Hasta Bakıcı Seçiminde Belirleyici Olan Beş Kriter

Hasta Bakıcı Seçiminde Belirleyici Olan Beş Kriter
Aileler karar verirken çoğunlukla iki şeye bakar: adayın müsait olup olmadığı ve ücret. Oysa bakımın birkaç ay sonra hâlâ yürüyor olmasını sağlayan başlıklar bunlar değildir.

Bir hasta bakıcı ile kurulan çalışma ilişkisinin kalıcı olup olmadığını beş kriter belirler ve bu kriterlerin tamamı görüşme aşamasında sorulabilecek somut sorulara dayanır.

Birinci kriter: ihtiyaç bakım mı tedavi mi?

Seçimden önce cevaplanması gereken ilk soru, ihtiyacın hangi kısmının bakım hangi kısmının tedavi olduğudur. Kişisel hijyen, beslenme desteği, transfer ve pozisyon değişimi, hareket yardımı, ilaç saatlerinin takibi ve durum değişimlerinin bildirilmesi bakım tarafındadır. Enjeksiyon, serum takibi, yara pansumanı, sonda ve kateter bakımı ise sağlık personelinin yetki alanındadır.

İşlem

Kimin alanı

Kişisel hijyen ve beslenme desteği

Hasta bakıcı

Transfer ve pozisyon değişimi

Hasta bakıcı

Hareket yardımı

Hasta bakıcı

İlaç saatlerinin takibi

Hasta bakıcı

Durum değişimlerinin bildirilmesi

Hasta bakıcı

Enjeksiyon ve serum takibi

Sağlık personeli

Yara pansumanı

Sağlık personeli

Sonda ve kateter bakımı

Sağlık personeli

Bu ayrım yapılmadan seçilen aday, sonradan yetkisi dışında bir beklentiyle karşılaşır. Düzenli tıbbi işlem gerekiyorsa çözüm daha deneyimli bir bakıcı aramak değildir. Bakım desteği ile evde sağlık hizmeti ayrı ayrı planlanır ve hangi işin kime ait olduğu yazılı hale getirilir.

İkinci kriter: süreklilik nasıl planlanır?

Bakım tek bir güne değil aylara yayılan bir düzene dayanır. Bu yüzden çalışma modeli seçilirken yalnızca normal günler değil aksayan günler de düşünülmelidir.

Çalışma modeli

Gece sık destek gereken, düşme riski taşıyan veya bilinç durumu dalgalanan hastalarda yatılı model daha güvenlidir. Bakım yükü gündüz saatlerinde yoğunlaşıyorsa ve geceleri aile evdeyse gündüzlü model hem yeterli olur hem de ev düzenini daha az değiştirir.

İzin ve yedek plan

Haftalık izin günü, hastalık durumu ve resmi tatiller baştan konuşulmadığında düzen ilk aksaklıkta kilitlenir. Bu boşlukları kimin dolduracağı belirlenmemişse aile her seferinde acil çözüm aramak zorunda kalır. Yedek planı olan bir kurgu, deneyim yılından daha çok işe yarar.

Üçüncü kriter: belge ve geçmiş nasıl doğrulanır?

Eve alınan kişinin kimliği ve geçmişi doğrulanmış olmalıdır. Türk uyruklu adaylarda kimlik fotokopisi, adli sicil belgesi, vukuatlı nüfus örneği, ikametgah ve aşı kartı istenir. Yabancı uyruklu adaylarda pasaport, oturma izni fotokopisi ve aşı kartı temel evrak setidir. Yabancı bir adayla çalışılacaksa çalışma izni tarafının da düzenli olması gerekir çünkü bu konudaki sorumluluk işverene aittir.

Bu doğrulamayı tek başına yürütmek çoğu aile için zordur. İŞKUR izinli bir özel istihdam bürosuyla çalışıldığında evrak toplama ve referans kontrolü yerleştirmeden önce tamamlanır. Kalite İK gibi izinli bürolarda bu adım hizmetin standart parçasıdır. Yasal tarafta bilinmesi gereken bir başlık daha vardır: iş arayan kişilerden ücret alınması yasaktır. Adaydan para talep edildiğini duyduğunuz bir yapı, sürecin diğer adımlarında da güven vermez.

Dördüncü kriter: bildirim disiplini nasıl anlaşılır?

Bakımda en değerli bilgi, hastanın durumundaki küçük değişimlerdir. İştahın azalması, uyku düzeninin bozulması, ağrının yer değiştirmesi, yürüyüşün zorlaşması. Bunlar teşhis değildir ancak zamanında bildirildiğinde hekim değerlendirmesini erkene çeker.

Bu yüzden adayın gözlem yapıp yapmadığı kadar aktarım yapıp yapmadığı da önemlidir. Görüşmede sorulacak soru basittir: gün içinde fark ettiğiniz bir değişikliği kime ve nasıl bildirirsiniz. Cevabın somut olması, düzenli bir aktarım alışkanlığı olduğunu gösterir. Aile tarafında da bu bilgiyi alacak tek bir muhatabın belirlenmesi gerekir. Bilginin dağıldığı evlerde kimse tam resmi görmez.

Beşinci kriter: hasta ile kişisel uyum

Teknik yeterlilik gerekli şarttır ancak yeterli şart değildir. Bakım, mahremiyetin paylaşıldığı bir ilişkidir. Hastanın konuşma temposu, alışkanlıkları, dile ilişkin tercihleri ve mahremiyet sınırları uyumun kurulmasında belirleyici olur. Bilişsel gerileme yaşayan hastalarda sabır ve tekrar toleransı, fiziksel bakım becerisinden daha çok fark yaratır.

Uyum kâğıt üzerinde ölçülemez. İlk günlerde gözlenir. Hastanın adayla iletişimde rahat olması, bakım sırasında gerilim yaşanmaması ve günlük rutinin oturması iyi işaretlerdir. Bu üçü ilk hafta içinde görünmüyorsa beklemek yerine ihtiyaç tanımını gözden geçirmek daha doğrudur.

Kriterler çakıştığında karar nasıl verilir?

Uygulamada adaylar nadiren beş kriterin tamamında öne çıkar. Deneyimi güçlü olan adayın çalışma saatleri uymayabilir, uyumu çok iyi olan adayın transfer deneyimi sınırlı kalabilir. Böyle durumlarda öncelik sırası hastanın tablosuna göre kurulur.

  • Yatağa bağımlı hastalarda transfer ve pozisyon deneyimi önce gelir
  • Bilişsel gerileme varsa iletişim becerisi ve sabır öne çıkar
  • Gece ihtiyacı yoğunsa çalışma modelinin uygunluğu belirleyici olur
  • Tıbbi işlem gerekiyorsa bakım planının iki ayaklı kurulması şarttır

Öğretilebilir olan ile öğretilemez olanı ayırmak da işi kolaylaştırır. Ev düzenine ilişkin alışkanlıklar ve rutinler kısa sürede öğrenilir. Sabır, dikkat ve düzenli bildirim alışkanlığı ise sonradan kazandırılması zor niteliklerdir. Karar verirken ikinci gruba ağırlık vermek uzun vadede daha az sorun üretir.

Seçim öncesi son kontrol

Aday belirlendikten sonra imzadan önce dört başlığın netleşmiş olması gerekir: günlük görev listesi ve bu listenin dışında kalan işler, çalışma saatleri ile dinlenme ve izin düzeni, durum değişimlerinin kime bildirileceği, sigorta bildiriminin işveren tarafından yapılacağı. Bu dört başlık konuşulduğunda taraflar aynı beklentiyi paylaşır ve bakım ilişkisi tahmin üzerine değil tanımlı bir çerçeve üzerine kurulmuş olur.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.