Umut Yolunda

Bayram Ocak

İtalya açıklarında, göçmenleri taşıyan teknenin batması sonucu ölenlerin sayısı 302 ye çıktı. Onlar, kendilerini sömürenlerin yaşadıkları refah düzeyinin binde birine sahip olmak adına bu yola çıkmıştılar.

Hiç Avrupa'dan, Türkiye'ye yada Pakistan'a topluca kaçak yollarla göç eden Alman ya da Fransız vatandaşlarını duydunuz mu ? Kaçak göçmen haritasına bakın, sömürülen, kanı emilen Afrika 'dan, Avrupa'ya, Güney Asya'dan Avrupa'ya veya Avusturalya kıtasına, Güney Amerika'da sosyalizm ve kapitalizmin ayak oyunlarından dolayı arada sıkışıp kalmış küçük ülkelerden Amerika'ya doğru bir göç söz konusudur.

Petrol denizinin üzerinde yüzen Irak halkı da, son yıllarda bu göç kervanına katılmıştır.Zengin ve sömürülen devletin, acı yaşayan halkı,emperyalizmin onlara reva gördüğü  hayattan, yine emperyalizm şemsiyesi altında, sadece güvenli bir hayat beklentisi için, bu uğurda yollarda ölmekte. Eğer o yolda ölmezse, ya bir bombanın patlamasında ailesinden birini kaybedecek veya ona biçilen sefalet rolünü oynayacaktır.

 Peki Irak'ta her yer  güvensiz mi ? mutlaka elit tabakanın, korunduğu yeşil bölgelerde özel insanlar varlığını devam ettirmektedir. Tüm halk bu ayrıcalığı yaşayamayacağı için ona sunulan güvence kadar oranın vatandaşıdır.

Kaçak göç veren ülkelere  bakın, hepsi, işgal veya sömürü düzeninin içinde kalmış, üzerinden yüz yıllarda geçse hala o baskıyı atamamış ülkelerin, belki daha onurlu yaşantı diye yola düşmüş insanları, bir karanlığa yürümekteler, ne ile karşılaşacaklarını bilmeden, çıkılan bu yolculuk sonunda,ya yollarda donarak,ya denizde boğularak, yada kurtulduğunu sandığı an yaşadığı yerde bir yangında  ölümle tanışarak umutlarının yok oluşunu izlemekteyiz.

Başkale'de gelincik adında bir karakol var. 3400 mt. yükseklikte sönmüş volkan olan Yiğit dağının eteklerinde kurulmuş olan bu karakol, kar kalktığında yeşile bürünür.Yeşil ve kırmızının müthiş güzelliğini yaşarsınız baharda. Kar başladığında ise tüm hayat donar, dağ kütlesinin kuzeyinde Alev karakolu, güneyinde Gelincik, batısında Özpınar karakolu konuşlandırılmışken ,doğal olarak büyük olan alan kapatılamadı için bütün yasa dışı olaylar ağırlıklı olarak bu bölgede gerçekleşir. Karakoldan o dağın zirvesine  beş saatte yürürsünüz dört saatte orada kalsanız  geri dönüşünüz  on dört saati bulur. Görevin  eksi otuz  derecede geçtiğini düşünün. Böylesi soğuk bir gün ,pusu görev için bölgedeyiz. Ceylan sırtlarından  bir gurubun bize yaklaştığını gördük. Düzensiz yürümelerinden kaçak göçmen olduklarını anladık. Fakat bizi görünce kaçmaları gerekirken, bize doğru koşmaları ilginçti.Belli mesafede durdurup kontrollerinizi yaparken, darp edildiklerini gördük. Kan , ağızlarından burunlarından, kafalarından sızarken o soğukta  donmuştu. Hepsi ağlıyordu, aralarından bir kişinin kayıp olduğunu işaretle anlattılar. Bir unsuru, yanına onlardan birini vererek geldikleri yöne yolladık, yarım saat sonra kayıp  kişi bulundu ve bölgeye getirildi, bulunan arkadaşlarına sarılarak ağlamaları tarifsiz bir andı.

İran'lılar yiğit dağının doğusundan bunları araziye bırakıyor. Zirvede İran'a geçen  kaçakçılarla karşılaşıyorlar, onlar da zorla üzerlerindeki paraları alıp, adamları darp ediyorlar. Pakistan'dan başlayıp,Afganistan'dan, İran üzerinden yapılan zorlu yolculuk, Türkiye sınırında son buluyordu.

Neden bu coğrafyalarda bu kadar fakirleştiril di? neden tüm varlıkları sömürülerek bu halkların arasına nifak tohumları ekilip birbirlerine düşman edildi ? bunları sorgulamak gerekirken, yaşadıkları yerlerde ve ülkemizde hala emperalizmin ayak oyunlarına inanarak insanların kukla olması ne ile açıklanabilir.

Ülkemizde bir sorun öyle yada  böyle halledilmeye çalışırken, bakıyorsunuz diğer taraftan başkaları farklılıklarının farkına yeni varıyor.  

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.