VEKİLE,BÜROKRATA KEPÇEYLE,MEMURA ÇAY KAŞIĞI İLE
DESK-Demokratik Sendikalar Konfederasyonuna bağlı DOS-Demokratik Ofis Sen Samsun İl Başkanı Fevzi Gül, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in sendikaların tekliflerine karşılık olarak, bütçedeki yüzde 5,1'lik zam ödeneğiyle karşılık vermesine sert tepki göstererek toplu görüşmelerden sorumlu devlet bakanı varken maliye bakanın bu cümleleri sarf etmesi talihsizliktir. Toplu Görüşme Masasına oturulduğunda yürürlükte olan anayasamızın 55. maddesinin uygulanmasını istiyoruz.'' dedi.
ÖĞLE YAĞMA YOK
DESK-Demokratik Sendikalar Konfederasyonuna bağlı DOS-Demokratik Ofis Sen Samsun İl Başkanı Fevzi Gül, yaptığı yazılı basın açıklamasında şu sözlere yer verdi: Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek'in basın yayın kuruluşları aracılığı ile sendikaların tekliflerine karşılık olarak, bütçedeki yüzde 5,1'lik zam ödeneğiyle karşılık vermesinin toplu görüşmelerden sorumlu devlet bakanı ve toplu görüşme masasında memuru temsilen oturacak olan sendikalara karşı bu cümleleri sarf etmesi talihsizliktir. Çünkü sayın bakan toplu görüşmelerden sorumlu bir devlet bakanı değildir. Kendisine henüz bir görüş de sorulmamıştır. Sayın Başbakanımızın, sürekli her platformda söylediği herkes kendi işini yapsın sözünü unutmuş olacak ki, böyle talihsiz cümleler sarf etmiştir. Toplu Görüşme Masasına oturulduğunda yürürlükte olan anayasamızın 55.maddesinin uygulanmasını istiyoruz. Sayın bakan geçtiğimiz yakın günlerde Milletin Vekiline % 200, devletin bürokratına % 100 zam yapılırken neredeydi? O zaman maliyenin bütçesinde para vardı da, bugün memura gelince mi bütçe açığı doğdu! Bu ücretlendirmeler yapılırken sizde adalet, bizde maliyenin kasası gönünde bulunduruluyor. Ülke de bazı insanlar vardır, onlar çalışırsa ücretlerinde adalet gözetilir. Bazıları vardır ki, onların ücretleri hesaplanırken ülkenin ekonomik ve sosyal durumu göz önünde bulundurulur denilmektedir. İşte çifte standart budur.
ADALET BİZDE KASA SİZDE
Bireysel olarak emeğin karşılığının alınmasından da öte, özelde milli genelde küresel servetin eşitlikçi bir anlayışla, özellikle üzerine bastırarak söylemek istiyorum Üretime Katılım oranında adil bir paylaşım meselesi olduğunu dile getiren Gül ,Hemen söylemem gerekir; biz emeği ile geçinen Kamu Çalışanlarının temel uzlaşma zemini ücrettir. Anayasamızın 55.maddesi der ki; Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır. Hani nerde bu tedbirler, nerde? Ay çok pardon! Unutmuşum
Tedbirler sadece ekonomi, vekil, bürokrat için alınırdı değil mi? Ve Ekonomimi iyi değilken çalışanlar için nasıl tedbir alınabilir ki
Zaten ekonomimiz iyiye mi yoksa kötüye mi gidiyor onu da açıkçası anlayabilmiş değiliz. Tıpkı Karadeniz havası gibi! Bir güneşli, bir bulutlu
Bir deniyor ki; ekonomimiz iyiye gidiyor, sonra bakmışsınız ki tam memur toplu görüşme sürecine oturacak, hükümetlerden çatırtı sesleri yükselmeye başlıyor; kasada memura verilecek yıllık % 5,1' tan fazla tek kuruş yok. Ekonomimiz iyiye mi gidiyor, yoksa kötüye mi? Artık bir karar verin aklımız karıştı
Valla bu ekonomi nasıl bir şey böyle, ben bir şey anlamadım.
ÜCRET ADALETSİZLİĞİ
Gül, ayrıca kurum çalışanları arasında ücret adaletsizliği yaşandığını da belirterek sözlerine şöyle devam etti. Gül,İşte benim Devletim, 657 sayılı Devlet Memurları Yasasıyla çalışanları arasında bile adaleti gözetememektedir. Memurlar, yıllardır Hükümetler tarafından sürekli eşit işe eşit ücret politikaları ile oyalanmaktadır. Ve bugüne kadar eşitlik ilkeleri ile bağdaşmayan kararlar alınmış ve Devlet Memurlarına çeşit, çeşit ücret politikaları uygulanmıştır. Bu nasıl bir adalet? Bu neyin adaleti? Devlet Memurları, Milletin Vekiliyle, Devletin Bürokratıyla, Kamu İşçileriyle, Askerle, Polisle, Mühendis ve Doktorla aynı ülkenin şartlarında yaşıyorken, iyileştirmeler aynı oranda yapılmadı. Soruyorum şimdi sizlere; Adalet bunun neresinde? Her fırsatta muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmaktan söz ediliyorken, Sendika Yasası ve Memur Ücretleri konusunda neden Ortadoğu ülkelerinin bile gerisinde kalıyoruz. Tutturmuşlar bir söylem gidiyorlar, her cümlenin içinde o sihirli sözcük! Neymiş; Aman ha istikrar
Hani nerde istikrar? İnsani olan her şeyin tüketildiği kapitalizmin bizleri sömürü aracıdır sizin dediğiniz o istikrar
İstikrar bozulmasın diyerek memuru açlık ve sefalete itmek midir sizin dediğiniz o istikrar? dedi.
Bekir DURAN
Vekile mübah, memura günah mı?
DOS-Demokratik ofis Sen Samsun İl Başkanı Fevzi Gül,Hükümet sözcüsünün Toplu Görüşme Masasına Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in teklifleri ile gelmeleri halinde masayı terk etmeleri gerektiğini ifede etti.
İlk yorum yazan siz olun