Erarslan, Karadenizbirlik'in faaliyetleri ile ilgili yaptığı değerlendirmelerde, birliğin, yağlı tohum ekimini yaygınlaştırmak ve üreticisinden aldığı ürünleri fabrikalarında değerlendirmek amacıyla 1978 yılında kurulduğunu hatırlattı.
ÜRÜN FİYATLARI İSTENEN SEVİYEDE DEĞİL
Karadenizbirlik'in 78 bini aşan ortak sayısı ile İç Anadolu, Doğu Anadolu, Güney Doğu Anadolu ve Çukurova Bölgelerinde yağlı tohum ekimini yaygınlaştırma faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade eden Erarslan, şunları kaydetti: ''1 milyon 700 bin tonluk yağ ihtiyacının yarısından fazlasının dışardan karşılandığı ülkemizde döviz kaybı yılda 3 milyar doları bulmaktadır. Biz ülke olarak petrolden sonra en çok bu sektörde yurt dışına döviz ödemek durumunda kalıyoruz. Piyasada oluşan olumsuz şartlara rağmen birliğimiz, üreticinin alın terini karşılamak için azami gayreti göstermektedir. Tüm dünyayı dolayısıyla ülkemizi etkileyen ekonomik kriz, öncelikle yağlı tohum ve yağlarda istikrarsızlığa neden olmuş, geçen yıla göre gerçekleşen yüksek rekolteyle beraber fiyatlarda ani düşüşler yaşanmıştır. Bu nedenle yeni hasat döneminde piyasada oluşan ürün fiyatları istenen seviyede değildir.''
ÜRETİCİYE 25 MİLYON TL PEŞİN ÖDEME
Karadenizbirlik olarak bu yılki alım döneminde 36 bin ton ayçiçeği için üreticiye 25 milyon lira peşin ödeme yaptıklarını da vurgulayan Erarslan, soya alımı için de 65 kuruş avans fiyatı belirlediklerini ve bin 500 ton soya satın aldıklarını bildirdi.
Erarslan yağlı tohumlarda Türkiye'deki arz talep dengesinin oluşması, fiyat istikrarının sağlanması için öncelikle yağlı tohum üreticilerine verilecek olan destek ve primlerin arttırılması gerektiğini, prim ve destekleme miktarının ürün ekiminden önce açıklanmasının önemli olduğuna dikkat çekti.