VEFA VE ZAMLAR

Adnan Bahadır

Bugün belediyelere kaldığımız yerden devam etmeyi düşünüyorduk ancak iki konuya değindikten sonra belediyelere yerimiz kalırsa devam edeceğiz. İktidarın yaptığı güzel işleri övdüğümüz gibi yanlışlarını da yazmak zorundayız. Bu, cebimize dokunduğundan değil, vatandaşın durumunu anlatmak bakımından kendimizden örnek vererek toplumu aydınlatmaya çalışacağız. Geçtiğimiz Nisan ayında 267 metreküp doğal gaz kullanmışız, karşılığında ise 3513 TL ödemişiz. Mayıs ayında gelen faturada ise 217 metreküp doğal gaz kullanmışız, karşılığında ise 4019 lira doğal gaz faturası geldi. Nisan ayından 50 metreküp az yakmış olmamıza rağmen 500 lira fazla fatura geldi. Genel müdüre durumu yazınca, “Dua et ki Mayıs ayında 217 metreküp yakmışsın. 240 metreküp yakmış olsaydın 8.038 TL fatura gelecekti” dedi. Dağıtım şirketlerinin bu konuda yapacakları bir şey yok. Kısa adı EPDK olan Enerji Piyasası Denetleme Kurulu faturaların nasıl olacağını ayarlamakta. Faturayı görünce hanıma dedim ki: “Hanım, bu fatura bizim için önemli değil, öderiz. Dar gelirlilerin hali ne olacak? Allah onlara yardım etsin.” AK Parti yöneticileri bu gidişle ne kadar uğraş verirlerse versinler, CHP belediyelerine ne kadar operasyon yapılırsa yapılsın seçimde asla iktidar yüzü göremezler, haberleri ola. Konuşurken yok Karadeniz’de şu kadar gaz çıktı, yok Gabar’da bu kadar petrol çıktı diye kimseye hava atmaya kalkmasınlar. Vatandaş ne Gabar’daki petrolü bilir ne Karadeniz’deki doğalgazı bilir; cebinden çıkan doğal gaz, elektrik ve su faturasını nasıl ödeyeceğini bilir. Vatandaş zaten burnundan soluyor. Elektrikte ve doğal gazda yapılan bu düzenlemelerden ciddi anlamda rahatsız. Buna mutlaka bir çare bulunmalı.

Gelelim ikinci konumuza. Bazen siyasetçilerin ve basın camiasının üzerinde durduğu konuların ne kadar yanlış değerlendirildiğini görünce bunu neden yapıyorlar diye merak eder dururum. Atakum’daki Türk-İş Eğitim Merkezi’nin yerine yapılan, merhum Mustafa Demir döneminde başlayıp şimdilerde bitmesine yaklaşılan ucube kütüphane binasıyla ilgili Halit Başkan’ın Mustafa Demir ismi verilecek açıklamasının ardından bazı siyasetçilerin, “Vay efendim bu yetki yasa gereği Belediye Meclisi’nde, Mustafa Demir ismini veremezsin” diye açıklama yapınca her kafadan bir ses çıkıp yok referandum yapılsına kadar işi ileriye getirenler oldu. Kimse çıkıp demedi ki bu ucube ne işe yarayacak? Devlete yaklaşık olarak bir milyar liraya mal olan bunca büyük bir kütle Atakum’un göbeğinde ne işe yarayacak, işlevi ne olacak? Belediyenin böyle bir hizmete ne kadar ihtiyacı var, toplum ne kadar okuyor, kütüphanelerin doluluğu nedir? Buraya harcanan parayla şehre çok daha lüzumlu yol, otopark yapılması daha yararlı değil miydi? Oradan her geçtiğimde “Yazık günah, bu kadar parayı buraya harcamak doğru değil” demeden geçemedim. Ben şahsen merhum Mustafa Demir’i hep hayırla yad eden bir kişi olarak bu yaptığı yatırımı asla ve kata tasvip etmedim.

Öğrendiğim kadarı ile binanın yapımında Kültür Bakanlığı’nın da katkısı olmuş. Çalıştırılması konusunda nasıl bir planlama olacak henüz net olarak kimse bilmiyor. İçerisinde sosyal alanların yanında ticari alanlar da olacak mı yoksa tamamen sosyal içerikli bir proje mi olacak onu ilerleyen günlerde hep birlikte göreceğiz. Şahsen o binanın Samsun halkına farklı alanlarda da hizmet etmesini ve yapılan onca yatırımın heba olmamasını temenni ederim. İsim olarak Mustafa Demir’in adının verilmesine gelince; ortalığı velveleye vermenin alemi yok. Merhum Mustafa Demir’i severiz, sevmeyiz bu ayrı bir konu ama adam bu şehirde üç dönem milletvekilliği, bir dönem bakanlık ve bir dönem de büyükşehir belediye başkanlığı yapmış bir kişinin isminin bir binaya verilmesi kadar doğal bir şey olamaz. Başkan Halit Doğan’ın bu ismi meclisten geçirmeden zikretmesi de gayet doğal. Zira Büyükşehir Meclisi’nin büyük bir kısmı Cumhur İttifakı’nda. Başkan ne derse meclis üyeleri arkasında durur, bunu herkes biliyor. Olayı farklı yöne çekip siyaset yapma adına kamuoyunun dikkatini çekmeye çalışmak ciddi siyasetçilerin yapmaması gereken bir iştir. Bu ayki Büyükşehir Meclisi’ne Fevzi Çakmak Mahallesi’nde yapılmakta olan spor kompleksinin adının Muzaffer Önder olarak, Atakum’daki kütüphanenin de Mustafa Demir olarak belirlenmesi teklifi gelecek. Bakalım CHP grubu ne yapacak. Y.Z. Yılmaz’ın adını taşıyan otogar var, Kemal Vehbi Gül’ün adını taşıyan bulvar vardı. 1980 ihtilalinde Kenan Evren onu değiştirip 100. Yıl Bulvarı yaptı. Bana göre yanlış yapıldı. O bulvarın mimarı ve emekçisi Vehbi Gül’dür. Tekrar adının o bulvara veya başka bir mekana verilmesi lazım. Şehre hizmet eden kim olursa olsun, hangi partili olursa olsun vefa gösterilip adının yaşatılması gerekir. Yazı başlığımı neden Vefa ve Zamlar koyduğumu sanırım şimdi anladınız. Belediyelere gelmeden yine yerimiz bitti ama sorun değil, nasip olursa önümüzdeki yazılarda kaldığımız yerden devam ederiz. Bugünlük de bu kadar, kalın sağlıcakla.

NOT: Bu haftaki Web TV yayınımızda Samsunspor’un Nuri Asan Tesisleri’yle ilgili gelişmeleri konuşacağız.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.