Yazıklar olsun!

Yaşar Koca

 “Düşmanlarınızı affedin, bu bir büyüklüktür. Ama onları unutmak büyük bir aptallıktır.”

(J.f Kennedy)

 

Büyük adamlar boşuna büyük olmamışlar. Söyledikleri sözler bile insanın kafasını allak bullak ediyor. J. Kennedy ne güzel söylemiş: Okuduğumda inanın gözümün önünden bir film şeridi gibi çok şeyler geçti. Sizlerde bir an geriye dönmediniz mi? Geçmişte herkesin başından çok üzücü olaylar geçmiştir. Biz kimseyi düşman olarak görmüyoruz, göremeyizde…Ancak çeşitli sebeplerle bizi düşman olarak görenleri elbette dost olarak görüp kucak açamayız. Bize yapılanları, karakterimiz ve ahlakımız gereği elbette affedebiliriz, affetmeliyiz. Ancaaaak: Bize yapılan kötülüklerin kaynağını unutmak ÇOK BÜYÜK APTALLIKTIR. Her ne kadar iyi niyetli olursak olalım, bu aptal olmamızı gerektirmez.

            Zaten geçmişten ders alsaydık, bugün defalarca başımıza gelen gaileler olmazdı. Peygamberimiz ne güzel söylemiş: “Düşmanının silahı ne ise senin silahında en az düşmanının silahı kadar olmalıdır.” İnsanlara her fırsatta ellerinden gelen kötülüğü yapmaktan çekinmeyenler var oldukça, hepimiz her an her türlü olumsuzluğa karşı hazırlıklı olmalıyız. En azından zararımız az olur.

            Zaten toplum olarak her an patlamaya hazır bomba gibiyiz. Anlayış, hoşgörü, nezaket, kibarlık hak getire. Herkes birbirini -çok affedersiniz- yolunacak kaz görüyor. Haksızlar daha fazla bağırıp çağırarak güya haklılığını ispat etmek istiyor. Kiminle nasıl iş yapacağınızı bilemiyorsunuz. Kime güveneceğinizi bilmiyorsunuz. Güya birkaç üniversite bitirmiş, birkaç master yapmış insanların ne hallere düştüğünü, ne kadar kalitesiz olduklarını görünce insan ister istemez haline şükrediyor. Kalite eğitim ne yazıkki öğretimle doğru orantılı değil. Bugün büyük şehirlerde yaşayan öğretim görmüş ama ne yazık ki eğitimden sınıfta kalmış o kadar çok üniversite mezunu var ki…Eskiden ilkokullarda “hal ve gidiş” dersleri olurdu. Hepimizin bu dersi pekiyi olurdu. Yani bir tane pekiyimiz garanti idi. Aslında bugün üniversitelere koymak lazım halvegidiş dersini! Mezun olduklarında insanları dolandırmayı değil, dürüstlüğü öğrenirlerdi belki gençlerimiz.

            Benim gariban köylü vatandaşım: İki elleri öpülesice vatandaşım! Bilse ki değerinin ne kadar büyük olduğunu bazı insanların yanında. Şapkasını daha bir yukarıya doğru kaldırır ve benim Çarşambalı gençlerim gibi daha bir gururla ayakkabılarının topuğuna basar ve öyle yürürdü. Siz Çarşambalı gençler gururla yürüyün topuklarınıza basarak. Siz ey Bafra"lı, Alaçam"lı Vazirköprü"lü Ladik"li Kavak"lı ve daha sayamadığım birçok ilçedeki köylü vatandaşlarım sizler kimseyi kendinizden büyük görmeyin. Sizler inanın o kendilerini çok büyük gören kişilerden çok büyüksünüz. Ellerinizden öpmek herkesin harcı değil. O eller çok kutsaldır.

            Ne güzel söylemiş Atatürk: “Köylü milletin efendisidir.”

            Sizler gerçek efendilersiniz.

            Hepinizin toprak kokan ellerinden öpüyorum.

Saygıyla kalın efendim.

           

           

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.