VATANDAŞIN DEVLETİ’NE GEÇİŞ OLMALI

Adem Alan

Yerleşik anlayış, Devletin Vatandaşı, Devletin Memurudur.

"Devlet  Memuru" tabiri, çağlar boyunca vardır.
Bu günkü anlayış ise; Osmanlı'dan kalmadır. (Memurin Muhakematı Kanunu-1913)..

1990'lı yıllarda ufak tefek değişiklikler yapıldı ama öz hep aynıdır.

Osmanlı'da "vatandaşlık" kelimesinin karşılığı; "Teb'adır. Tabi olan demek.

Hukuken ikisi aynıdır ama uygulama maalesef hukuktaki gibi değildir.

Cumhuriyet döneminde; "Vatandaşlık" kavramı getirildi .

Hukuken vatandaş olduk ama uygulama'da; Teb'a  anlayışı devam etti !

Hatta öyle devam etti ki;

Osmanlı'da; Devlet demek; Hanedan demekti...

Cumhuriyet döneminde ise; güya "Demokrasi" ye geçtik ama değişen fazla bir şey olmadı...

"Devlet" demek; "İktidar" demekti.

"İktidar" demek; "İktidardaki Parti" demekti...

Kısacası “isim” değişti !

Atatürk ve İnönü döneminde bu uygulama devam etti...

Gerekçe: "Geçiş dönemiydi"...

Devlet Memuru'nun düğmesini koparmanın cezası 6 aydan başlardı...

1950'de DP iktidara geldi,

Vatandaş sandı ki; Hürriyet gelecek, gerçekten vatandaş olacak...

Garip olan şu ki; 1876'da ilk Meclis denememiz olan Meclis-i Mebusan ve devamında seçimleri kazanan partinin adı;

"İttihad ve Terakki Partisi (Kuruluş,1889) idi...

Anlamı; "Birlik ve İlerleme, yükseliş partisi"

İttihat ve Terakki'nin rakibi kimdi?

Ahrar Partisi; Hürriyet Partisi...

Arada bir sürü partiler kuruldu, kapandı / kapatıldı...

Hepsinin adında, birlik, hürriyet veya ilerleme vardı...

Hatta CHP'nin adına dikkat edin!

Cumhuriyet Halk partisi;Halkın Cumhuriyeti partisi değil mi !

Uygulamada ise, daima halk değil Jakoben takım hakim olmuştur.

Halk sadece destekleyen, alkışlayan, mecburen oy veren figüran konumundadır...

 1950'de; DP iktidar oldu, sloganı neydi? “Yeter söz Milletin”!

10 yıllık DP döneminde; söz Milletin oldu mu?

Maalesef olamadı!

Ufak tefek iyileşmenin yanında, çıkan kanunların ve dış borçlanmaların, NATO'ya teslimin, Kore savaşına ABD hatırına katılmanın olduğu, Atatürk'ü koruma Kanununun çıkarıldığı dönemdir DP dönemi.

Karşılığında güya Ezan aslına döndürülmüştür ki, işin aslı öyle değildir !

Ezanı Meclis locasından bile, aslına uygun okuyabilme mücadelesini veren inançlı insanların bu mücadelesine, DP  mirasyedi gibi konmuştur…
Eğer 1960 darbesi olmasa ve Üç  Devlet Adamı zulmen asılmasaydı, DP’ de diğer partiler gibi kendi kendini bitirme sürecine zaten girmişti…

Sonuç?

150 yıldır, kağıt üzerinde yazıldığı gibi; “vatandaş” hiç olunamamıştır.

Çünkü "Ceberrut Devlet" anlayışı iktidara gelen her parti için, paylaşılmaması gereken büyük ve güzel bir pastadır...

Düzelmeyecek mi diye sormaya gerek yok!

150 yılda gördüğümüz ve yaşadığımız kadar düzeldi işte!

Bundan sonrası; Ya tekrar geriye dönüp Teb'a olmaktır ya da gerçekten Vatandaş olabilmenin mücadelesine devamdır…

İnşallah bir gün Siyasi Hukuk’tan gerçek Hukuka geçeriz de “vatandaş” oluruz.
Zor da olsa, ev ödevimiz bu olmalı !

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.