Tabiplerde Tıp Fakültesi Dekanı'na çağrı

Tabiplerde Tıp Fakültesi Dekanı'na çağrı
Samsun Tabip Odası Başkanı Cem Şahan, OMÜ Tıp Fakültesi'nde çalışan asistan hekimlerin şartlarının düzeltilmesi için Tıp Fakültesi Dekanlığı'na çağrıda bulundu

Samsun Tabip Odası Başkanı Uzman Doktor Cem Şahan, emeği sömürülen meslektaşları ile ilgili yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi: "OMÜ Tıp Fakültesi'nde 502 meslektaşımız asistan (araştırma görevlisi) olarak uzmanlık eğitimi almakta ve hizmet üretmektedir. Tıp fakültesinde üretilen hizmetin önemli bir kısmını üreten bu hekimlerin emekleri maalesef sömürülmektedir. 'Sağlıkta Dönüşüm Programı' adı altında yürütülmekte olan yıkıcı uygulamalardan asistan hekimlerde olumsuz etkilenmiş ve payına düşeni almıştır. Uygulanan sağlık politikaları ile Üniversitelerde ve SB Eğitim Araştırma Hastanelerinde eğitim niteliksizleştirmekte, daha da önemlisi asistan hekimlerin geleceği tamamen belirsizleştirmektedir. Hekimler AKP iktidarı ve atadığı kimi yöneticiler tarafından sağlık sistemindeki aksaklıkların sorumlusu olarak gösterilmekte, 'ön saflardaki' asistan hekimler her gün sözlü veya fiziksel şiddete maruz kalmaktadır. Asistan hekimler, esnek çalışma koşulları altında adeta birer köle gibi çalıştırılmaktadır. Esnek çalışma; işin süresi, zamanlaması, yeri ve kapsamının en fazla kar, en az ücret, en fazla çalıştırma ve çalışanlar arası en az iletişim hedeflenerek belirlendiği kuralsız çalışma modelidir" dedi.

HEKİMLER UCUZ İŞ
GÜCÜ OLARAK GÖRÜLMEMELİ
Asistan hekimlerin yaşamış olduğu sorun ve sıkıntılar ile ilgili OMÜ Tıp Fakültesi Dekanlığı'nı göreve çağırdıklarını ifade eden Şahan, "Personel azlığında asistan hekimler yedek ucuz işgücü olarak görülmemeli, görev/ yetki tanımı mutlaka yapılmalı, sürdürülebilir bilimsel asistan eğitimi sağlanmalıdır. SB Eğitim Araştırma ve Üniversite hastanelerinin eğitim, araştırma ve hizmet sunumundan oluşan üç hedefinden, önceliğin eğitim ve araştırma olduğu asla unutulmamalıdır. Performansa dayalı prim sistemiyle elde edilen döner sermaye gelirinden bağımsız, emekliliğe yansıyacak insanca yaşamaya yetecek bir ücret ve adaletli bir ücretlendirme sistemi oluşturulmalıdır. Uzun süreli ve mesai dışı çalışmaya dayalı bir çalışma düzeni yerine, kendilerinin ve hastalarının sağlığını tehlikeye atmayacak koşullarda ve günde 8 saat, haftalık çalışma saati nöbetlerle birlikte 58 saati aşmayan çalışma sistemi hem hekimler, hem de toplumun sağlık hakkı için de gereklidir. Standart Asistan çalışma süresi ve görev tanımlaması yapılmalıdır. Nöbet saati ücretleri artırılarak tutulan tüm nöbetlerin bedeli ödenmelidir. Her klinikte asistan hekimlerin üstündeki iş yükü bir nebze de olsa azaltacak tıbbi sekreter ve yeterli sayıda eğitimli yardımcı sağlık personeli bulundurulmalıdır. Tüm sağlık personelinin, özelde ise Asistan hekimlerin belirli aralıklarla sağlık kontrolünden geçirilmesinin sağlanmalıdır. Eğitim kurumlarının entegrasyon ve afiliyasyonu sağlanmalıdır. Her uzmanlık alanının yeterlilik kurulları oluşturularak, yeterliliğe dayalı, çıktı temelli eğitim modeli benimsenmelidir. Zorunlu hizmet yasası tümüyle kaldırılmalı bölgeler arası eşitsizliği giderecek şekilde teşvike dayalı istihdam politikası benimsenmelidir. Sağlıkta piyasalaştırmaya ve özelleştirmeye, sağlıkta dönüşüm adı altında yürütülmekte olan yıkım politikalarına son verilmelidir" dedi.