Samsun'da Derebahçe Mahallesi'nde özellikle Mert Irmağı kıyısında inşaat hafriyatları, moloz ve çeşitli çöplerin yasak olmasına karşın çevreye gelişi güzel atılmasının önüne bir türlü geçilemiyor. Yol kenarlarına bırakılan hafriyatlar çöp yığın haline gelirken Samsun'daki doğa ile ilgili sivil toplum kuruluşları duruma tepki gösteriyor. Derebahçe Mahallesi'nde Büyükşehir Belediyesi'nin "Yol boyu çöp ve moloz dökmek yasaktır. Dökenler hakkında cezai işlem yapılacaktır" yazılı tabelasının hemen yanında tabeladaki yazıyla çelişen hafriyat tepeleri ise trajik komik bir görüntü oluşturuyor. Çevre kanunu gereğince yasak olduğu halde çevreye gelişi güzel çöp ve moloz dökenlere kişi başına 27 bin YTL idari para cezası uygulanmasına ilişkin cezai yaptırım bulunurken, Samsun'daki doğa ve çevre ile ilgili sivil toplum kuruluşları, bu durumun bir türlü önüne geçilememesine tepkili.
ÇEVRE AÇISINDAN SAKINCALI BİR DURUM
Gelişi güzel atılan hafriyat ve çöplerin bölgedeki toprak yapısını olumsuz etkileyeceğini belirten Samsun Doğayı Koruma Derneği (SAMDOK) Başkanı Murat Bulut, "Bu tür dolgular toprağın yapısını bozar. Çöp atıkları kimyasal atıklar yeraltı sularıyla birlikte ırmağa akacaktır. Mert Irmağı geçmiş yıllarda zaten bu nedenle aşırı bir kirlilik yaşamıştı. Irmak yatağına atılan bu atıklar ırmağın akış alanını da engelliyor. Öte yandan ırmağın içinde metan gazının oluşmasına ve oradaki doğal yaşamın olumsuz etkilenmesine sebep oluyor. Biyolojik yapı bozuluyor. Belediyenin bu durumu takip etmesi lazım. Büyükşehir belediyenin zabıta ekiplerinin devriye gezmesi lazım. Vatandaşlarında biraz daha duyarlı olup hafriyat dökümü halinde belediyeye bildirmeleri lazım. Çevre açısından sakıncalı bir durum. Mutlaka önüne geçilmeli. İlgili kurumlar görevlerini yerine getirmeli. Bunu yapanlara yasa gereği verilmesi gereken ceza verilmeli" diye konuştu.
ATIKLARIN BELİRLENEN ALANLARA DÖKÜLMESİ SAĞLANMALI
Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) İl Temsilcisi Ömer Faruk Sönmez ise, dere yataklarının temizliğinin çok önemli olduğunu belirterek, "Birer doğal alan olan dere yatakların korunması ve tanzimi ilgili kanunla DSİ teşkilatına verilmiş olup belediyelerimizin de atık alanlarını ilan edip buraların her türlü atıktan bertaraf edilmesini sağlamaları lazım. Ayrıca Karadeniz Bölgesini tehdit eden sellerin en önemli nedenlerinden birisi de dere yataklarının özenle korunmaması veya daraltılması sonucu ortaya çıktığı unutulmamalıdır. Vatandaşlarımızın bu konuda duyarlı olması elbette önemli ancak ilgili kurum ve kuruluşların gerekli izlemeleri sürekli yapmaları bu konudaki kanunlardaki mevcut yaptırımları uygulamaları gerekmektedir. Ülkemizde gerek sahillerimiz gerek dere ve göl yataklarımızın yeterli denetimlerle korunamadığını görüyoruz. Oysa bunun sonuçlarının hem doğal alanların tahribi hem çarpık kentleşmeye neden olması ve sel ve taşkınlarla ekonomik bezen de can kayıpları ile sonuçlanan facialara yol açması açınılmazdır" dedi.
Yaprak KOÇER