Türkiye şamar oğlanına döndü

Irak'taki IŞİD terörünü değerlendiren Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, "AKP hükümeti tam bir acz içerisindedir. Türkiye bölgede adeta şamar oğlanı durumuna düşmüştür." dedi

Musul konsolosluğu işgalinin Türkiye toprağının işgali anlamına geldiğini belirten Türk, bunu engellemesi gereken hükümetin, yayın yasağı koyarak olayın üstünü örtmeye çalıştığını kaydetti.

Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, yakın bir dostunun ve Bafra Belediye Başkanı Zihni Şahin'in oğlunun nikahı için baba ocağı Samsun'un Bafra ilçesine geldi. Türk, babası Süleyman Türk'ün büro olarak kullandığı odada, muhabirimize Irak'taki son olaylarla ilgili açıklama yaptı.

Türk, şunları söyledi: "IŞİD, şimdi Irak'ın Amerika Birleşik Devletleri tarafından işgali ve onun sonrasında ortaya çıkan durumlar. Aynı durumda Suriye'de Esed rejime karşı bir ayaklanma ve Türkiye'nin de Esad rejimine muhalif olanları bir anlamda destekleyen bir tutum içinde olması, onlara çeşitli bir biçimde yardımlar sağlamasıyla gelişen olaylardır. Bu IŞİD açık haliyle Irak Şam İslam Devleti bizim sınırlarımızda yani Irak'ın ve Suriye'nin kuzeyinde bir bölgeyi kontrol altında tutmaktadır. Ve bunlar bu zamana kadar rastlanmayacak ölçüde acımasız yöntemler uygulamaktadırlar. Ve Türkiye şu ana kadar bu hareket, bu IŞİD militanları tarafından tutulan rehine alınan insanları kurtaramamıştır. Öyle ki Musul konsolosluğumuz işgal edilmiştir ve Basra konsolosluğumuz tahliye edilmek zorunda kalınmıştır. Aslında diplomatik temsilcilikler bir devletin toprağı sayılır. Egemenlik hakkının yürüdüğü devlet toprağı sayılır. Buna rağmen Musul konsolosluğumuz işgal edildi. Yani Türkiye'nin devletler hukuku anlamında toprağı olan bir mekan işgal edilmiş durumdadır. IŞİD tarafından işgal edilmiştir. Ve oradaki konsolosumuz, konsolosluk çalışanları ve bir çok vatandaşımız rehine alınmış durumda. Bunlara karşı bir sınır ötesi hareket dahi düşünülmesi gerekirdi onları kurtarabilmek için. Ve orada konsolosluğumuzu yeniden kendi kontrolümüz altına alabilmemiz için. Ama orada Irak hükümeti ve Irak güçleri hiçbir şey yapamamaktadır. Suriye'de Esed rejimine karşı muhalif olanlar da sanırım uyguladıkları metotlarla bu IŞİD'den çok bir farklı anlayışta değildirler. Bütün bunlarla mücadele etmek Türkiye'nin ta Cumhuriyetin kuruluşundan beri uyguladığı bir dış politika var: 'yurtta barış, dünyada barış'. Bunu sağlamak için devletin elindeki bütün olanakları kullanması gerekir. TBMM'de gerek Suriye için gerekse Kuzey Irak için gerektiğinde bir sınır ötesi hareket düzenlenmesi konusunda dahi yetki verilmiştir. O yetkilerin somut olarak bu olaylarla ilgili olmadığı daha genel nitelik taşıdığı söylenirse ona göre gerektiğinde o yetki bile alınır. Kaldı ki orada bir meşru savunma söz konusudur. AKP Hükümeti bunları yapmamaktadır. AKP hükümeti tam bir acz içerisindedir. Türkiye bölgede adeta şamar oğlanı durumuna düşmüştür. Şimdi bu konuda AKP hükümetinin TC'nin bütünlüğünü koruyan hareketlerle bu yapılanlara engel olması gerekirken onların üstünü örtmek için mahkeme yayın yasağı koymaktadır. Oysa haber almak insanların anayasamızda güvence altına alınmış hakkıdır. Anayasa'nın 26. maddesi haber alma özgürlüğünü güvence altına alan bir maddedir. Konulan yayın yasağı buna aykırıdır. Bu olumlu bir gidiş değildir. AKP hükümetinin bir an önce Türkiye devletinin toprak bütünlüğü içerisinde korunması gereken konsolosluğumuzu ve dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar korunması gereken vatandaşlarımızı korumak için ne yapmak gerekirse yapması lazımdır. Sınır ötesi hareket dahi olsa bile.'' CİHAN

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

GÜNCEL Haberleri