İşsizliğin adresi Saathane

İşsizliğin adresi Saathane
İş umudu taşıyanların her gün buluştuğu saat kulesi

Miraç Öztürk

100 yıldan fazla geçmişi olan ve çehresi durmadan değişen Saathane Meydanı'nda değişmeyen tek bir şey var, o da günün her saati iş umuduyla bekleyen insanlar...

Samsun'un simgelerinden Saathane Meydanı, her sabah gün ışırken evlerinden dışarıya çıkan ve günlük bir iş bulma umudu taşıyan yüzlerce insanın ortak adresi... İş vermek isteyenlerin, araçlarıyla gelip, işin cinsine göre adam seçtikleri, kimi zaman kavgaların yaşandığı, kimi zaman da boş geçen bir günün ardından paylaşılan bir 'kısa Samsun'un tüttürüldüğü yerin adı burası...

UMUTLARINI ERTELEYENLER

Günün yaklaşık 12 saatini burada geçiren ve bir çoğu da zanaat sahibi olan işsizler, kışın dondurucu soğuğunda bekleyişlerini sürdürüyor. Fotoğraf çekmek ve biraz da sohbet etmek için meydanın çevresinde dolaşırken, ilk konuştuğum kişinin etrafı aniden doldu, sayıları birken onları bulan işsizler, ilk önce beni 'siftah yapacakları' işveren sandı... Ama konuştukça, iş veren değil işini yapan olduğum anlaşılınca da, kalabalık dağıldı, sohbete yalnızca bir kaç kişi sadık kaldı. Umut ederek hayata bakan ve iş umudunu şimdilik erteleyenler ise, sıcak kahvehanelere, simitçinin yanına, saat kulesinin altına doğru dağıldı....

"NE İŞ OLSA YAPARIZ"

"Ne iş yapıyorsunuz?", sorusuna alınan cevap hep aynı oluyor: Ne iş olsa yaparız... Örneğin diyorum, "Kömür taşıma, inşaat ustalığı, eşya taşıma, hamallık aklına ne gelirse" diyorlar. İşlerin nasıl olduğunu ise işte bu cümlelerle anlatıyorlar, "Kışın iş olmaz. Biz yazın çalışıp kışın yiyoruz. Burası zaten kalabalık, en az yüz kişi var. Bakma sen böyle olduğuna, cebinde çay parası olan gidiyor kahvede oturuyor. Bizim gibi beklemiyor soğukta"

CEP TELEFONU İLE İRTİBAT

Eskiden her yarım saatte bir araçlarla işçi almaya gelindiğini belirten ve sık sık 'teknoloji emeği bitirdi' diyen Saathane işsizleri, gülerek, "Eskisi gibi araba da gelmiyor. Artık adamlar cep telefonu ile irtibat kuruyorlar. Teknoloji gelişti, işçilik bitti. Beton işi yok artık, hazır betonlar çıktı, taşıma işi de yok artık, kamyonla gelen yükü küçük araçlar bizim on kişiyle yapacağımız işi anında yapıyor. Kısacası kardeşim, insan gücü siliniyor" diyorlar.

JAPON OSMAN, MUHİTTİN, PALA

Yaklaşık 35 senedir Saathane Meydanı'nın müdavimi olan ve iş bekleyen Muhittin, boyacı ustası Japon Osman ve 15 yıldır elinden tespihini düşürmeyen Pala... Onlar da yıllardır değişen bir şey olmadığını ve her sabah burada buluştuklarını, iş beklediklerini söylüyor. Sağlık güvencelerinin de olmadığını belirten 'üçlü', piyasada işin olduğunu ancak hiç kimsenin sigorta yapmaya yanaşmadığını ve 300 YTL'nin de üzerinde maaş vermediğini kaydederek, "İnsanlar hep çalışalım istiyorlar, en iyisini yapalım istiyorlar ama olmuyor. Kiramız 200 YTL, geriye kalıyor 100 YTL sigorta da yok ne yapalım? Burası da çare değil..." diyor. Değişen ne olur bilinmez ama ortada öyle bir gerçek var ki, tam da Saathane Meydanı'ndaki anıt gibi karşımızda, tam da ortada duruyor, ya görmek istemiyoruz ya da görmekten çekiniyoruz...