Türk'ün 99 hedef destanı-2
(Dünkünün devamı)
51- Lozan'dan sonra Türkiye ile Türk-İslâm Dünyâsı arasına örülen duvar, eritilmelidir.
52- CİA, KGB, MOSSAD ve diğerlerinin tuzaklarına düşülmemelidir. Türk Dünyâsı için müşterek bir istihbarat teşkilâtı kurulmalıdır.
53- Türkiye, Batı ile bütünleşmek gibi çağdışı politikaları terk etmelidir.
54- Çok partili demokratik rejim kurulmalıdır. Bu rejimi tehlikeye sokan senaryolar bertaraf edilmelidir.
55- Gençleri tehdit eden uyuşturucu alışkanlığı, alkol, kumar, isrâf, fuhuş, cinsî sapıklık ve her türlü kötü alışkanlıklarla mücâdele edilmelidir. Türk Milletini ayakta tutan sağlam aile yapısını dejenere eden her kötülük önlenmelidir.
56- Savaş felâketinden korunmak, savaşa hazırlanmakla mümkündür. Türk Dünyâsı en modern silâhları ihtiva edecek şekilde Savunma Sanayi'ini kurmalıdır.
57- Türk Dünyâsı'nı teşkil eden ülkelerin millî ordusu ve Türk Dünyâsı Ortak Gücü, düşmanın yüreğine korku verecek şekilde güçlü olmalıdır.
58- Hıristiyan Batı kültür potasında eriyen bâzı aydınlar, artık millî ve mânevî değerleri hor görmeyi bırakıp, milletle barışmalı ve Batı'nın firma temsilciliğini terk etmelidirler. Japonya'nın başarısı millî kültüründen tâviz vermemesi ve entellektüellerin halk ile bütünleşerek, onlara önderlik etmiş olmasından kaynaklanmaktadır.
59- Çağdaşlaşmak, aslà batılılaşmak ve İslâmiyet'ten kopmak değildir. Aksine millî ve mânevî değerlerine sahip çıkarak asrımızın en ileri teknolojisi, ilim ve metodlarını elde etmektir.
60- Türk Dünyâsı'nın asıl güç kaynağı, millî ve mânevî değerler ile İslâmiyetten kaynaklanan sağlam âile yapısıdır. Türk Dünyâsı'ndaki millî eğitim, gerçek millî olmalıdır.
61- Ekonomik bağımsızlığa sâhip olmayanlar gerçek ölçüde siyâsî bağımsız olamazlar. Sanayi, tarım, hizmet ve her sahada gelişme; en üst seviyeye getirilmelidir.
62- Son birkaç asırda takip edilen tâviz politikası terk edilmelidir. Dînini, dilini ve millî-mânevî değerlerini kaybeden milletler, târihten silinmeye mahkûmdurlar.
63- Avrasya Televizyon Kanalı'nda Türk Dünyâsı'nı teşkil eden bütün topluluklara hitap edecek ortak yapımlar gösterilmelidir. Bu kanal, tamamen millî ve mânevî değerleri güçlendirici ve sağlam Türk Âile yapısını takviye edici mâhiyette olmalıdır. Türk-İslâm kültürü dışındaki programlara asla yer verilmemelidir. Başta ABD olmak üzere süper ve emperyalist güçlerin bu kanal vasıtasıyla Türk Dünyâsı'nı dejenere etmesine aslâ müsaade edilmemelidir.
64- Türk Dünyâsı'nın her birinin millî bayramları ve hepimizin dînî bayramı olan Ramazan ve Kurban Bayramından başka, Türk Dünyâsı'nın müşterek millî bayramı, Sevgili ve Şerefli Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellemin doğum günü olan Mevlîd Kandili olmalıdır. Ve bugün, bütün Türk Dünyâsı'nda millî bayram olarak kutlanmak suretiyle Türk Dünyâsı, O'nun şahsında kenetlenmelidir.
65- Türk Dünyâsı'nda halkın yüzde yüz okur-yazar olması hedef olmalıdır. (Azerbaycan, bu hedefe ulaşmıştır.)
66- Her ülkenin tapu senetleri olan târihî Türk ve İslâm eserlerinin onarımı için müşterek bir fon kurulmalıdır.
67- Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde Türk ve İslâm Dünyâsı'nı temsil eden daimî üye yoktur. (ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve Çin)'e ilâveten ve bunların hâiz olduğu haklara sâhip olarak Türk Dünyâsı'nı Türkiye; Arap Dünyâsı'nı temsilen Mısır ve diğer İslâm Ülkelerini temsilen de Pakistan ve Endonezya, daimî üye statüsüne sâhip olmalıdır.
68- Türk Dünyâsı'nı tercih eden ülkeler arasında hukuk birliğine gidilmelidir.
69- Türk Dünyâsı'nın bütün okullarında Millî Târih ve Millî Coğrafya hariç, diğer bütün derslerde müfredat birliğine gidilmelidir.
70- Genel Türk Târihi, yeniden yazılmalıdır.
71- Türk Dünyâsı Bilimler Akademisi kurulmalıdır.
72- Bağımsız Türk Cumhuriyetlerinin ve henüz bağımsız olmayan diğer Türk topluluklarının devlet başkanı ve liderleri en geç 3 yılda bir zirve toplantısı ile bir araya gelmelidir.
73- Bağımsız Türk Cumhuriyetleri Devlet Başkanları Konseyi kurulmalı ve her yıl en az 1 defa toplanmalıdır.
74- Bağımsız Türk Cumhuriyetleri Devlet Başkanları Konseyinde 1 yıl süre ile ve sıra ile biri başkanlık görevi yapmalıdır.
75- Türk Dünyâsı'ndaki hukukî ihtilâfları hâlletmek üzere Türk Dünyâsı Adâlet Divanı kurulmalıdır.
76- 16. maddede ifâde edilen Türk Dünyâsı Parlamentosu'nu teşkil eden ve seçimle iş başına gelen üyeler, İstanbul'da görev süreleri boyunca devamlı faaliyet hâlinde olmalı ve Türk Dünyâsı'nın meselelerinin hâlli için gayret göstermelidir.
77- Türk Dünyâsı'nın, Türk Birliği'nin merkezi İstanbul olmalıdır.
78- Türk Dünyâsı'nda yaşayanlar, dilediği yerde oturabilmeli, işyeri kurabilmeli ve mülk sâhibi olabilmelidir.
79- Bütün Türk dil ve lehçelerini bir arada ihtiva eden bir lügat hazırlanmalıdır.
80- Türk Dünyâsı kütüphâneleri, dünyânın en zengin ilim hazînelerine sâhiptir. Bu eserler çoğaltılmalı, bugünkü konuşma diline çevrilerek, asırlardır gizli bir hazîne hâlinde saklı duran bu ilim deryâsı eserler, Türk ve İslâm Dünyâsı'na ve bütün dünyânın istifadesine açılmalıdır. 81- Türk Dünyâsı'ndaki bütün târihî eserler ile müzelerinde bulunan varlıkların dökümü yapılmalı ve kataloglar hâlinde Türkçe, Arapça, İngilizce ve uygun görülen dillerde dünyâ ilim adamlarının gözleri önüne serilmelidir.
82- Bütün bu çalışmalarda Rızâ-i İlâhî, ihlâs, iyi niyet, hoşgörü, karşılıklı anlayış ve karşılıklı fedakârlık esas olmalıdır.
83- Türk Dünyâsı Stratejik Araştırmalar ve Fütüroloji Enstitüsü kurularak, Türk Dünyâsı'nın geleceği ile ilgili yöneticilere yön verilmelidir.
84- Türk Dünyâsı'nda etnik, mezhep ve her çeşit bölücü faaliyetlerin kaynakları kurutulmalıdır. İslâmiyet'in birleştirici vasfından âzamî ölçüde istifade edilmelidir.
85- Türk Dünyâsı'ndaki folklor, örf ve âdet vs. çeşitlilik, bir kültür zenginliği olarak kabul edilerek, her topluluğa âzamî hürriyet sağlanmalıdır.
86- Her topluluk kendi içişlerinde tam bağımsız; örf ve âdetlerinde tam bir hürriyete sahip olup İslâm ve Türk Şuuru etrafında kenetlenmelildir.
87- Türk Dünyâsı Birliği için şu 5 ana faktör şarttır:
88- Emperyalist güçler ve bunların Türk Dünyâsı'ndaki ideolojik kültür veya menfaat temsilcileri, Hıristiyan Batı ve Siyonizm'in yan kuruluşları durumundaki kurum ve teşkilâtlar, öyle bir düzen kurmuşlardır ki; Türk Dünyâsı'nın muhtelif unsurları birbirinin dertlerini ve sevinçlerini paylaşmak şöyle dursun, birbirini tanımıyorlar bile!.. Kaldı ki, paylaşılan sevinçler artar, paylaşılan sıkıntılar ise azalır.
90- Türk Dünyâsı birbirini gayet yakın ve ileri ölçüde tanımalı ve kaynaşmalıdır.
91- Türkiye'nin ABD ve AT'ın kendisine verdiği taşeronluk görevi ile Türkiye dışındaki Türkler'e Batı kültürünü ihraç etmesi, Türk Dünyâsı'nın dejenere olmasına sebep olur. Bu ise, Türk Dünyâsı'na ihânettir. Türk Dünyâsı aslına yâni kendi öz kültürüne dönerek, millî ve mânevî değerleri; kültürünün temeli ve itici gücü yapmalıdır.
92- Türk Dünyâsı' nın yeniden yapılanması gerekleştirilirken, Osmanlı'yı üç kıt'aya 626 yıl (6,5 asır) hâkim kılan ve ayakta tutan iyi özellikleri ile, O'nu Sevr'e götüren yanlışlıkları iyi tespit edilmek sûretiyle Osmanlı Modelinden âzamî derecede faydalanılmalıdır. Bu hayatî işlem göz önüne alınmaksızın sâdece Batı'yı taklit yoluna girilirse, bu hâl ve tutum Türk Dünyâsı'nın felâket sebebi olur.
93- Zamanımızda maalesef, güçlü olan haklıdır kıstası geçerlidir. Türk Dünyâsı maddî açıdan da çok güçlü olmaya mecbur, hattâ mahkûmdur.
94- Türk Dünyâsı'nı teşkil eden ülkelerin çeşitli müesseseleri, meslek ve sosyal kuruluşları ve her türlü kuruluşlar arasında âzamî işbirliği ve standardizasyona gidilmelidir.
95- Beynelmilel ve gizli, gerçekte Hıristayan Batı ve Siyonizm'e hizmet eden kuruluşların Türk Dünyâsı'nı dejenere etmesi ve yönetici kadrolarına sızması kesin olarak önlenmelidir.
96- Milletlerarası faaliyetlerde bağımsız Türk ülkeleri en geniş ölçüde işbirliği ile tek bir vücut gibi hareket etmelidir.
97- 21. asrın, Türk Dünyâsı'nın asrı olacağı gerçeği tabandan tavana kadar bütün Türkler'in müşterek hedefi ve şu ânın Kızılelması olmalıdır.
98- Bugüne kadar Türk Dünyâsı'nın başına gelen her felâketin ana sebebi bölünmek idi. Bundan sonra birlik ve beraberlik ve Türk Dünyâsı'nın bütünleşmesi ideâli, Türk Dünyâsı'nın ve her Türk'ün gönlünde yer tutan en büyük arzu olmalıdır...
99 HEDEF DESTANI
Ey Türkoğlu, işte sana 99 hedef;
İyi oku, iyi anla; Esmâ'dandır bunlar.
Hepsi birer inci-mercan, hepsi birer sedef;
Elbet zordur, zorluklar adamısın bilirim;
El ele verdiğin gün, sanma ki eğilirim...
Ey Türkoğlu, büyük adam, büyük iş eridir,
Hizmet için, kadın-erkek; hepsi de çeridir,
Sanma ki gelecekte, şu ân bunun yeridir;
Elbet zordur, zorluklar adamısın bilirim;
Duvardaki tuğlasın; kenetlen, yükselirim...
Ey Türkoğlu, o büyükler; senim-benim atamdır,
Bu savrukluk, perîşanlık; senin-benim hatâmdır,
99 Esmâ'-hüsnâ, pusulandır-rotamdır;
Elbet zordur, zorluklar adamısın bilirim;
El ve gönül birliği, mutlaka artar verim...
KAYIKÇI der hedef bu, hedeften bir nokta seç,
Noktaya öyle şartlan, şartlan ki kendinden geç,
Artık dün geçti gitti, bugün başlasın süreç;
Elbet zordur, zorluklar adamısın bilirim;
Sen güçlükler yendikçe, severim-sevilirim...
* - * - * - * - * - * - * - * - * - * - * - * - * - * - * - * - * - * * - * - * - *