Çarşı için Ro-Ro taktiği

Çarşı için Ro-Ro taktiği
Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin yeni Yabancılar Çarşı'sını yıkımdan kurtarmak için 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 6. Maddesi'ne dayanarak, 'Ro-Ro' seferlerini başlatacağı öne sürülürken, Mimarlar Odası Samsun Şube Başkanı Selami Özçelik, bu durumun sonuca e

Yabancılar Çarşısı'yla ilgili mahkeme tutanakları yalnızca Denge'de

Türkiye Mimar ve Mühendis Odaları Birliği (TMMOB) Genel Merkezi'nin yeni Yabancılar Çarşısı'yla ilgili Samsun Büyükşehir Belediyesi'ne karşı açtığı davadan yürütmeyi durdurma kararı çıktı. Samsun 1. İdare Mahkemesi yeni yapılan Yabancılar Çarşısı'nın Kıyı Kenar Çizgisi Kanunu'na aykırı olduğuna karar verdi. Kararın ardından, binlerce esnaf Mimarlar Odası'nı ekmekli eylemlerle kınadı.

BELEDİYE MECLİSİ MEVZUATA AYKIRI DAVRANDI

Mahkemenin, Yabancılar Çarşısı ile ilgili verdiği yürütmeyi durdurma kararının açıklandığı dava dosyasında Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin verdiği savunmada kıyı kenar çizgisi ile ilgili bazı ifadeler ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 6. Maddesi dikkat çekti. Tutanakta, yapım aşamasındaki çarşının kıyı mevzuatına açıkça aykırı olduğu, kıyı ve dolgu alanlarında yapılacak yapıların kanunda sayıldığı, ruhsat işlemine konu olan yapı gibi beton temelleri olan bir yapının yapılmasının imkansız olduğu, plan değişikliğinin üst ölçekli planla aykırılık taşıdığı belirtilirken, Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi'nin mevzuata aykırı fiili durumu düzeltmek yerine yeni bir uygulama ile bu aykırılığı sürdürdüğü, plan değişikliği yapılırken gerekli çalışmaları yapmadığı ve kamu yararı gözetmediği ifade edildi

BÜYÜKŞEHİR: 'VALİLİK BİNASI DA YIKILMALIDIR'

Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin mahkemeye sunduğu savunma özetinde ise, Samsun Valilik Binası ile ilgili örnekleme dikkat çekti. Belediyenin savunma özetinde şu sözler yer aldı: "Dava dilekçesi dikkate alınacak olursa, Valilik Binası'nın da kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığından yıkılması gerektiği, söz konusu plan değişikliğinin 1/50.000 ölçekli çevre düzeni planında belediye hizmet alanı kullanımının yer almasından dolayı üst ölçekli kararlara uyumsuz olduğundan söz edilemeyeceği, dava konusu alanın büyük kentsel yeşil alanlar kullanımında bulunduğu, karakol, taksi durağı, belediye hizmet alanı, sağlık üniteleri gibi kullanımların çevre düzeni planı içerisinde gösterilmesinin ölçeğin büyüklüğünden dolayı olası olmadığı, planlamadaki amacın zaten fiilen ticaret alanı olarak kullanılan bölgenin belediye hizmet alanı olarak ayrılıp, bir disiplin altına alınmasına yönelik olduğu park kullanım alanının azaltılmadığı....., yapılan alanın gerek pazar alanında ticaret yapan küçük esnaf ya da çalışanlar ile gerekse de bu bölgede alışveriş yapan kent halkı için yarattığı ekonomik faydaların göz ardı edilmesinin doğru olmadığı, tesis edilen işlemlerde imar mevzuatına ve planlama ilkelerine aykırılık bulunmadığı davanın ve yürütmenin durdurulması işleminin reddi gerektiği yönündedir."

UYULMASI GEREKEN KANUNLAR VAR

Belediyenin savunma özetinin ardından mahkemenin, kararı bağlama aşamasında belediyelerin asli görevleri hatırlatılarak, "İmar planlarının uygulanmasında gerek kentlerin, gerekse yerleşime yeni açılan bölgelerin düzenli sağlıklı, insanca yaşama çevresi olarak yapılaşmasını sağlamak ise belediyelerin asli görevleridir. Bu görevi yerine getirmek için belediyeler uymaları zorunlu olan yasal düzenlemeleri, yararlanmak ve kullanmak durumunda oldukları mali, teknik ve hukuki araçları bilmek, bunları zamanında ve yerinde tatbik etmek zorundadırlar" ifadelerine yer verildi.

SAHİLDE NE YAPILACAĞI BİLİNMİYOR

Mahkeme ayrıca Mimarlar Odası Samsun Şubesi ile İnşaat Mühendisleri Odası Samsun Şubesi tarafından 2005 yılında benzer bir konu ile ilgili açılan davadaki, bilirkişi raporundan da alıntı yaparak, Yabancılar Çarşısı'yla ilgili şu bilgilere yer verdi: "....bölgede plan değişikliği yapılmasını zorunlu kılan bilimsel, nesnel, teknik, kamu yararını tesis eden yeterli gerekçelerin bulunmaması, yükseklik, büyüklük ve hacim bakımından nasıl bir yapı yapılacağının belirtilmemesi, kullanım ve yapı koşullarının belirsiz bırakılmış olması diğer yandan Kıyı Kanunu ve Yönetmeliği açısından bölgenin kamusal kullanımlarla donatılması gerekirken belediye hizmet alanı tanımının Yabancılar Pazarı'nın organize edilmesi gerekçesiyle örtüşmemesi ve de alanın Samsun kentinde başlatılan Doğupark, Batıpark, Kültür Parkı gibi büyük park projesinin bir ayağı olarak değerlendirilmesinin kamusal yarar ve çevre düzeni planına uygun olacağı dikkate alındığında alanın belediye hizmet alanı olarak belirlenmesine yönelik dava konusu işlemlerde hukuka uyarlılık bulunmadığı..."

YAPILAŞMANIN KOŞULLARI BELİRTİLMEMİŞ

Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin pazaryeri kullanımı adı altında çarşı inşa etmesinin de hukuksal bir yanının olmadığının belirtildiği mahkeme tutanağında, "Belediye hizmet alanı tanımı çok genel bir tanımlama olup plan kararı ile belediye hizmet alanı olarak belirlenen alan içerisinde hangi kullanımın yer alacağı ve hangi belediye hizmetlerinin verileceğinin açık olarak belirlenmesi gerektiği, dava konusu plan değişikliklerinde belediye hizmet alanı olarak belirlenen kullanımlar için bu belirlemenin yapılmadığı, uygulama imar planı değişikliğinde belediye hizmet alanı olarak belirlenen kullanımlar için yapılaşma koşulları belirtilmemiş olup bu durumun imar mevzuatına ve planlama ilkelerine aykırı olduğu..." cümlelerine yer verildi.

TURİZM AMAÇLI GEMİ YANAŞIRSA İZİN VAR

3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 6. maddesinde kıyıda uygulama imar planı ile ilgili maddelerin de hatırlatıldığı karar metninde, Yabancılar Çarşısı tarzındaki yapıların ne koşullarda inşa edilebileceğiyle ilgili önemli bilgiler verildi. Karar tutanağında, şu bilgiler yer alırken, Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin geçtiğimiz aylarda RoRo seferlerini başlatmak için kolları sıvadığı ile ilgili bilgilerin açıklanması dikkat çekti: "3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 6. maddesi c bendinde, Organize turlar ile seyahat eden kişilerin taşındığı yolcu gemilerinin bağlandığı, günün teknolojisine uygun yolcu gemisine hizmet vermek amacıyla liman hizmetlerinin (elektrik, jeneratör, su, telefon ve benzeri teknik bağlantı noktaları ve hatların) sağlandığı, yolcularla ilgili gümrüklü alan hizmetlerinin görüldüğü, ülke tanıtımı ve imajını üst seviyeye çıkaracak turizm amaçlı (yeme-içme tesisleri, alışveriş merkezleri, haberleşme ve ulaştırmaya yönelik üniteler, danışma, enformasyon ve banka hizmetleri, konaklama üniteleri) fonksiyonlarına sahip, kruvaziyer gemilerinin yanaşmasına ve yolcuları indirmeye müsait deniz yapıları ve yan tesislerin yer aldığı kruvaziyer ve yat limanları yapılabileceği, 7. maddesinde, 'Kamu yararının gerektirdiği hallerde uygulama imar planı kararı ile deniz göl ve akarsularda ekolojik özellikler dikkate alınarak doldurma ve kurutma suretiyle arazi elde edilebilir"

TELAFİSİ GÜÇ ZARARLAR DOĞABİLİR

Mahkemenin yürütmeyi durdurma kararının sonunda, yapı ruhsatının dayanağı nazım imar planı ve uygulama imar planının hukuka aykırılığının ortaya konulmasıyla ilgili de açıklama yapılırken, "Mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda ruhsat verilen alanın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığının tespit edildiği hususları dikkate alındığında 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 6. ve 7. maddesinde belirtilen yapılar arasında sayılmayan çarşı inşaatı için verilen yapı ruhsatında da hukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle açıkça hukuka aykırı olan bu yapı ve uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğuracaktır. Dava konusu taşınmaza ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gibi uygulanması halinde davacı açısından giderilmesi güç zararlara neden olacağından 2577 sayılı Yasa'nın 27/2. maddesi uyarınca teminat aranmaksızın yürütmenin durdurulmasına işbu kararın tebliğinden itibaren..." ifadelerine yer verildi.

ÖZÇELİK: 'ÖRNEK KUŞADASI'

Samsun Mimarlar Odası Başkanı Selami Özçelik ise, yasada bahsi geçen durumu şöyle özetledi: "Yasada turizm amaçlı kullanılan limanların yanına böylesi komplekslerin yapılabileceğinden bahsediliyor. Bu duruma örnek yerler ise, Kuşadası gibi turistlerin yoğun olduğu yerlerdir. Ro-Ro seferlerinin başlatılacağının açıklanmasının mahkemenin vereceği kararı etkileyeceğini sanmıyorum. Önce turistik limana sahip olunmalı ardından tesisler yapılmalı. Kanunda bu bilgiler yer alıyor"

Miraç Öztürk