TBMM'ye yakışmadı

TBMM'ye yakışmadı
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, milletvekillerine geçen dönemden bu yana dayatılan çalışma şartlarının insan haklarına aykırı olduğunu öne sürerek, "Biz pavyon fedaisi değiliz, konsomatris değiliz. Bizi sabaha kadar çalıştıramazsınız" dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Nihat Ergün ise, Anadol'un sözlerinin kaba ve yaralayıcı olduğunu belirterek özür dilemesini istedi.
TBMM Genel Kurulu, dün sabah saatlerine kadar yaptığı mesainin ardından bugünkü çalışmalarına tartışmalarla başladı. CHP Grup Başkanvekili Anadol, Genel Kurul'un dün 14 saat 5 dakika çalıştığını hatırlatarak, o uykusuzluğun yan etkileri bulunduğunu vurguladı. AK Parti milletvekillerine, "Siz süpermensiniz.
Siz Recep Tayyip Erdoğan'ın askerlerisiniz. Size bir şey olmaz" diyen Anadol, muhalefet sıralarını göstererek, "Ama burada oturanlar paralı asker değil" dedi.
Anadol'un 'paralı asker' sözüne tepki gösteren AK Parti Denizli Milletvekili Mehmet Yüksel, ayağa kalkarak Anadol'dan sözünü geri almasını istedi. Anadol ise Yüksel'e, "Sen beni susturamazsın. Ben 12 Eylül zindanlarında susmadım, sen mi susturacaksın" karşılığını verdi.

"ARKADAŞLAR SÜPERMEN OLABİLİR"
Salonda gerginliğin artması üzerine oturumu yöneten Nevzat Pakdil, ara verdi. Aranın ardından konuşmasına kaldığı yerden devam eden Anadol, normal bir insanın günlük yaşamının 24 saat olduğunu, bunun 8 saatinin çalışmaya, 8 saatinin özel yaşam ihtiyaçlarına ve 8 saatinin uykuya ayrılması gerektiğini anlattı. Bunun zorlanması halinde insan vücudunun zorlanacağını belirten Anadol, 14-15 saat çalışıp hiçbir şey yokmuş gibi çalışmaya devam etmenin normal olmadığını söyledi.
Anadol'un ardından kısa bir konuşma yapan TBMM Başkanvekili Pakdil, milletvekillerine sükunet çağrısı yaptı.

"YARALAYICI SÖZ KALKIP DÜMDÜZ SÖVMEK DEĞİLDİR"
AK Parti Grup Başkanvekili Nihat Ergün de, Anadol'un partisine yönelik sözlerinden dolayı söz istedi. Ergün, Anadol'un yaralayıcı ifadeler kullandığını belirterek, konuşma üslubunun kaba ve yaralayıcı sözlerden oluşmaması gerektiğini ifade etti. Bu kaba ve yaralayıcı sözlerin mutlaka düzeltilmesi gerektiğini kaydeden Ergün, şöyle konuştu:
"Eğer pavyon fedaisi, paralı asker, Tuzla tersanelerindeki taşeron zihniyetle aynı zihniyet gibi ifadeler kaba ifadeler değilse yaralayıcı sözler nelerdir? Herhalde küfür edecek değildi. Kemal Bey'in kendisini pavyon fedaisi hissetmemesi için bunları söylemesine gerek yoktu. Biz zaten onun pavyon fedaisi, paralı asker olmadığını biliyoruz. Buradaki çalışmaları pavyon fedaisinin çalışmasına benzetmek kaba ve yaralayıcı değilse nedir? Ayıp olmuştur. Bazen sabahın 05.00'ine kadar çalışırız ama, TBMM'nin onurlu birer üyesi olarak çalışırız. Bunlar parlamento çatısı altında söylenecek sözler değildir. Mutlaka bu sözlerden dolayı özür dilemesi gerekir. Buranın kaba ve yaralayıcı sözleri bu tür sözlerdir. Kalkıp dümdüz sövmek değildir."