1-7 Mart Yeşilay Haftası nedeniyle açıklama da bulunan Türkiye Yeşilay Cemiyeti Samsun İl Temsilcisi Mümin Argun, zararlı alışkanlıkların yerleşmesini tetikleyen şeyin, toplumların bu alışkanlıklara bakış açısı olduğunu söyledi. Türkiye'de alkollü içki ve uyuşturucu madde kullanmaya karşı olanların 5 Mart 1920 tarihinde hilal-i Ahdar cemiyetini kurarak çalışmalara başladıklarını hatırlatan Argun, "Yeşilay'ın kuruluş gayesi, yok edilmek istenen bir ulusun maneviyatına saldırıdan doğmuştur. Yeşilay kuruluşundan günümüze kadar zararlı alışkanlıklarla ilgili bazı kanunların çıkmasına katkısı olmuş, uyuşturucu ve zararlı alışkanlıklar konusunda halkımızın bilinçlenmesinde büyük gayretler göstermektedir. Bu kutsal bir vazifeyi ve büyük bir misyonu omuzlarında taşıyan Yeşilay Cemiyeti, 89 yıl önce kurulduğunda ki canlılığını ve hamiyetperverliliğini sürdürdüğü kanaatini taşıyorum" dedi.
HERKEZ ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALIDIR
"Sosyal bir felakete dönüşen sigara, kumar, alkol ve diğer uyuşturucuların bağımlılığı her geçen daha da yaygın hale gelirken, maddi ve manevi varlığımızı kemirmeye devam ediyor" diyen Argun, "Bu tehlikeli ve ürkütücü gidişata dur demenin vakti geçmektedir. Ülkesini ve nesillerini seven, yarınları için endişe duyan herkes vazifesini yapmalıdır. Elini taşın altına koymalıdır. Alkol ve diğer uyuşturucu madde iptilasının sosyal bünyede meydana getirdiği tahribatın sonuçları, artan cinayetler, mahvolan genç hayatlar, taze filizler, perişan olan aileler, sıklaşan trafik kazaları bu büyük felakete karşı köklü tedbirler alınmasına ihtiyaç olduğu bilinmelidir" şeklinde konuştu.
KİMSE BİLEREK MADDE BAĞIMLISI OLMAZ
Tarihin hiç bir döneminde sel, yangın, fırtına ve salgın hastalıklar durumların bugün uyuşturucunun verdiği zararı vermediğini ifade eden Argun, sözlerini şöyle tamamladı; "İstatistikler yanılmaz, yapılan değerlendirmeler felaketin boyutlarının ne kadar büyük olduğunu aşikar gösteriyor. Bugün uyuşturucu ve alkol kadar zararlı hale gelen internet sitelerindeki pornografi, kumar ve fuhuş pazarının önüne acilen geçilmelidir. Hiç bir bağımlı, bir gün bağımsız olabileceği düşüncesi ile, sigara, içki ve maddeye başlamaz. Hiçbir anne baba ve eğitimcinin, genç bireye bilinçli olarak yanlış yön vereceği söylenemez. İşte bir anayasal görev olarak anne, baba ve bütün eğitimcilerin uyuşturucu ile mücadele de bulunması vatandaşlık görevlerimizden birisidir. Neticede şunu çok iyi bilip üzerinde akıllıca düşünmeliyiz."
Adem ERDOĞAN