Yeniden Kalkavana sert yanıt
Yeni,'' Hiç kimse altında kalacağı laflar etmesin. Başbakanımızı yalancılıkla suçlamak İhsan Kalkavan'ın veya bir başkasının hakkı da değildir haddi de değildir. Dedi.
BU MİLLET, KİR KABUL ETMEZ BİR UMMAN
Yeni, Bizim başbakanımız, ak kadrolarımız siyaseti yalan üzerine inşa etmedi. Biz siyasetin tek limanını ahlak olarak gördük. Biz bunu kalbimizden, gönlümüzden söyledik ve samimiyetle, kararlılıkla da bu anlayışın arkasında durduk. Ahlaktan uzak bir siyaset millete hizmet üretemeyeceği gibi içten içe de kendini çürütür. Milletin gönlünde yer edinemez. 10 yıldır Ak Parti, dürüstlüğü, icraatları ve samimiyeti ile iktidarı almıştır. Asırlarca ahlak ve maneviyatın önderliğini yapmış bu millet doğruluğu ilke edindiğimiz, kendilerini hiçbir zaman yanıltmadığımız için üç dönemdir verdiği oyu artırarak bizi iktidara taşımıştır. Sayın Kalkavan kendisini de vekili olarak seçen bu millete güvenmelidir. Bu milletin, kir kabul etmez bir umman olduğunu bilmelidir. Türk milleti yalancıya prim vermez nitekim bu gün de vermemektedir, hak edeni iktidara taşırken hak etmeyeni muhalefete mahkûm etmektedir. diye konuştu.
HADDİN DEĞİL
Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ı uzun süredir tanıdığını ifade eden Yeni, Milletvekilliğim öncesi ve sonrası ile Sayın Başbakanımızı uzun süredir tanırım. Kendisi asla yalan söylemeyecek şekilde eğitim almış, her icraatına dürüstlük mührünü basmış, bu milletin yetiştirdiği nadide siyasetçilerden biridir. Siyasi yaşamının hiçbir evresinde yalan söylememiştir, söylediği sözü üç beş dakika sonra inkâr etmemiştir, kesin bilgi ve belgeye dayanmadan asla konuşmamış, kimseye iftira etmemiştir. Bu bakımdan Sayın Başbakanımızı yalancılıkla suçlamak İhsan Kalkavan'ın veya bir başkasının hakkı da değildir haddi de değildir.
HİÇ KİMSE DUYMAK İSTEMEYEN BİRİ KADAR SAĞIR OLAMAZ
Samsun milletvekili ve KİT Komisyonu başkanvekili Ahmet Yeni, İhsan Kalkavan'ın açıklamalarına yer veren köşe yazarını da sert bir dille eleştirerek, Köşe yazarımız her ne kadar köşesinde W.Shakspeare ait 'Hiç kimse duymak istemeyen biri kadar sağır olamaz.' sözüne yer vermiş de olsa Türkiye'nin geldiği noktaya bir bakmasını istiyorum. Bıraksın on yılı sadece Eylül ayına baksın. Türkiye'nin ihracatı bu yılın Eylül ayında, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21 artarak 13 milyar 13 milyon dolara ulaştı. İthalat ise aynı dönemde yüzde 6,4 azalarak 19 milyar 838 milyon dolar olarak gerçekleşti. Türkiye'nin dış ticaret açığı Eylül ayında, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 34,7 oranında azalarak 10 milyar 453 milyon dolardan 6 milyar 825 milyon dolara geriledi. İMF'ye borcumuz Nisan ayında bitiyor. 5 milyar dolar borç veriyoruz. Uluslar arası kredi kuruluşları Türkiye'nin kredi notunu yükseltiyor. Samsun'a duble yollar, modern hastaneler, hava ulaşımı, ilçelerimize kadar doğalgaz, organize sanayi bölgeleri, spor salonları, stadyumlar, turizm alanları
kazandırılıyor. Tüm bu gerçekler ortada iken bunları yok saymak hangi vicdana sığar. Hele hele de sözde yalanın eleştirildiği bir köşe yazısında borçlanmanın arttığını, ihracatın azaldığını, ekonominin can çekiştiğini söylemesi çok manidar. Ben değerlendirmeyi milletime bırakıyorum. dedi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.