Uyu muhalefet uyu...

Uyu muhalefet uyu...
Samsun Limanı özelleşti. Ne muhalefet milletvekilleri, ne il başkanları ne de sivil toplum kuruluşları özelleştirmeye "ses" çıkardı

Samsun Limanı özelleşti. Ne muhalefet milletvekilleri, ne il başkanları ne de sivil toplum kuruluşları özelleştirmeye "ses" çıkardı. Samsun Limanı için en sert eleştiri, 'deniz'i olmayan bir ilin milletvekilinden geldi. DSP Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi, "Ulusal Kurtuluş Savaşı'nda Türk Milleti'nin bileğini bükemeyenler, parayla Karadeniz'deki en önemli limanımıza sahip oldular" dedi.
Samsun Limanı geçtiğimiz hafta içersinde gerçekleştirilen devir teslim töreni ile resmen Samsunport'un oldu. Limanın özelleştirme sürecinde ise Samsun'daki muhalefet temsilcilerinin yaşananlara sessiz kalması dikkat çekti. Gerek limanın özelleştirilmesinin gündeme alındığı gerekse de devir teslim töreninin yapıldığı zaman Samsun'daki muhalefet milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının herhangi bir açıklamada bulunmaması vatandaşlar tarafından da tepkiyle karşılandı.
LİMAN DSP'NİN GÜNDEMİNDE
Ancak limanın özelleştirilmesini gündemine sadece Demokratik Sol Parti'nin alması dikkat çekti. Öyle ki, hem DSP Genel Başkanı Doktor Masum Türker konuyu Samsun İl Kongresi'nde dile getirdi ve gündemde tutmaya devam edeceğini söyledi hem de DSP Manisa Milletvekili ve aynı zamanda da DSP Genel Sekreteri Hasan Erçelebi limanın özelleştirilmesiyle ilgili sert açıklamalar yaptı.
ERÇELEBİ SERT KONUŞTU
Erçelebi, ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, Samsun Limanı'nın arkasından dolanmıştır” dedi. Erçelebi, TCDD limanlarının özelleştirilmesi kapsamında Samsun Limanı'nın işletme hakkının AKP Hükümeti eliyle, 36 yıllığına 125.2 milyon dolara yabancılara verildiğini kaydederek, Samsun Limanı'nın hem altyapı hem ulaşım olanakları hem de yük potansiyeli açısından, Türkiye'nin Karadeniz'deki en büyük limanı olduğunu hatırlattı.
PETROL ARAYANLARIN ÜSSÜ OLACAK
Rusya ile Ukrayna ile yapılan yaş meyve sebze ticaretinde önemli rol oynayan limanın, yatırımların yapılması durumunda yıllık gelirini rahatlıkla 3-4 katına çıkarabilecek nitelikte olduğunu ifade eden Erçelebi şöyle devam etti: "Potansiyeli düşünüldüğünde, komik denebilecek bir bedelle devredilen Samsun Limanı'nın işletmesinin yabancılara verilmesiyle birlikte, Amerikalı Exxon Mobile şirketi de Karadeniz'de petrol arama çalışmalarının üssü olacaktır."

BAĞIMSIZLIĞIMIZ VE GÜVENLİĞİMİZ TEHLİKEDE
Erçelebi, Samsun'un Atatürk'ün milli mücadeleyi başlattığı şehir olduğunu hatırlatarak, "Bu şehrin, Türk milleti için tarihi ve psikolojik önemi vardır. Ulusal Kurtuluş Savaşı'nda Türk Milleti'nin bileğini bükemeyenlerin, parayla Karadeniz'deki en önemli limanımıza sahip olmalarına izin veren zihniyet, ulusal duruşu olan hiçbir Türk vatandaşı tarafından kabul edilemez. 6 Nisan 2010'da dünyaya gelen bir çocuk 36 yaşına geldiğinde, burası başkalaşmış olacak, bu limanı ABD'ye kiralayanlar da hayatta olmayacaklardır. Ancak bağımsızlık ve güvenlik açısından önemli bir tehlike, yıllar sonra yaşayacak nesillerimizi tehdit altında tutacaktır." diye konuştu.
LİMANA ABD'DEN İZİN ALMADAN GİREMEYECEĞİZ
"Kiralama, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni de ortadan kaldırmaktadır." diyen Erçelebi, açıklamalarını şöyle tamamladı: "Çünkü Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Türk boğazlarından geçiş rejimini ve boğazlar bölgesinin güvenlik işlerini düzenleyen bir sözleşmedir. 36 yıllığına yabancılara kiralanan liman, yabancıların özerk bölgesi olacaktır. Korkarız ki İskenderun Limanı'nda yaşananlara benzer durumlar ortaya çıkacak, milletvekilleri İskenderun'da olduğu gibi, Samsun Limanı'na da ABD'nin izni olmadan giremeyecektir. Yapılan sözleşmeye uyarınca, 2046 yılına kadar, bölgenin emir komutası ABD'ye ait olacaktır. Anayasa'nın 168. maddesi, tabii servetlerin ve kaynakların, satılamayacağını öngörmektedir. Hükümet bu yüzden kiralama yöntemiyle, fiili satış değil, dolaylı satış yapmış, Anayasa'nın arkasından dolanmıştır."
Miraç ÖZTÜRK