YAPAY ZEKÂ VE İNSANIN GELECEĞİ...

Sami Kesmen

İnsanlık tarihi, aklın ve zekânın ortaya koyduğu başarılarla doludur. İnsan, aklını kullanarak tabiatı tanımış, bilim üretmiş, teknoloji geliştirmiş ve hayatını kolaylaştıracak sayısız imkâna kavuşmuştur. Ancak bugün insanlık, geçmişte yaşamadığı kadar önemli bir gelişmenin eşiğindedir. İnsan, kendi zekâsını kullanarak geliştirdiği yapay zekânın, gelecekte kendi zihinsel kapasitesini aşabileceği bir döneme doğru ilerlemektedir. Bu gelişme, yalnızca teknolojik bir ilerleme değildir. Aynı zamanda insanın varlığını, iradesini, ahlâkını, sorumluluğunu ve geleceğini ilgilendiren çok yönlü bir meseledir.

Yapay zekâ, insan zekâsının ürettiği teknolojik bir sistemdir. Süper zekâ ise insanın zihinsel kapasitesini çok geniş alanlarda aşabilecek varsayımsal bir yapay zekâ seviyesidir. Bugün yapay zekâ, belirli alanlarda insanın yapabileceklerini aşmış durumdadır. Ancak bütün zihinsel alanlarda insanı geride bırakan genel bir süper zekânın ortaya çıktığı henüz bilimsel olarak gösterilmiş değildir. Burada üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir çelişki bulunmaktadır. İnsan, kendi aklıyla geliştirdiği bir sistemin, bir gün kendisinden daha yüksek zihinsel kapasiteye ulaşması ihtimaliyle karşı karşıyadır.

Zekâ; insanın anlama, öğrenme, değerlendirme ve problem çözme kabiliyetidir. Ancak zekânın yüksek olması, onun mutlaka doğru kullanılacağı anlamına gelmez. Çok zeki bir insan, zekâsını insanlığın yararına kullanabileceği gibi, insanlığın zararına da kullanabilir. Dolayısıyla zekânın büyüklüğü kadar, hangi amaçla kullanıldığı da önemlidir. Bilgi sahibi olmak, hikmet sahibi olmak değildir. Her bilen doğruyu tercih etmez. Her akıllı insan vicdanlı değildir. Her güçlü insan adaletli davranmaz. Yapay zekâ çok büyük miktarda bilgiyi işleyebilir. İnsanların yıllarca uğraşarak yapabilecekleri bazı çalışmaları dakikalar içerisinde gerçekleştirebilir. Ancak bilgi işleme gücünün yüksekliği, onun vicdan sahibi olduğunu veya ahlâkî sorumluluk taşıdığını göstermez.

Tarih boyunca insan, geliştirdiği teknolojiler sayesinde güç kazanmıştır. Ancak her yeni güç, beraberinde yeni sorumluluklar ve tehlikeler getirmiştir. Atom enerjisi bunun önemli örneklerinden biridir. Aynı bilimsel bilgi, insanlığın enerji ihtiyacını karşılamak için de, büyük yıkımlara sebep olacak silahların geliştirilmesinde de kullanılabilir. Yapay zekâ konusunda da benzer bir durum söz konusudur. Tıpta hastalıkların teşhisini kolaylaştıran, eğitimde öğrenmeyi destekleyen, bilimsel araştırmaları hızlandıran yapay zekâ; yanlış ellerde aldatmanın, manipülasyonun, gözetimin ve haksızlığın aracı hâline gelebilir. Daha önemlisi, insanlar düşünme, araştırma, sorgulama ve karar verme sorumluluklarını bütünüyle yapay zekâya devretmeye başlarsa, zaman içerisinde kendi zihinsel kabiliyetlerini yeterince kullanmayan bir topluma dönüşebilirler. Bu durumda insan, teknolojik bakımdan güçlenirken zihinsel bakımdan bağımlı hâle gelebilir. En büyük tehlike, yapay zekânın insandan daha zeki olması değil; insanın kendi aklını kullanmaktan vazgeçmesidir.

Gelecekte yapay zekânın hangi seviyeye ulaşacağını bugünden kesin olarak bilmek mümkün değildir. Ancak gelişmeler, insanın yalnızca teknolojiyi üretmekle yetinemeyeceğini, aynı zamanda onun kullanımına ilişkin ahlâkî ve hukukî sınırları da belirlemek zorunda olduğunu göstermektedir. İnsan, kendisinden daha güçlü makineler üretmiştir. Kendisinden daha hızlı araçlar geliştirmiştir. Kendisinden daha hassas ölçüm yapan cihazlar icat etmiştir. Şimdi ise bazı zihinsel faaliyetlerde kendisinden daha başarılı sistemler geliştirmektedir. Bütün bunlar insanın değerini azaltmaz. Çünkü insanın değeri yalnızca hesaplama, hatırlama ve problem çözme kapasitesinden ibaret değildir. İnsanı değerli kılan; aklıyla birlikte iradesi, vicdanı, merhameti, ahlâkî sorumluluğu ve tercihleriyle ortaya koyduğu şahsiyetidir. Kur'an'da, "Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık." (İsrâ,70) buyurulmaktadır. İnsanın bu şerefini yalnızca zekâ seviyesine bağlamak doğru değildir. İslâm düşüncesinde insan, aynı zamanda sorumluluk taşıyan, iyilik ve kötülük arasında tercih yapabilen bir varlıktır. Bu sebeple yapay zekâ ile insanı değerlendirirken yalnızca zekâ üzerinden mukayese yapmak eksik bir yaklaşım olacaktır.

İnsanlık için asıl tehlike, teknolojinin gelişmesi değil; teknolojik gelişmeyle ahlâkî gelişmenin birbirinden kopmasıdır. Bilim ilerlerken adalet gerilerse, teknoloji gelişirken merhamet azalırsa, bilgi çoğalırken hikmet kaybolursa, insanlık sahip olduğu imkânların bedelini ağır ödeyebilir. Güçlü teknoloji, güçlü ahlâkla desteklenmediğinde insanlığın huzurunu garanti edemez. Bu sebeple geleceğin eğitim anlayışı yalnızca daha bilgili ve daha başarılı insanlar yetiştirmeyi hedeflememelidir. Aynı zamanda ahlâklı, sorumluluk sahibi, vicdanlı ve muhakeme kabiliyeti gelişmiş insanlar yetiştirmelidir. Çünkü geleceğin dünyasında bilgiye ulaşmak giderek kolaylaşırken, doğru bilgiyi yanlıştan ayırmak ve elde edilen bilgiyi doğru amaçlarla kullanmak daha fazla önem kazanacaktır.

Yapay zekâ, insan aklının önemli başarılarından biridir. Süper zekâ ise bu başarının gelecekte ulaşabileceği muhtemel seviyelerden birini ifade etmektedir. İnsanlık, yapay zekâyı bütünüyle reddederek geleceğini inşa edemez. Ancak hiçbir ahlâkî ve hukukî sınır tanımadan teknolojiye teslim olarak da huzurlu bir gelecek kuramaz. Yapılması gereken, yapay zekâyı insanın rakibi veya efendisi olarak değil; insanlığın yararına kullanılacak, denetlenebilir ve sorumluluğu insanlarda kalacak bir imkân olarak değerlendirmektir. İnsan zekâsı yapay zekâyı üretmiştir. Yapay zekâ bir gün insan zekâsını aşabilir. Ancak insanlığın geleceğini belirleyecek asıl mesele; zekâların üstünlüğü değil, o zekâyı yöneten değerlerin üstünlüğüdür. Zekâ güç üretir, hikmet yön verir, ahlâk ise o gücün sınırlarını belirler. İnsanlık, geleceğini; yalnızca daha zeki makineler üreterek değil, daha ahlâklı insanlar yetiştirerek güvence altına alabilir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.