Bursa'da yerleşik May-Agro Tohumculuk Şirketi, ABD'den yüksek lisans bedelleri ödenerek ithal edilen hibrid (melez) mısır tohumlarını ilk kez yerli kaynaklarla ve yüksek verimle üretmeyi başardı. TÜBİTAK desteğiyle 3 yıl süren araştırma kapsamında geliştirilen ürünler, yabancı kökenli mısır çeşitlerine göre ilk yılda yüzde 20 uygun maliyet avantajı getirdi. Gelecekte dışa bağımlılığı ortadan kaldırmayı hedefleyen yerli mısır çeşitlerinin, AB, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya ülkelerine ihracatı başladı. Bursa'da yerleşik May-Agro Tohumculuk Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de Islahçı Dr. İlker Özmen, TÜBİTAK Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı (TEYDEB) tarafından desteklenen "Türkiye ve Avrupa Koşullarına Uygun Mısır Hatları ve Hibrit Çeşitlerinin Islahı" projesini anlattı.
Özmen, şirketlerinin proje öncesinde yurt dışından getirilen tohumlarla lisans ödeyerek üretim yapmak zorunda olduğunu, bunun yerine TÜBİTAK desteğiyle yürüttükleri AR-GE sonunda 4 saf mısır hattı ile bu hatların melezi olan 2 yeni hibrid çeşidin geliştirildiğini bildirdi.
TÜRKİYE SEKTÖRÜNDE BİR İLK
Dr. Özmen, geliştirdikleri hibrid tohumlardan elde edilen katma değerin de Türkiye'de bırakılmasının sağlandığını kaydederek, tohumların Avrupa Birliği, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya ülkelerinin ihtiyacını karşılamak üzere bu ülkelere ihraç edildiğini kaydetti.
Bu yıl itibariyle her iki mısır çeşidinden toplam 300 bin kilogramın üzerinde satış gerçekleştirildiğini belirten Özmen, şöyle konuştu: Dr. Özmen, anavatanı Güney Amerika olan ve AR-GE'si zor bir ürün olan mısır üzerine, özel sektörde Türkiye'de ilk defa AR-GE yapıldığını ifade ederek, "Şirketimiz, elde ettiği ürünlerle iç ve dış pazarda satış yaparak Türkiye tohumculuk sektöründe bir ilki gerçekleştirmiş olmaktan kıvanç duyuyor" dedi.
Şirketlerinin hibrid mısır çeşit geliştirme çalışmalarının yanında hibrid ayçiçeği, buğday ve pek çok sebze türünde 39 kişilik araştırmacı ekibiyle yoğun AR-GE faaliyetlerini sürdürdüğünü dile getiren Özmen, TÜBİTAK-TEYDEB destekli yeni projeleriyle daha iyi çeşitlerin bulunması için çalıştıklarını anlattı. Özmen, projelerinin geçen yıl tamamlandığını belirterek, projede 1 milyon 805 bin TL kullanıldığını, TÜBİTAK ve DTM kaynaklarından ise 602 bin 691 TL'lik destek aldıklarını sözlerine ekledi.