Yoksulluğu yaşayan bilir !

Yoksulluğu yaşayan bilir !
Deniz Feneri Derneği Karadeniz Bölge Temsilcisi Yusuf Baykal, her konuda olduğu gibi yoksulluğunda en iyi yaşayanlar tarafından bilineceği gerçeğinin unutulmaması gerektiğini vurguladı. Dernek çatısı altında yürüttükleri çalışmalar ve toplumdaki "yardım"

Deniz Feneri'nden Samsun halkına ince mesaj!

Samsun'da açtığı Karadeniz Bölge Temsilciliği ile kısa zamanda binlerce muhtaç aileye yardım elini uzatan Deniz Feneri, hayat mücadelesini kendi imkanları ile yürütemeyen ihtiyaç sahiplerine yardım elini uzatmaya devam ediyor. Ramazana mahsus “Şehir ve Ramazan” adında bir televizyon programıyla 1996'da temelleri atılan ve sonrasında kısa sürede gönüllüler ordusuyla Türkiye'de ve Dünyada adından sıkça söz ettiren Deniz Feneri Derneği, Samsun'da açtığı Karadeniz Bölge Temsilciliği ile kısa sürede bölge halkının gönlünü fethetmeyi başardı. Bölgede yaklaşık bir yıldır yapılanmasına rağmen kısa zamanda Samsun, Ordu, Amasya, Artvin, Giresun, Gümüşhane, Trabzon, Rize, Sinop'ta 33 bin 554 muhtaç aileye ulaştı. Dernek 2007 yılı içerisinde yaptığı milyon YTL'lik yardımlarla bölgedeki ihtiyaç sahibi ailelere kucak açtı. Deniz Feneri Karadeniz Bölge Temsilciliği Samsun merkez ve Alaçam, Asarcık, Ayvacık, Bafra, Çarşamba, Havza, Kavak, Ladik, Salıpazarı, Tekkeköy, Terme, Vezirköprü, Yakakent ilçelerinde gıda, giyim, temizlik, eşya, eğitim ve nakit olmak üzere binlerce aileye milyonlarca tutar ayni ve nakdi yardımlar gerçekleştirdi.

TARIMDAKİ ÇÖZÜLME SIKINTILARI BERABERİNDE GETİRDİ.
Derneğin faaliyetleri ve bölgedeki yapılanması ile ilgili gazetemize açıklamlarda bulunan Deniz Feneri Derneği Karadeniz Bölge Temsilcisi Yusuf Baykal, Türkiye'nin artık tarım toplumu olmaktan çıktığını ve endüstri toplumu olma yolunda önemli adımlar attığını belirtti. Baykal konuya ilişkin şu ifadelere yer verdi: “Endüstri toplumu olma yoluna giren her ülke ve o ülkenin her şehri yoksul insanların sayısının artması yönündü sıkıntılar yaşamaktadır. Çünkü tarımla geçimini sağlayan ve bu nedenle şehirlere göç eden insanlar vasıfsız oldukları için çoğu zaman bir bocalama dönemi yaşıyorlar” dedi. Samsun'un bu anlamda sıkıntılar yaşayan şehirlerin başında geldiğini ifade eden Baykal, “Samsun'da bizden yardım talep eden aslında sağlıklı da görünen insanların büyük bir çoğunluğu bu durumda. Köyden gelmiş şehirde yaşıyor, fakat düzenini oturtamamış sıkıntı çekiyor. Kendisini geçindirebilecek iş bulamıyor. Köyüne dönmek istese onu da yapamıyor."

YARDIM, ZAMANINDA YAPILMALI
Karadeniz bölgesinde yapılanmalarının sebebini ihtiyaç sahiplerine daha hızlı bir şekilde ulaşmak olarak açıklayan Baykal, “Karadeniz bölgesine gelişimizin yegane sebebi derneğimizin yardım isteyen ailelere merkezden ulaşma imkanı kalmadığındandır. Bu yüzden bölgesel olarak buraya temsilcilik açma gereğini hissettik. Bu faaliyetleri yürütebileceğimiz en iyi yerin de Samsun olduğunu düşündük. Çünkü burası Karadeniz'in kalbi. Nasıl ki geciken adalet, adalet değilse bizim içinde geciken yardım ihtiyaç sahibi için yardım olmaktan çıkıyor. Bu anlamda kendisine yardım edilmesini bekleyen vatandaşımıza en kısa sürede yardım elimizi uzatmak için buradayız. Şuanda bile ihtiyaçlara yetişmekte zorlanıyoruz” diyerek ihtiyaç sahiplerinden ve bölgeden gelen taleplerin bölgedeki oluşumda etken rol oynadığını söyledi. Karadeniz'e geldiklerinde ellerinde ihtiyaç sahibi aileler adına düzenlenmiş binlerce dosya olduğunu belirten Baykal, zaman ilerledikçe dosya sayılarının arttığına dikkat çekti.

YOKSULLUĞU YAŞAYAN BİLİR
Bu zamana kadar yardımda bulunmak ve ihtiyaç sahiplerini yerinde tespit etmek üzere birçok şehir dolaştıklarını söyleyen Baykal, televizyonlarda anlatılmaya çalışılan yoksullukla gözle görülen ve hissedilen yoksulluğun çok farklı olduğunu dile getirdi. Çaresiz ve kimsesiz bir insanı yakından görmenin ve onun dramına şahit olmanın insanı çok derinden etkilediğini aktaran Baykal, “Öyle hayatlar var ki, hayatın içinde kaybolmuş öyle insanlarla karşılaşıyorsunuz ki anlatamam. Gittiğimiz yerlerde bazen donmuş gözlerle karşılaşıyoruz. Bakıyorsunuz hiçbir hayat ışıltısı yok, adeta yaşayan bir ölü. Böyle niceleri karşımıza çıktı. O yüzden hep düşünürüm yaptığımız iş gerçekten çok ağır ama bir o kadar da insana değer katıyor. Ben işimi çok seviyorum. Çünkü gönülden yapıyorum” şeklinde konuştu.


FAKİRLİKTE KISTAS NEDİR?
Zaman zaman Türkiye gündemini meşgul eden yoksulluk ve açlık sınırı ile ilgili tartışmaları dernek olarak kendi bünyelerinde değerlendirdiklerini ifade eden Baykal, Deniz Feneri Derneği'nin yoksulluk kavramını şöyle açıkladı: "Gıda, giyim, barınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılayamayan insan yoksul insandır. Yardım taleplerinde öncelikli olarak dikkat ettiğimiz husus budur. Yaptığımız yardımlarda ihtiyaç sahibinin değişkenlik arz eden durumuna göre, konumuna göre sınırlamalar koyarız. Mesela yoksulluk vaziyetinden kurtulan ihtiyaç sahibine yardımı durdururuz. Tam tersine yoksulluk derecesi artan vatandaşa da daha fazla yardım etme gereği duyarız. Diyelim ki babası vefat etmiş bir genç askere gidecek geride kalan ailesine bakacak kimsesi yok. Biz o gencin ailesine askerden dönünceye ve ailesine bakabilecek konuma gelinceye kadar bakarız. Askere giderken harçlığını dahi biz koyarız cebine. Bu anlamda sistemli bir şekilde kayıtlara işlenen dosyalarımız her zaman takip edilir ve son durumu gözden geçirilir.

Erhan Koçak