcı Doç. Dr. Bekir Şişman, OMÜ Lacivert Salon'da Geleneksel "Çarşamba Konuşmaları" çerçevesinde Sosyo- Kültürel Dinamikler ve Değişim Süreci Bağlamında Samsun konulu bir konferans verdi.

UYUMSUZLUK GERİLİM NEDENİ

Bir kentin sahip olduğu maddi ve manevi değerlerin o kentin kültürünü oluşturduğunu belirten Şişman, kentlerin büyüyüp, geliştiğini ve değiştiğini söyledi. Buna paralel olarak kültürün de çeşitli gelişmelerden etkilenerek kendini yenilediğini işaret eden Şişman, şunları söyledi: "Herhangi bir yeni buluş ya da icat toplumun kültür yapısında değişime sebep olur. Diğer unsurlar bu değişen unsurlara uyum sağlamaya çalışır. Bu uyumun gecikmesi ya da uyumsuzluk, sosyal gerilimlere neden olur. Varoşlardaki sosyal problemlerin bir nedeni de budur."

DEĞİŞEN KÜLTÜR KODLARIMIZ

Şişman, kültür değişiminin en yoğun izlendiği sürecin şehirleşme süreci olduğunu kaydederek, bu süreçte pek çok halk kültürü unsurunun değiştiğinin ya da kaybolduğunun altını çizdi. Şişman, sözlerine şöyle devam etti: "Bu değişen unsurlar bizim kültür kodlarımızdır. Değişim sürecinden; geleneksel kıyafetlerimiz, yemek alışkanlıklarımız, eğlence kültürümüz, halk zanaatlarımız, düğün sünnet ve cenaze adetlerimiz, müzik ve sözlü kültürümüz, mimarimiz ve kullanılan eşyalar bir şekilde etkilenmektedir. Bu değerlerin yitirilmesinde; tarımda makineleşme ile hızlanan çarpık kentleşmenin, televizyonun ve apartman kültürünün etkili olduğunu söylemek mümkündür " diye konuştu.

SAMSUN CAZİP HALE GELDİ

Samsun'un; deniz, demir, hava ve kara yolu ile ülkenin her tarafına açılabilen bir kent olduğunu vurgulayan Şişman, bu özelliği yanında Atatürk'ün şehri olarak adlandırılmasının avantajını 1980'lere kadar yaşadığını söyledi. Bu dönemdeki gelişmeleri değerlendiren şişman, "Bu dönemde kurulan şeker fabrikası, kereste fabrikaları, azot ve bakır fabrikası, liman ve barajlar, küçük ve orta ölçekli sanayi sitesi, havaalanı, çimento fabrikası; Osmanlı döneminde yapılan ve Cumhuriyet döneminde tam işlevine kavuşan sigara fabrikası; yine Osmanlı döneminde başlanıp, sonra ara verilen ve nihayet Atatürk döneminde tamamlanan Samsun-Sivas demiryolu hattı Samsun'u bir cazibe merkezi haline dönüştürdü. Bu; yalnızca Samsun'daki köylerden şehir merkezine olan göçü değil, başka şehirlerden Samsun'a göçü de hızlandırdı "diye konuştu.

SAMSUN KÜÇÜK İSTANBUL'DU

Daha önce Balkanlar'dan ve Kafkaslar'dan şehre yapılan göçe bir de iç göç eklendiğini ve Orta-Doğu Karadeniz'den ve civar şehirlerden Samsun'a pek çok ailenin göç ettiğini ifade eden Şişman, sözlerine şunları ekledi: "Bu göçler Samsun'u kozmopolit bir yapıya büründürdü. Samsun adeta küçük bir İstanbul oldu. 1980'lere kadar Samsun gelişmişlik ve nüfus sayısı itibariyle ilk sekiz şehir arasındaydı. 1940-1970 arasında Samsun'da sosyal ve kültürel hayat çok dinamikti.


Bülent Karslıoğlu