Zamansız bir yazı!

Ankara buz gibi… Donduk…

Dün sabah döndük…

Hava kirliliği o biçim…

Nefes almakta zorluk çekiyorsun…

Trafik, İstanbul"a göre daha iyi…

Ama boş verin siz…

Samsun"un gözünü seveyim…

Cennetteyiz valla…

Kıymetini bilin…

***

Hani, şu abidik gubidik işlerlerle uğraşmasak…

Aklıselimi dinlesek… Her şey yoluna girecek…

***

Dünyanın en kısa teleferiği de bizde…

Yıkılan Berlin Duvarı gibi… Kenti ikiye bölen…

Hizmete girdiği ilk gün raydan çıkan…

Daha adını bile koyamadığımız… “Hafif Raylı Sistem” denilen…

Tren bozması, metro kırması…

Tıranvay desen değil…

Düzlüğü seven, yokuş çıkamayan bir garabetimiz bile var…

Olsun… Hani derler ya… “Fazlası var, eksiği yok” diye…

***

Güya bugün size, Ankara hikayelerimizi yazacaktım…

Ama bizler de birçokları gibi, CHP içinde yaşanan kırılmayla ilgilendik…

Bir ara, Ankara"daki CHP Genel Merkezi"nin önünden araçla geçmemiz gerekti…

Öyle bir izdiham vardı ki…

Dünyada bu kadar çanak antenli aracı orada gördüm desem yeri…

Dünya medyasının gözü CHP"deki hareketlilikte…

***

CHP"de yaşananlarla ilgili olarak çok şaşırmaya gerek yok…

Türkiye"de artık taşlar yeniden dağıtılıyor…

Cumhuriyet döneminden kalan, iyi-kötü ne varsa ya elden geçiriliyor, ya da tarihin çöplüğüne atılıyor…

Bütün bu gelişmelere karşın… Elinden neredeyse tüm argümanları alınan CHP"nin eski hantal yapısıyla muhalefeti sürdürmesi beklenemez… Bu kavgalar kaçınılmaz yani!..

Eski ile yeni arasındaki kavga bu… Statüko ile değişimin kavgası… Çatışma olmadan yenilik olmaz…

Hem, bunu ben demiyorum…

Diyalektik böyle söylüyor…

***

Bu yenilik egemenler için gerekli…

Dünyayı dizayn edenler, mutlaka her iktidarın bir alternatifini yaratmak zorunda…

Oysa Türkiye"de AKP iktidarının ardından en büyük boşluk muhalefette yaşanıyor…

Sorun sokaktaki vatandaşa…

AKP"ye oy vermeyen yüzde 60"tan büyük çoğunluk…

“AKP"nin alternatifi yok. Olsa da oyumuzu ona versek” demiyor mu?

Umutları tükenirse, halk tehlikeli hale gelir…

***

Egemenler şunu bilir:

İktidarı alternatifsiz bıraktığınızda düzen tehlikeye girer…

Ve bu düzenin değişmesini istemeyenler de partileri umut haline getirip halkın önüne sürerler…

AKP gider, CHP gelir…

O da olmazsa ortaya karışık…

Koalisyon modelimiz var…

***

Halk denilen kalabalık insan topluluğu!..

AK Parti"den umudunu keserse…

Ne yapacak?..

Gidip onun alternatifini seçecek…

Ama bu CHP"ye kimse oy vermez!..

Onun için CHP"yi yeniliyorlar…

Baksanıza, Baykal"a porno çevirttiler…

Yolladılar…

Eski dinozorları vitrinden indiriyorlar…

CHP"yi yeniden umut haline getirecekler…

Getirecekler ki…

AKP giderse düzen değişmesin…

5-10 yıl sonrasını dizayn ediyorlar yani…

***

Bu bir demokrasicilik oyunu…

Sadece iktidardaki partiler değişir…

Elbette ki, düzen değişmez…

Düzülen de!..

***

Her neyse… Tehlikeli konulara girmeyelim..

Oturup seyirci koltuğumuzdan izlemeye devam edelim…

***

Haa! (Dayanamadım)

Eğer, “Peki, bu tuzaktan nasıl kurtuluruz” diyorsanız…

Söyleyeyim…

***

Ne zaman ki halk…

Bu tabansızların, aslında birbirinin aynı olduğunu fark eder…

Aslında değişenin iktidar değil, vitrine konulan hükümetler olduğunu anlar…

Değişenin, balı yiyenler değil, sadece bal tutanlar olduğunu görür…

Bunların, dünya sermayesinin işbirlikçileri olduğunu ve parmak yaladığını fark eder…

O zaman işler değişir…

***

Değişim… Bunları, partisine bakmadan…

İstisnasız… Kazma-kürekle kovalamakla başlar…

***

Yoksa…

Halkın iktidara gelmesi hayal!..