UZAKTAN İZLEMEYİZ
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, kurmay subay adaylarına hitaben yaptığı konuşmada, bölgede yaşanan olayların sıcak çatışmalara sebep olması durumunda kaos doğmasının yüksek ihtimal olduğunu belirterek, Bu şartlarda gelişmeleri uzaktan izleme lüksümüz yok dedi Cumhurbaşkanı Gül, dün İstanbul'da Harp Akademileri Komutanlığı'nda kurmay adayı subaylara bir konferans verdi.Gül'ü, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ve Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Arslan Güner de dinledi. Gül'ün konferansı 1 saat sürdü. Sadece Anadolu Ajansı ve TRT'nin alındığı konferansın ardından 45 dakika süren soru-cevap bölümü basına kapalı yapıldı. Gül, konferasında özetle şunları söyledi:
KORKU DUVARLARI YIKILDI: Küreselleşme gerçekten tarihin akışını hızlandırdı, toplumların siyasi, ekonomik, sosyolojik ve kültürel kimyalarını değiştirdi. Hiçbir rejimin halkını demir perdelerin arkasından yönetme lüksü kalmamıştır. Bu nedenle, Orta Doğu'daki hareketlerin ardında illa bir ideolojik saik ve yabancı parmağı aramak biraz zorlama bir tahlil olacaktır.
Stratejik denklemdeki değişim bakımından son dönemde yaşanan en önemli gelişme, şüphesiz Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da cereyan eden halk hareketleridir. Bölgede yaşanan bu dönüşümün önümüzdeki on yıllara damga vuracağı aşikardır.Avrupa'daki 1848 ve 1989 devrimlerine eşdeğer olan Arap Baharı ile esasen bölgede gecikmiş, ancak çok kuvvetli ve geri döndürülemeyecek bir süreç başladı. Kapsamı ve muhtemel etkileri dikkate alındığında, modern tarihin üçüncü demokrasi dalgası olarak addedilebilecek tarihi bir dönüşüm yaşanıyor. Bu başta İslam dünyası olmak üzere, dünyanın çeşitli yerlerinde hak ve adalet özlemi çeken pek çok halk için bir ilham kaynağı olacak ve önümüzdeki yıllarda dünyayı dönüştürmeye devam edecek.
Artık korku duvarları tamamen yıkılmıştır. Bu halk hareketleri, İslam'ın demokrasiyle uyumlu olmadığını iddia eden 'siyasi oryantalistleri' de, 'biz başka bir kültüre aitiz' kisvesi altında halklarını insan haklarından, demokrasiden ve cinsiyet eşitliğinden mahrum bırakan 'kültürel rölativistleri' de hayal kırıklığına uğratmıştır.
SEYİRCİ KALMAYIZ: Suriye'de akan kan devam ediyor, Irak'ta mezhepsel temelde siyasi istikrarsızlık yaşanıyor, İran'ın nükleer programı çerçevesinde odaklanan gerilimin sıcak bir çatışmaya dönüşme ihtimali var. Yakın komşularımızda cereyan eden bu istikrarsızlık ortamı, bölgesel ve küresel güç mücadelesinin provasının yapıldığı yeni bir soğuk savaş sahnesine dönüştürülmek istenmektedir. Bölgedeki gerilimin sıcak çatışmalara veya iç savaşa sebep olması durumunda, yeni bir belirsizlik ve kaos ortamının doğması yüksek bir ihtimaldir. Bu şartlar altında, Türkiye'nin gelişmeleri uzaktan izleme lüksü de yoktur. Bir yandan her türlü olumsuz senaryoya karşı hazırlanırken, diğer yandan böylesine bir felaketin önüne geçmek için diplomasinin tüm imkanlarından azami ölçüde yararlanmak mecburiyetindeyiz. Dolayısıyla, Türkiye için diplomatik aktivizm ve askeri hazırlık bir seçenek değil, zorunluluktur. Yakın bölgemizde cereyan eden bu tehdit ve risklerin güvenlik stratejilerimiz bakımından yeni yansımaları olması da kaçınılmazdır. Bu nedenle, gelişmeleri sınırlarımızın ilerisinde yönlendirebilecek strateji ve yeteneklere sahip olmak mecburiyetindeyiz.
Bizim bölgeye ilgimiz istikrar ve güvenliği kalıcı kılma amacının yanı sıra Mehmetçiklerimizin kanıyla tescil edilmiş bir kardeşlik ve akrabalık müktesebatının bir icabıdır. Bu nedenle de nihai tahlilde politikalarımız her zaman halklarımızın kadim kardeşliği ve ortak hissiyatı çerçevesinde şekillenmiştir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.