Spekülatörler pusuda
Buğdayda tehlike çanları
Buğdayda hasadın başlamasına kısa bir süre kaldı. Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) hem çiftçiyi hem de tüketiciyi koruyacak şekilde piyasaya zamanında ve etkili bir şekilde müdahale etmesi beklenirken; taraflar, çiftçiler ve buğday piyasasının, aracı ve spekülatörlerin insafına bırakılmaması gerektiğini bildirdi.
ÜRETİMİ DESTEKLEMEK GEREKİYOR
Konu ile ilgili genel bir değerlendirme yapan Samsun Ziraat Odası Başkanı Hasan Tütüncü, birlik ve odalar olarak buğdayda yaşanabilecek spekülasyon için fikir birliği içinde olduklarını söyledi. TMO'nun stoklarında yeterli ürün olmaması halinde, piyasayı düzenleyemeyeceğini belirten Tütüncü, "Artık dışarıdan ürün bulmak da kolay değil. Üretimin artırılmasını desteklemekten başka çare yok. Türkiye, desteklenirse 25 milyon ton buğday üretebilir. Hedef enflasyona göre fiyat veriliyor. Ürünün maliyeti dikkate alınmıyor. Halbuki ürün maliyetini gübre ve mazot fiyatlarındaki artışlar önemli oranda artırmıştır. Son bir yılda gübrede yüzde 150, mazotta yüzde 30'un üzerinde gerçekleşen fiyat artışları buğday maliyetine yansımıştır. Bu durumda buğday maliyetinin yüzde 25'ini gübre, yüzde 24'ünü mazot masrafı oluşturmaktadır. Üretimin artırılması ve sürdürülebilirliği, çiftçinin buğdaydan elde edeceği gelirle doğrudan ilgilidir" diye konuştu.
TMO ÖNLEM ALMALI
Buğdaydan normal bir kazanç elde edilebilmesi için, 2008 yılında üreticinin eline Kg başına ortalama 80 YKr geçmesi gerektiğinin altını çizen Tütüncü, "Buğdayda prim uygulaması da devam etmelidir. TMO düşük fiyat açıklarsa, geçen yıl olduğu gibi buğday ve arpa alımı yapamaz ve piyasayı düzenleme görevini yerine getiremez. Spekülasyonun önüne geçemez. Bu durum, spekülatörlerin zengin olmasına, tüketicinin ve üreticininse zarar görmesine sebep olur" dedi.
TMO'DA STOK YOK
Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO), üretim açığına karşı stoklarını artırmak ve uygun fiyatla buğday alımını artırarak spekülasyon girişimlerine engel olmak yerine, buğdaya maliyet düzeyinde bir fiyat verdiğine ve geçen sezon son ana kadar ucuz fiyattan buğday satarak stoklarını erittiğine dikkat çeken Tütüncü, şu anda TMO depolarında doğru dürüst stok bulunmadığını bildirdi. Tütüncü, tüm dünyada buğday fiyatlarının aşırı derecede yükseldiğini TMO'nun, ithalatçıların ihracatların önünde kuyruk oluşturduğu şartlarda piyasaya girdiğini belirtti.
KAVAK VE VEZİRKÖPRÜ FAZLA ETKİLENDİ
Küresel ısınma nedeniyle yaşanan kuraklığın Türkiye'de olduğu gibi Samsun'da da birçok bölgeyi fazlasıyla etkilediğini dolayısıyla bu bölgelerde üretimin düştüğünü söyleyen Tütüncü, "Vezirköprü ve Kavak'ın tamamı, Havza'nın yarısı kuraklıktan ve dolayısıyla buğday üretimindeki düşüşten etkilenmiştir. Samsun merkez ve Bafra bölgesindeki üreticiler diğer bölgelerdeki üreticilere nazaran yağışın biraz daha düzenli olması nedeniyle fazla etkilenmedi diyebiliriz. Türkiye IMF politikalarını uzun yıllardır uyguluyor fakat kuraklığın Türkiye'de konuşulmaya başlanması bir yılı geçmiyor. Küresel ısınmanın ve beraberinde gelen kuraklığın ilerleyen dönemlerde de başımızı ağrıtacağı gerçeği göz ardı edilmemeli ve bir an önce bu yönde tedbirler alınmalı. Avrupa ülkeleri sıkıntının farkında ve tedbirlerini alıyor. Bu gidişatın önümüzdeki süreçteki yansımalarını düşünürsek ilerleyen yıllarda köye dönüşlerin başlayabileceğini söylemek mümkündür" şeklinde konuştu.
BUĞDAY TERME'DE BİTTİ
Terme Ziraat Odası Başkanı Yetkin Karamollaoğlu ise buğdayın stratejik bir öneme sahip olduğunun altını çizerek, diğer ürünlerle kıyaslanmaması gerektiğini söyledi. "Buğdayda, pirinçte olduğu gibi bir sorun yaşanırsa sonu hiç hayırlı olmaz" diyen Karamollaoğlu, şunları söyledi: "Eskiden Terme'de 3 bin dekarın üzerinde buğday ekilirdi. Şimdi yok gibi bir şey. Taban fiyatlarının düşük olması üreticiyi çok etkiledi. Toprağın da verimli olması yüzünden üretici farklı alanlara kaydı."
TEŞVİK İÇİN ÇALIŞACAĞIZ
Terme Ziraat Odası olarak üreticiye teşvik ve moral olması açısından bir kampanya arayışı içinde olduklarını belirten Karamollaoğlu, "Teşvik için çalışacağız. "Buğday tarlana dön" ve "İnadına üretim" sloganları altında çalışmalar yapacağız. Çiftçi inadına üretecek. Bunun için uğraşacağız. Türkiye ekonomik alanda dışa bağımlı olduğu için tarımsal konularda da kendi başına hareket edemiyor. Bizler kararlıyız. İnadına üretim" dedi.
Bülent Karslıoğlu