VALİ BEY VE BAŞKANLIK SİSTEMİ

Adnan Bahadır

                                         VALİ BEY VE BAŞKANLIK SİSTEMİ

      Yazı Başlığını gören birçok okurumuzun, Vali Bey ile Başkanlık sisteminin ne ilgisi var diyeceğini çok iyi biliyorum. Ancak bugün; Vali Bey’in geçenlerde yaptığı bir açılış konusunda biraz detay verdikten sonra, Başkanlık sistemiyle ilgili görüşlerimi yazacağımdan, yazı başlığını bu şekilde koydum. Devlet protokolü katılacağı  açılış, tören ve bunun gibi konularda çok titiz davranmak zorundadır. Örneğin açılışı yapılacak mekanın sahiplerinin en ince detayından tutun da, açılışı yapılacak mekanın, ruhsatının olup olmadığına varıncaya dek her detay araştırıldıktan sonra, törene iştirak edilir. Devlet Protokolünün gereği budur. Bu detayı kim inceler derseniz; öncelikli olarak talimat amirler tarafından verilir, gerisi ilgili birimlerce takip edilir, ancak her ne hikmetse AK Parti iktidarlarında, eski Valimiz Mustafa Demir’den sonra, hiç kimse bu detaya önem göstermeden, paldır-küldür açılış, tören ve merasimlere katılmakta olduğu gözlenmekte. Öyle ki geçmişte bir Bakan’ın katıldığı bir açılış mekanı ile ilgili, yapılan ihalenin edinimine fesat sokulduğu için Ağır Ceza Mahkemelerinde davalar olmasına rağmen Bakan Efendi, hiç çekinmeden o açılışa katılmıştı.

             Bir Devlet Büyüğü, bu detaya dikkat etmeksizin o tür açılışlara katılması ne anlama gelir bilir misiniz? O iş yeri sahiplerinin şayet gayri meşru işleri varsa, o işleri meşru hale getirmek için bulunmaz bir fırsattır. Haklarında bir sürü Çete davası olan ve halen bu davaların devam ettiği kişilerin, ortak oldukları iş yerlerini açmak ne Vali’nin işidir ne de siyasetçilerin işidir. Bu tür açılışlara katılan insanlar babam dahi olsa, gözlerinin yaşlarına bakmaksızın onları topluma anlatacağımızdan kimsenin en ufak şüphesi olmasın. AK Parti İktidarının yaptığı en güzel icraatlardan bir tanesi de Çetelerle mücadeledir. Bu iktidar döneminde, bu tür insanlara hayat hakkı tanıyan kim olursa olsun, AK  Parti iktidarının onu affetmeyeceği açık ve net ortada olmasına rağmen, bazı Devlet adamlarının en ufak bir inceleme yapmaksızın, bu tür ilişkiler yumağındaki insanların açılışlarına katılmaları, akıllara durgunluk verecek boyutta bir olay olduğu açıkça ortada. Vali Bey’i bu konuda buradan uyarıyorum! Gittiği açılışlarla ilgili, çok iyi araştırma yapmalı veya yaptırmalı. Aksi halde bu şehirde, daha önce onca uğraş ve sıkıntılı süreç yaşanılarak, verilen mücadelede gelinen noktayı, geriye çevirme noktasında yumuşak davranırsa bunun vebalini ne bu dünyada ne de ahiret de ödeyemez. Ne demek istediğimi anlayan anladı! Vali Bey’e de birileri anlatsınlar, aksi halde biz anlatırız ve anlatıyoruz. Bu konuyu şimdilik burada bırakarak ikinci konumuza geçmek istiyorum.

Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi, kimse gerçek düşüncesini açıklamadığı için bu şehirde gerçekleri yazmak bu fakire kalıyor. Kimisi patronundan korkusuna, kimisi ağa babalarından korkusuna, kimisi de cebinin korkusuna gerçekleri yazamıyor. Keşke herkes adam gibi gerçekleri yazsa da bu toplum da değerlendirmesini ona göre yapsa! AK Parti ile uzaktan yakından ilgisi olmayanlar, Hükümete öyle yağdanlık yapıyorlar ki bu adamlar dersiniz partinin neferleri. Öte yandan inanç noktasında, en ufak bir duyarlılığı olmayan bazı insanların kalkıp bu minvalde yazılar yazmaları da çok enteresan bir durum. Neden bu detayı verdim derseniz, benim dünya görüşüm açık ve net belli ama inandığım davaya mensup insanların yaptıkları yanlışları yazmaktan geri kalmadığım gibi birçoğu ile de mahkemelik oldum, ama asla pişman değilim. Cumhurbaşkanı inandığım, güvendiğim, sevdiğim ve değer verdiğim bir liderdir ama bu onun her düşüncesine hak vereceğim veya destekleyeceğim anlamına gelmez. Örneğin Başkanlık konusundaki düşüncelerine şahsen katılmıyorum. Bu sistemin bizim kültürümüze uygun olmadığı kanaatindeyim ama bakıyorum bir Allah kulu bunu seslendirmiyor.

      Cumhurbaşkanı Amerika’dan, Brezilya’dan ve diğer ülkelerden örnekler vererek Başkanlık sistemini savunmakta, ancak o insanların anlaştıkları ortak değerleri, yaşadıkları ülkenin aidiyeti olduğu gibi bir de kültürleri buna müsait. Şayet biz Osmanlı’da olduğu gibi bir Osmanlılık kültürüne sahip olup, Osmanlı ortak noktasında buluşmuş olsaydık o zaman olabilirdi. Ama şimdi durum çok farklı, ortada Türklük ortak kültüründe birleşme imkânı yok, İslam kültüründe ortak birleşme kültürü yok, peki ortak değerimiz ne olacak ki biz o ortak değer adına birleşip o kültürün birer parçası olacağız. Yarı Başkanlıktan bahsediliyor, bu sistemi henüz bilen yok. Benim şahsi kanaatim Cumhurbaşkanı tek elden ülkeyi yönetmenin daha doğru olduğunu düşündüğünden bu sistemi zorluyor ama ileride çıkacak sıkıntılar yararlarından daha fazla olacağı kanaatindeyim. Keşke ulusal basında yazanlar da çıkıp bunu yazsalar ama sadece belli başlı yazarlar yazdıkları için etkili olmuyor. Bu konunun ülkemizin geleceği için çok önemli bir konu  olduğu kanaatindeyim. Tamam, ülkenin tek elden yönetilmesi daha kolay ve daha doğru olabilir ancak bunu yapmak ülkenin eyaletlere bölünmesi, her bölgenin kendi içerisinde otonom bir yapıya sahip olması gibi düşünceler bence çok yanlış. Umarım öyle değildir. Kalın sağlıcakla.

 

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (16)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.