Sulak alanlarımız yok oluyor !

Sulak alanlarımız yok oluyor !
Tema Samsun İl Temsilcisi Ömer Faruk Sönmez, Türkiye'nin toplam 2 milyon 206 bin 835 hektar sulak alana sahip olduğunu ancak 1 milyon 300 bin hektarlık sulak alanın ekolojik ve ekonomik değerini kaybettiğini belirtti.

Türkiye Erozyonla Mücadele Derneği (TEMA) tarafından "2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü" ile ilgili bir basın açıklaması yapıldı. TEMA Samsun İl Temsilcisi Ömer Faruk Sönmez tarafından yapılan açıklamada, iklim değişikliği ile mücadele için sulak alanların korunması gerekliliği üzerinde duruldu.
SULAK ALANLAR KORUNMALI
2010 yılı Dünya Sulak Alanlar Günü'nün ana temasının “Sulak Alanlar, Biyolojik Çeşitlilik ve İklim Değişikliği” olarak belirlendiğini ifade eden Sönmez, iklim değişikliğine çözüm olarak sulak alanların korunması konusuna odaklanıldığını kaydetti. "Sulak Alanların Korunması Sözleşmesi" konusu hakkında da bilgi veren Sönmez, "1971 yılı Şubat ayında İran'ın Ramsar kentinde imzalanmıştır. Bu sözleşme, taraf olan ülkelerin herbirini, dünyaca öneme sahip en az bir sulak alan ilan etmelerinin yanı sıra, bu sulak alanları korumakla ve bunların akılcı kullanımlarını sağlamakla da yükümlü kılmaktadır. Sözleşmenin imzalandığı 02 Şubat tarihi, sulak alanların korunmasının önemine kamuoyunun dikkatini çekmek üzere 1997 yılından bu yana 'Dünya Sulak Alanlar Günü' olarak kutlanmaya başlanmıştır. Türkiye, Ramsar Sözleşmesi'ne 17 Mayıs 1994' ten itibaren resmen taraf olmuştur" dedi.
TOPLAM 2 MİLYON 206 BİN 835 HEKTAR SULAK ALAN VAR
Türkiye'de toplam 2 milyon 206 bin 835 hektar sulak alan bulunduğunu ifade eden Sönmez, "Bu alanların 12'si Sultan Sazlığı, Seyfe Gölü, Burdur Gölü, Manyas (Kuş) Gölü, Göksu Deltası, Akyatan Lagünü, Kızılırmak Deltası, Uluabat Gölü, Gediz Deltası, Meke Maarı, Kızören Obruğu ve Yumurtalık Lagünü Ramsar Listesi'ne dahildir. Sazlıkların kesilmesi, tarım amaçlı kurutmalar, doldurmalar, sanayi kirliliği, içme suyu amaçlı kullanımlar, büyük baraj inşaatları nedeniyle yeterli su alamama ve yapılaşmalar nedeniyle yaklaşık 1 milyon 300 bin hektar sulak alanımız ekolojik ve ekonomik değerini yitirmiştir. Bir başka deyişle Türkiye 40 yıl gibi kısa bir sürede, sulak alanlarının yarısını kaybetmiştir" diye konuştu.
SU ÇEVÇEVE YASASI ÇIKARILMALI
TEMA Vakfı olarak uzun zamandan beri devam etmekte olan su politikaları çalışmalarının su varlığımızın korunması ve ekolojik yaşamı gözeten doğru yöntemle yararlanılması üzerine yoğunlaştığını kaydeden Sönmez şunları söyledi: "TEMA, Mera ve Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı kanunlarından sonra 'Su Çerçeve Yasası'nın çıkarılmasını ve uygulanmasını talep etmektedir. Yasa kapsamında suyun doğal döngüsü ve akışından elde edilen ekolojik ve ekonomik katma değer birbirinden ayrı düşünülmemeli; yaban hayatı ve su ekosistemlerinin temel ihtiyaçları yönetsel karar ve eylemlerde kesinlikle göz ardı edilmemelidir. Suyun yönetiminde ve suya ilişkin kamusal kararlarda ve eylemlerde sürdürülebilir yaşamın tesis edilmesinin hayati olduğu vurgulanmalıdır. Ayrıca tüm su havzalarında, ekolojik esaslı entegre havza yönetimi esas alınmalı, ulusal mevzuat ve uluslararası sözleşmeler uyarınca ilan edilmiş tüm koruma alanlarında suyun doğal yapısını etkileyen herhangi bir yatırım yapılmasına kesinlikle izin verilmemeli ve koruma statüsünün gerektirdiği esaslar uygulanmalıdır"
Miraç ÖZTÜRK