Ütopya, Distopya ve Türk Ütopyası

OMÜ İktisat ve Siyaset Topluluğu tarafından düzenlenen “Ütopya, Distopya ve Türk Ütopyası” başlıklı söyleşi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu'nda gerçekleşti.

Konuşmacı olarak Fen-Edebiyat Fakültesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Şaban Sağlık'ın davet edildiği söyleşiye öğretim görevlileri ve çok sayıda öğrenci katıldı. Açılış konuşmasını yapan İktisat ve Siyaset Kulübü Başkanı Özlem Baran, “Ütopya hem umudu şahlandıran yeni bir kavram hem de cennet kadar huzur veren eski bir öyküdür. Çünkü nerede sıkıntı ve çatışma varsa, ütopya orada belirir ve ufukta parlayarak yol gösterir. Böyle günlerin ağır sorunları ütopya özlemimizi, ütopya ihtiyacımızı kışkırtıyor.” dedi.

Söyleşide konuşan Prof. Dr. Şaban Sağlık şunları kaydetti: “Ben öncelikle şunu hatırlatmakla başlamak istiyorum. İnsan hayatında karşılığı olmayanlar edebiyat, sanat ve kültürde yer almıyor. Bu gün konuşacağımız konuların da bizim hayatımızda bir yeri var. Bir insanı tanırsak aynı şekilde bir devleti ve milleti de tanımış oluruz. Ütopya ve Distopya için önemli olan şimdiki, içinde olduğumuz zamandır. Bundan kasıt içinde bulunduğumuz dakikalar değildir. Burada belirtilmek istenen içinde bulunulan çağdır. Biz eğer içinde bulunduğumuz anda mutlu değilsek aklımız otomatik olarak bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuk geçmişe doğru, mazideki anıları hatırlama veya geleceğe doğru hayaller kurma şeklinde olabilir. Bu yolculuk içinde bulunduğumuz anda mutlu olana kadar devam eder. Aynı şekilde milletlerin de geçmişleri ve hayalleri var. Milletlerin çıktıkları bu yolcukları ise şair ve yazarlarının kullanmış oldukları zaman kiplerinden anlıyoruz. Milletlerin yaşamış oldukları İktisadi sıkıntılar Ütopyaların alt yapısını oluşturuyor. Şöyle ki; aç tavuk kendini darı ambarında görür. Fakat tok tavuğun hayali yoktur. Derdi yoktur, sıkıntısı yoktur. Ütopyalardaki diğer bir özlem ise 'adalet' üzerine oluyor. Ütopyalar aynı zamanda bilim, siyaset ve din etrafında şekilleniyor. Hangi dönemde bu alanlara yönelik faşizan uygulamalar yapılıyorsa, bu uygulamalar muhatap olanları fonksiyonel bir tepkinin doğuşu noktasında tetikliyor. Bu açıdan baktığımızda Suriye'nin ütopyası barış mıdır? Nasıl bir yerde yaşamak istediğimizin cevabı karşımıza; ütopya olarak, nasıl bir yerde yaşamak istemediğimizin cevabı ise; distopya olarak karşımıza çıkıyor.”

Soru-cevap bölümüyle devam eden söyleşinin ardından Prof. Dr. Şaban Sağlık'a İktisat ve Siyaset Topluluğu Akademik Danışmanı Doç. Dr. Nuray E. Keskin tarafından plaket takdim edildi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

GÜNCEL Haberleri