Türkiye’de ev sahibi olmak zor

Türkiye’de ev sahibi olmak zor
Konut faizlerinin uzun vadede yüzde 1'in altına indiği bir dönemde Türkiye nüfusunun yalnızca yüzde 20'sinin ev alacak durumda olduğu belirtildi

Merkez Bankası'nın faiz indirimleri sürdürdüğü, bankaların da uzun vadeli konut kredisinde faizi yüzde 1'in altına çektiği bir dönemde, Türkiye nüfusunun sadece yüzde 20'sinin ev alabilecek durumda olduğu açıklandı. Dünya Konut Günü nedeniyle yapılan açıklamaların ortaya koyduğu bu durum, Türkiye'de yaşayan insanların daha uzun bir dönem ev sahibi olma özlemini gideremeyeceğini de gösteriyor. Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Yönetim Kurulu Üyesi ve Soyak Holding CEO'su Vekili Emre Çamlıbel de, gayrimenkul sektörünün Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olduğunu belirterek, sektörün gelişebilmesi için uzun vadeli ulusal konut politikalarının belirlenmesi gerektiğine dikkati çekiyor.
KONUT FAİZİNDE ATAK
Kısa vadeli konut kredilerinin ardından uzun vadede de faiz oranları yüzde 1'in altına inmeye başladı. Son olarak Garanti Bankası, 36 ayın üzeri vadelerde uygulanan mortgage faiz oranlarını indirdi. Garanti'nin mortgage kredisinde 37-48 ay vadede uygulanan faiz oranı, yüzde 1'den yüzde 0.90'a çekildi. 49-60 ay vadede uygulanan faiz oranı yüzde 1.02'den yüzde 0.92'ye düşürüldü. Konutta daha önce, İş Bankası ve TEB de faiz indirimine gitmişti.
Türkiye İş Bankası, 60 ay vadede yüzde 0.98 faiz oranıyla ev sahibi olma imkânı sunuyor. 1-60 ay arası vadelerde yüzde 0.98 faiz oranı uygulanıyor. TEB, konut kredilerinde 10 yıl vadede daha önce yüzde 1.09 olan faiz oranını 0.95'e düşürdü.
YILDA 600 BİN KONUT AÇIĞI
Çamlıbel de, Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden olan gayrimenkul sektörünün gelişiminin, kentteki yaşam kalitesini doğrudan belirlediğini ifade etti. Genç nüfusun yeni nesil yaşam anlayışına ve nüfus artış hızına da bağlı olarak Türkiye'deki konut ihtiyacının planlı bir şekilde çözülmesi gerektiğini belirten Çamlıbel, “Köyden kente göçle de artan ve yılda yaklaşık 600 bin konut açığının olduğu ülkemizde, sektörün gelişebilmesi için imar planı ile ilgili kurumlar arasında koordinasyonun ve gerekli şeffaflığın sağlanması, uzun vadeli ulusal konut politikalarının belirlenmesi büyük önem taşıyor. Tabloyu düzeltmek için işbirliği yapılmalı” dedi.