Termiğe sarı ışık

Termiğe sarı ışık
EMO Genel Başkanı Ulusaler DENGE'ye açıkladı: "Enerjide lider ülke olabiliriz"

Miraç Öztürk

Fosil yakıtların gelecek yüzyıl içerisinde tükeneceğini ve dünyanın bu öngörü üzerinden yeni enerji stratejileri geliştirdiğini söyleyen Ulusaler, "Türkiye özkaynaklarını değerlendirebilirse enerjide lider ülke olabilir" dedi.

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Genel Başkanı Kemal Ulusaler, dünyada değişen dengelerin altında yatan temel nedenin enerji olduğunu ve Türkiye'nin de değişimde öncü ülke olabileceğini söyledi. Kendi özkaynaklarını planlı bir şekilde değerlendirebilen ülkelerin gelecekte var olma savaşı verebileceğini kaydeden Ulusaler, DENGE Gazetesi'nin sorularını cevapladı.

DENGE: Sayın Ulusaler, hükümetin yaptığı elektrik zammı çok eleştirildi. Sizce bu zam neden yapıldı ve ileride artacak gibi gözüküyor mu?

Kemal Ulusaler: Hükümetin yaptığı elektrik zammı, Dünya Bankası ve bir takım enerji tekellerinin bastırması sonucu ortaya çıktı. 4 yıldır zam yapılmadığı söyleniyor hatta sanayide fiyat indirimine gidildiği ifade ediliyordu, ancak bugünkü zammın içeriğine baktığınızda, bu oranın yüzde 20'lerin üzerine çıktığını görebilirsiniz. Zammın yanı sıra ek vergiler de bu yükü artırmaktadır. Bazen hükümet yetkilileri bizlerin verdiği rakamların gerçeği yansıtmadığını öne sürüyor ama bizim verilerimizin hepsi bilimsel ve bakanlık istatistiklerine dayalı. Önümüzdeki dönemde, bu zam kademeli, periyodik bir hal alacaktır. Kısacası enerjide fiyat artışı piyasanın insafına kalacaktır. Petrol fiyatları arttıkça, elektrik de zamlanmaya devam edecektir.

DENGE: Bir ülkenin enerji fiyatlarında artışa gitmesindeki temel neden nedir? Ayrıca bu zam bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmış olabilir mi?

Ulusaler: Evet, ihtiyaçtı. Ama kimin ihtiyacı? Bu zam sadece ve sadece yanlış enerji politikalarından kaynaklanan bir durum. Yüzde 15'lik zam yerine planlı bir davranış, doğal gazdaki bağımlılığı aşağı çekme girişimi ve kendi öz kaynaklarımızı kullanmak için çaba sarfetmek bizleri enerji alanında söz söyleyebilen bir ülke haline getirebilirdi. Örneğin, üç tarafımız su ile çevrili, ırmaklarımız, nehirlerimiz var, oralara kuracağımız hidroelektrik santrallerde üretim her zaman daha ucuz ve temizdir.

ELEKTRİĞİ PAHALI TÜKETİYORUZ

Eğer bu söylediklerimiz yapılsaydı, zamma da gerek kalmayacaktı. Enerji Verimliliği Yasası daha önceden hayata geçirilseydi, sıkıntı da yaşanmayacaktı ancak geç kaldık. En kolay yol zam yapmaktır. Türkiye'de elektriğin fiyatının ucuz olduğunu iddia ediyorlar. Ama diğer ülkelerin de GSMH'sını düşünmek gerekmektedir. Gelir düzeyine göre, biz daha pahalıya kullanıyoruz. O zaman bakabilirsiniz, hangisi daha ucuz diye. Bir ailenin elektrik faturası diğer ülkelerde bütçesinin yüzde 0.7'dir, yüzde 1'i aşmaz. Bizde yüzde 10'u buluyor. Asgari ücret alan bir kişi, 50 YTL'lik fatura ödüyor.

ALTERNATİF NÜKLEER Mİ?

DENGE: Geç kalmış bir ülkenin ihtiyacı nükleer santral olabilir mi? Sizce Türkiye'nin son çaresi nükleer enerji mi? Alternatifimiz var mı?

Ulusaler: Politikada eksiklik var. Nükleer santral ihtiyaç değil. Türkiye'nin kullanması gereken öz kaynakları var. Kömürün büyük bir kısmını bugün kullanmıyoruz. Linyitin payı şu an yüzde 19.5'larda, oysa ülkemiz linyit yatağı. Mevcut küçük potansiyeli de açıklasak, HES olarak suyun ise yalnızca dörtte birini kullanıyoruz. Ülkemizde bugün 48 bin megavat rüzgar potansiyeli belirlendi. Resmi olarak ancak bugün binde 2.5'unu kullanabiliyoruz.

50 YIL SONRA BİTECEK

Ülke olarak dışa bağımlılığı aşağıya çekmemiz lazım. Aksi taktirde, ithal enerji ile yaşamak zorunda kalırız. Çekilen sıkıntıları hepimiz gördük. İran'ın doğalgaz tehdidi gibi. Türkiye'nin yapması gereken geleceğin enerji kaynaklarına yönelmek. Bunların AR-GE'sine pay ayırarak, teşvik etmesi gerek. Bütçeden önemli ölçüde pay ayırmalı. Nükleer ya da petrol geleceğin enerjisi değil, bunu görmek lazım. 50 yıl sonra hepsi bitecek.


DENGE: Avrupa ülkeleri nükleer enerjiye yöneliyor. Hatta İngiltere'de hükümet geçtiğimiz ay içerisinde yeni nesil nüktleer santralleri hayata geçirme kararı aldığını açıkladı. Siz ise nükleer santrallerin ihtiyaç olmadığını söylüyorsunuz. Tezat yok mu?

NÜKLEERDE RÖNESANS OLMAZ

Ulusaler: Nükleerin yeni ya da eski nesli olmaz. O klasik termik santraldir. Ama süreç içinde teknolojik olarak yenilikler yapılıyor. Nükleerde de yakıtı daha verimli kullanmak adına yenilikler sözkonusu olabilir. Ama nükleer için bir rönesans, 4. nesil demenin anlamı yok. Çünkü bir değişiklik yok. Atık yine aynı atık, depolama sistemi yine aynı geçici depolama sistemi. Bu atık dünyada 200 bin-300 bin yıl kalacak, gelecek nesilleri etkileyecek ve riskler hep aynı riskler olacak.

İngiltere gibi ülkelerin doğalğaz bağlantısı olması ve Rusya'nın eski gücüne kavuşarak Özbekistan, Türkmenistan gazını kontrol altına alması, bir doğalgaz sıkıntısı meydana getirdi. Sözkonusu olan Avrupa için risk demektir. Kuzey petrolleri bitti, tükeniyor. Artık çok daha maliyetli, fiyatlar yükseliyor. Burada bir tercih yapmak zorunda İngiltere, ya maliyeti yüksek doğalgazı çıkartacak ya da nükleer santrallere yönelecek. Söyledikleri de sadece 4. nesil boyasıyla kamuoyundaki tepkiyi köreltmek.

ENERJİ STRATEJİLERİ DEĞİŞİYOR

DENGE: Dünya enerji sıkıntısını nasıl atlatmayı planlıyor? Gelişmiş ülkelerde yeni stratejiler var mı? Türkiye ne yapmalı?

Ulusaler: Bugün kullanılan fosil yakıtlar tükenebilir yakıtlar. Önümüzdeki yüzyıl içinde tükenecekleri kesin. Biz, öncelikle şunu öneriyoruz, yeni yenilenebilir yakıtlara öncelik verilmeli. Girişimlerde fiyatlar aşağı çekilmeli, teşvik sağlanmalı. Rüzgar, güneş, hidrojen gibi yenilenebilir yakıtlar kullanılmalı. Ama bunların 30-40 yıllık bir sürece yayılması şart. Planlama yapılmalı, bu sürede de termik santraller kullanılmalı çünkü enerji açığı olacağı için bu sıkıntı termiklerle giderilmeli. Elbetteki bunları kullanırken de çevreye uyumlu son teknoloji tercih edilmeli. Zararı yok mu, var ama yapacak başka bir şey de yok.

TEK ADRES: YENİLENEBİLİR ENERJİ

Gelecek dünya açısından baktığımızda tek bir yere çıkıyor: Rüzgar, güneş, su gibi yenilenebilir yakıtlar... Özellikle de güneş teknolojisi. Türkiye'nin bu anlamda yapması gereken, dünya nereye bakıyorsa, oraya bakmak olmalıdır hatta onun önünde yer almalıdır. Yüzünü yenilenebilir enerjiye dönmezse, zaten enerji bağımlısı olan bir ülke olarak çok zorluk yaşar. Çünkü geleceği oluşturacak en önemli etken, güç, enerjidir.

DENGE: Enerji politikası ile ilgili bilgilerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederiz

Ulusaler: Ben teşekkür ederim.