YAĞ TULUMU ARZUHALCİ VE ŞARAPÇI KIZI

Adnan Bahadır

    Uzun zamandan beri hafta sonu hikâyelerimize ara vermiştik, bugün Tarihi Amisos kentinde yaşanan hikâyeler zincirimize devam edeceğiz. Her hikâyemizin başında bu hikâyenin kimseyle ilgisi yok, Tarihi Amisos kentinde M.Ö. 300’lü yıllarda yaşanmış hikâyeler desek de bazıları üzerlerine alınıp soluğu mahkemelerde alıyorlar. Ancak biz birileri rahatsız oluyor diye işimizden vaz geçecek halimiz yok, işimizi yaparken de başkalarından alıntılar, çalıntılar yaparak değil, kafamıza göre geçmişte yaşanması muhtemel olayları tasarlayarak hikâyelerimizi yazmaya devam edeceğiz. Hani tarih tekerrürden ibarettir derler ya bazıları yazdığımız hikayeleri üzerlerine almaya kalksalar da bizim işimiz, hafta sonları siz değerli okurlarımızı stresten uzak tutacak ama ders alınması gereken hikâyeleri yazmaya devam edeceğiz.

     Bugünkü hikâye kahramanımız Tarihi Amisos kentinde yaşamış olan Yağ Tulumu lakaplı Arzuhalci ve Şarapçı kızı olacak. Hikâye kahramanımız, Rum Pontus İmparatorluğu bölgesinden Amisos kentine göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş. Amisos kentinde yaşayan Yağ Tulumu’nun, iş olarak bir kaç mesleği varmış. Bu meslekler arasında arzuhalcilik, bina yapım işleri, eğlence mekanları çalıştırmak varmış. Hangi mesleği yaparsa yapsın hiç birinde ahlaki değerlere saygısı olmayan Yağ Tulumu kilo olarak da fazla kilolu olduğu için etrafında Yağ Tulumu olarak bilinirmiş. Onun için her şey menfaat, para ve makammış. Bu değerlerin dışındaki değerlere inanıyor gibi gözükse de asla öyle bir yapıya sahip değilmiş. Bu karakteri nedeniyle de hayatı boyunca dost edinme imkanı bulamamış, dostları kısa vadeli menfaat birlikteliği yaptığı insanlarmış.

     Yaşadığı dönem yaklaşık olarak Musa aleyhisselamın dönemine denk geldiğinden Musa aleyhisselamın getirdiği hak kitap olan Tevrat’a inanıyormuş gibi görünüp Musa aleyhisselama yakın durmaya çalışsa da ruhen Musa aleyhisselamın peygamberliğini tasdik etmiyormuş. Ruhen Firavun’a iman etse de Musa aleyhisselama ve O’na İman edenlere ben İman ettim diyormuş. Amisos kentinin yöneticilerinden Tranociris isimli yönetici ile önceleri hiç anlaşamasa da daha sonraları yaşanan enteresan bir olay sonucunda bir birleri ile  kanka olmuşlar. Yaşanan olay nedir derseniz, Amisos kentinde yöneticilik yapan Tranociris adlı yöneticinin yanlış icraatlarından rahatsızlık duyan temsilciler meclisinnin Amisos kenti üyeleri konuyu İmparatorluğun liderine şikayet etmişler. Yağ Tulumu da bu esnada İktidarda bulunan Hizip de yöneticilik yaparmış, İmparator Tranociris ile Temsilciler meclisinin üyelerini İmparatorluk merkezine çağırıp konuyu tartışmaya açınca, Yağ Tulumu da bunu duyup soluğu İmparator’un mekanında almış. İmparator temsilciler meclisi üyeleri ile Tarnociris’i dinleyince temsilciler meclisi üyeleri Tarnociris’in halka zulmettiğini, halkın adeta isyan etmek üzere olduğunu söyleyince Yağ Tulumu sırf Tranociris’in gözüne girmek için anında ona sahip çıkıp İmparatora “Hayır efendim konu Temsilciler meclsi üyelerinin dediği gibi değil, burada Tranociris çok haklı” deyince İmparator Tranociris’e hak verip onu salıvermiş. Yağ Tulumu bu operasyonla daha önce hiç sevmediği Tranociris’in gönlünü almayı başarmış ve o tarihten sonra yaptığı yanlış, doğru her şeyi Tranociris onaylamış.

      Bu arada İmparatorluk’ta Hanif dinine inandığını söyleyen ama aslında Sabetay Sevi’nin dedeleri olan imansızlar grubu piyasaya çıkıyor, Tranociris ve Yağ  Tulumu bu akımın en hararetli savunucuları arasında yer almakla kalmayıp, dünya genelindeki grubun gezilerine iştirak etmekten de geriye kalmıyorlar. Grubun asıl hedefi siyonizmi dünyaya hakim kılmakmış. Bu bağlamda dünyanın her yerinde kendilerine destek bulmuşlar. Yağ Tulumu’nun Amisos kentinde okuyan kızı iptidaiye, vüsta ve diğer okulları bitirdikten sonra Darulfünün’u okumak üzere Kostantiniye’ye gidiyor, burada Sabetay Sevi’nin dedelerinin siyonist barınma mekanlarına yerleştikten sonra geceleri ora senin bura benim derken Amisos kentinden bazı gençlerin şehadetiyle her gece Şarap içtiği ortaya çıkıyor. Bu olay Kostantiniye’de ortaya çıkmasına çıkıyor ama Yağ Tulumu bunu Amisos kentinde hiç kimseye duyurmadan Hanif dinine inanıyormuş gibi gözükmeye devam ediyormuş. Olay sadece bununla da kalmamış, Yağ Tulumu Amisos Mutasarrıfı’na da yaklaşıp onun sayesinde birçok yanlış işler yapıyormuş. Nedir bu yanlış işler derseniz, izin verin de o hikâyeleri de başka yazılarda yazalım. Kanaatimce bugünlük bu kadar yeter. Önümüzdeki hikâyelerimizde Yağ Tulumu’nun sağlık alanındaki başarıları, bina yapım işlerindeki başarıları ve Sahtekar Muzo’nun maceraları ile devam edeceğiz, şimdilik hoşça kalınız.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (10)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.