Üniversiteler bilimsel çalışmalar yapmalı

Üniversiteler bilimsel çalışmalar yapmalı
OMÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Akan, ülkenin kalkınması için ticarileştirilebilir teknolojik ürün üretebilecek bilimsel çalışmaların yapılması gerektiğini ifade etti

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Akan, Türk Ocakları Samsun Şubesi'nin düzenlediği ''Üniversite ve Bilim'' konulu konferansta, bilimin ve üniversitelerin tarihsel gelişimiyle ilgili bilgi verdi. Bugün bilim denildiğinde akla tamamen uygulamaları olan teknolojinin geldiğini ifade eden Prof. Dr. Akan, modern çağa damgasını vuran teknolojinin aynı zamanda bu teknolojiye sahip ülkeleri öne çıkardığını söyledi.

TEKNOLOJİK ÜRÜN ÇIKMIYOR
Prof. Dr. Akan, bilgi ve teknolojiyi elinde bulunduran Amerika'nın hem kültürde hem teknolojide hem de askeri güçte 1 numara olduğunu belirtti. Türkiye'de üniversitelerde araştırma adı altında birçok çalışma yapıldığını ancak bunlardan teknolojik ürün çıkmadığını ifade eden Akan, ''Çıksa bile ticarileştirilebilir bir ürün olmuyor. Bu, eğitim sistemimizin bir eleştirisidir. Ülkemizin kalkınması için ticarileştirilebilir teknolojik ürün üretebilecek bilimsel çalışmalar yapmamız gerekiyor'' diye konuştu.

''ÜNİVERSİTELERE TEŞVİK VERİLSİN''
Prof. Dr. Akan, Türkiye'deki üniversitelerde biri araştırmacı diğeri hantal iki yapı olduğunu savundu. Türkiye'deki üniversitelerin bilimsel çalışmalardan çok meslek sahibi yapma ağırlıklı eğitim verdiği kaydeden Akan, istatistiklere göre 70 binlerde olduğu söylenen araştırmacı sayısının da bu rakamın çok altında olduğunu belirtti.

HEYECAN EKSİKLİĞİ VAR
Bilimsel araştırmalar noktasında heyecan eksikliğinden söz edilebileceğini ifade eden Rektör Akan, şunları söyledi; “Türkiye'de çok genç bir nüfus var. Bu genç nüfusa araştırma heyecanı kazandırılması gerekir. Benim önerim, yıllar önce bir ihracat teşviki olmuştu. Şimdi ihracatta başarılıysak bu teşvik sayesindedir. Aynı teşvik üniversitelere de 5-10 yıl süresince verilirse bunun sonucunda ülkemizde çok ciddi bilim adamı birikimi olur.''
Türkiye'nin 2020-2030 arasında çok farklılaşacağını, eğitim alanında önemli adımlar atılmazsa yoksul bir ülke haline gelebileceğini belirten Prof. Dr. Akan, çevredeki ülkelerin yetişmiş eleman beklediğini, Türkiye'nin buralara işçi yerine mühendis, doktor ve öğretmen gönderebileceğini sözlerine ekledi.