Ergenlik sadece fiziksel değişim dönemi değildir
OMÜ Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Koray Karabekiroğlu, ergenlik döneminde bireylerin kişiliklerinin ciddi şekilde şekillenerek önemli ilerlemeler gerçekleştiğini belirtti. Bu ergenlik dönemindeki bireyler için sağlıklı iletişimin son derece önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Karabekiroğlu, “Özellikle hormonların etkisiyle hızla değişen beden ve beyin, erken çocukluk dönemindeki çatışmaların yeniden gün yüzüne çıktığı ve bireyin yeni ilişkilere yöneldiği bu süreçte, erişkinlik öncesindeki son hazırlıklarını yapar. Ergenlik dönemi pek çoğumuzda fırtınalı, zor geçen bir dönemi çağrıştırsa da aslında ergenlik son derece önemli bir fırsat dönemi olarak da görülebilir. Kişiliğin şekillendiği, kimlik arayışının yoğunlaştığı bu süreçte genç birey; kendisini, çevresini ve yaşamı yeniden anlamlandırmaya çalışır. Aile ilişkileri, arkadaş çevresi, okul yaşamı ve toplumsal beklentiler ergenin ruhsal dünyasında önemli etkiler oluşturur” diye konuştu.

Sağlıklı iletişim kurulan, destekleyici bir aile ve sosyal çevrede büyüyen ergenlerin sorunsuz şekilde bu dönemi geçirdiklerini ifade eden Prof. Dr. Karabekiroğlu, “Somuttan soyuta, bireyselden evrensele, teklikten çoğulluğa yönelen ergen yeni tanıştığı kavram ve duyguların da etkisiyle, toplumun en dinamik unsurlarından biridir artık. Hayata dair sorgulamaların arttığı bu dönemde gençler; adalet, özgürlük, aidiyet, başarı ve gelecek gibi kavramlar üzerinde daha fazla düşünmeye başlar. Bu nedenle ergenlik yalnızca fiziksel değişimlerin yaşandığı bir dönem değil, aynı zamanda duygusal ve zihinsel dönüşüm sürecidir. Değişime en açık, ama bir o kadar da duyarlıdır. Özgür ve girişimci, ama bir o kadar da bağımlı ve korkaktır. Bir yandan bağımsızlaşma isteği artarken diğer yandan anlaşılma ve kabul görme ihtiyacı devam eder. Bu durum zaman zaman aile içi çatışmaları, duygusal iniş çıkışları ve davranışsal değişimleri beraberinde getirebilir. Ancak bu dalgalanmalar çoğu zaman gelişim sürecinin doğal parçalarıdır” dedi.
‘Ergenliği tek tip bir kalıpta değerlendirmek doğru değil’
Prof. Dr. Karabekiroğlu, “Erişkinlik yaşlarına ulaşmış her insanın yaşamış olduğu bir dönem olduğu için, bireysel deneyimlerimizi genelleyerek ergenlik dönemi hakkında pek çok yanıltıcı görüş ve önyargıya sahip olabiliyoruz. Oysa her ergenin gelişim süreci, kişilik özellikleri, aile yapısı ve sosyal çevresi birbirinden farklıdır. Bu nedenle ergenliği tek tip bir kalıp içinde değerlendirmek doğru değildir. Ayrıca basında yer alan ergenlerle ilişkili her türlü sansasyonel haber, dizilerde ve filmlerde karşımıza çıkan marjinal ergenler ergenlik dönemi ile ilgili algımızı daha da çarpıtabiliyor. Bu durum, toplumda ergenlerin yalnızca sorun çıkaran, asi ya da riskli davranışlar sergileyen bireyler olduğu yönünde yanlış bir algının oluşmasına neden olabiliyor. Halbuki sağlıklı iletişim kurulan, destekleyici bir aile ve sosyal çevrede büyüyen ergenler; üretken, yaratıcı, duyarlı ve topluma katkı sağlayan bireyler olarak gelişim gösterebiliyor” ifadelerini kullandı.
Kaynak:DHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.