"Yüzde 10 Barajından Kurtulmak Gerekir"

"Yüzde 10 Barajından Kurtulmak Gerekir"
Gazeteci-yazar Altan Öymen, "Düşüp çıkmalar hem partiye hem de Türkiye'nin politik ayarlarına zarar veriyor. Bu yüzde 10 barajından kurtulmak gerekir.''dedi.

Düşünce ve Atılım Topluluğu tarafından, “En Büyük Değer İnsan” sloganıyla, Gazeteci Yazar Altan Öymen'in konuşmacı olarak davet edildiği, “Demokrasinin Neresindeyiz?” adlı konferans düzenlendi. Altan Öymen, konferans öncesinde Rektör Prof. Dr. Hüseyin Akan'ı makamında ziyaret etti. OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen konferansa; Atakum Belediye Başkanı Metin Burma, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Açılış konuşmasını yapan Düşünce ve Atılım Topluluğu Kurul Üyesi Ragıp Sührap Şahin, “Topluluk olarak, demokrasimizin geçirdiği evrelere yakından tanıklık etmiş olan çok önemli bir konuğu, Altan Öymen'i ağırlamanın kıvancını yaşıyoruz. Evrensel bir değer olan demokrasi, çoğunluğun istediğini yapmak değil, bir tek kişinin bile hakkını koruyabilmektir.” dedi. Gazeteci Yazar Altan Öymen yaptığı konuşmada, “Aranızda bulunmaktan mutluyum. Samsun en güzel şehirlerimizden biri. Bugün daha iyi fark ettim ki üniversiteniz Türkiye'nin en iyi üniversiteleri arasında. Konferansın başlığı güzel bir soru, çünkü demokrasi birden bire ulaşılacak bir hedef değil. Aslında hiçbir zaman tamamen eksiği olmaksızın ulaşılabilecek bir hedef değil. Çünkü hem demokrasinin kuralları gelişiyor, demokratikleşiyor, hem de zaman içinde mevcut olan kazanımların bir kısmı da ileri gidiyor. O yüzden bu soruyu sık sık sormamız gerekiyor. Demokrasi belki en iyi rejim değildir, fakat bundan daha iyisi bulunamamıştır. Onun için demokrasinin tamamının mükemmeliyetinin var olduğu bir hedefe mümkün olduğu kadar yaklaşmak gerekir. Biz demokrasinin neresindeyiz? Bunun için geçmişe bakıp bugünkü olayları da hesaba katmamız gerekiyor. Bizim demokrasiye geçişimizin uzun bir tarihi var. Bir anayasanın var olduğu ilk tarih 1876 yılıdır. Abdülhamit zamanında, Kanun-i Esasi ile başlayan bu süreç çok kısa sürmüştür. Bu uygulama 31 yıl sonra sona ermiştir. Osmanlı Devleti 1908'de meşrutiyet ilan edilene kadar mutlak bir padişah idaresi altında kalmıştır. Bütün özellikleriyle yani sansürüyle, sürgünüyle, cezaları ve bahşişleriyle mutlak bir yönetimin altında kalmıştır. Bahşişleriyle derken; bu mutlak idarenin özelliklerinden biridir. Metot olarak mutlak idarelerde iki unsur öne çıkar. Bir yandan sopa bir yandan havuç göstereceksin denir. Sopa ceza, başkalarına ibret için, havuçsa sana tabi olmaları içindir. Bu 31 yıllık dönem demokrasinin çok uzağında kalan bir dönemdir.” şeklinde konuştu. “Türkiye'nin anayasalar tecrübesi vardır.” diyen Öymen, “Ülkemizde ortalama olarak her 4 senede bir seçim yapıldı. Anayasamız 1961 ve 1980 yıllarında olmak üzere iki defa değişti. Daha sonra üzerlerinde değişimler oldu. Bu anayasalarının getirileri olduğu gibi götürüleri de var. 1924 anayasası lisan olarak iyi bir anayasaydı fakat demokrasinin, insan hak ve hürriyetlerinin güvencesi yoktu. Yani güvencesi olmayan bir anayasaydı.” dedi. Konferans, öğrencilerden gelen soruların cevaplanmasını ardından, Atakum Belediye Başkanı Metin Burma'nın, Gazeteci Yazar Altan Öymen'e plaket takdim etmesiyle sona erdi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.