Geçtiğimiz günlerde iki ilginç olay birden yaşandı Ayvacık ilçesinde. Önce muhabirimiz, 1956 yılında doğduğu Ayvacık'a tam 57 yıl sonra ziyarete gitti.
Remi kurumları ziyaret etti. Bu kurumlardan biri de Ayvacık Belediyesi idi.
Belediye'de çalışan bir bayan kendisinin de Bafralı olduğunu, eşinin ise Ayvacık'ta resmi bir kurumda şef olarak çalıştığını söyledi. Muhabirimiz kartını bu bayana verdi.
Muhabirimiz kartını bu bayana verince o da eşini arayıp Bafra'dan bir Basın Mensubu'nun geldiğini söyleyince ortaya ilginç bir olay çıktı.
işte o resmi kurumda şef olarak çalışan ve adının Suat Yeşilçam olduğunu söyleyen kişi, Ayvacık'tan ayrılmaya hazırlanan muhabirimizi cep telefonu vasıtasıyla buldu.
Çalıştığı kuruma birlkte giden muabirimiz ve sözü edilen ve Bafra Büyükcami avlusuna bırakılıp kaderine terkedilen bebek, şimdi koskoca bir delikanlıydı.
Suat Yeşilçam bundan sonrasını işte şöyle anlattı muhabirimize:
"Evet işte Bafra Büyükcami avlusuna ailesi tarafından bırakılan o talihsiz bebek benim.
Ailem beni terk edip gitti. Ben nüfusa, emniyete ve ilgili olan her yere gidip annem ve babamın kim olduğunu araştırdım. Zor da olsa bana bir Zabıt Varakası gösterdiler. Ben de bu varakayı(tutanak)aldım.
Beni Bafra Büyükcami İmamı olan Şevki Şahin'in babası bulup karakola teslim etmiş.
Daha sonra ailem tesbit edilemeyince beni çocuk yuvasına vermişler. Benim şimdi asıl size anlatmak istediğim, benim annem ve babamın kim ve nerede olduğudur.
Doğrusu yıllardır aramama rağmen maalesef bu güne dek izlerine rastlayamadım. Tamamen bir boşluk ve ruhsal çöküntü içersindeyim. Her hafta Bafra Büyük Cami Mahallesi'ndeki Büyük Cami avlusundaki bankta oturup öylece kim olduğumu düşünüp duruyorum.
Sağolsunlar artık mahalle sakinleri de beni tanıyor ve benimle manevi destek için sohbet edip, acımı, derdimi hafifletmeye çalışıyorlar.
İşin en zor ve kötü tarafı ise, eşim de dahil akrabalarım hatta çoğu insan benim annemin ve babamın kim oldukların bildiğim halde söylemediğimi, onlardan gizlediğimi iddia ediyorlar.
Böyle bir şeye ben niçin teşebbüs edeyim ki? Kim istemez gerçek anne ve babasını bilmek, öğrenmek. Ben yıllardır işte bunun mücadelesini veriyorum. Ne yapacağımı adeta şaşırdım.
Herkes akıl veriyor fakat bu gerçekleri öğrenmeme yardımcı olmuyor. Adta bir çıkmazda, bir kaostayım.
Allah rızası için bilen ya da görenlerin bana bu konuda manevi destek olmasını rica ediyorum.
Bafra Haber Muhabiri'nin Ayvacık'a geldiğini öğrenince bir de derdimi Basın'a açayım dedim.
Lütfen bana bu konuda yardımcı olun. Yalvarıyorum size."
Muhabirimiz, Bafra Büyükcami Avlusuna bırakılıp kaderine terkedilen Suat Yeşilçam için camiye giderek olayın doğruluğunu cami hocası Şevki Şahin'den dinledi.
Hoca Şevki Şahin"doğru fakat bu olay yıllar önce olmuş ve ben değil babam bulup ilgili yere teslim etmiş. Daha fazla da konuşamayacağım çünkü annem vefat etti taziyeye gelen misafirlerim var"dedi.
Olayın kahramanı Suat Yeşilçam ise bu olayın Türkiye Gündemi'ne taşındığını ve yıllar önce Kanal D gibi bazı Ulusal Televizyonlarda konu olduğunu sözlerine ekledi.
YEŞİLÇAM FİLMİ GİBİ
1972 yılında Bafra Büyükcami avlusuna bırakılıp kaderine terkedilen bebek, bu gün Samsun'un Ayvacık ilçesinde, resmi bir kurumda Şef olarak görev yapıyor..
İlk yorum yazan siz olun