TÜKENMEYEN MİRAS: ANA-BABA DUASI...

Sami Kesmen

İnsan, hayatı boyunca pek çok mirasın peşinden koşar. Kimi daha fazla mal sahibi olmayı, kimi makam elde etmeyi, kimi de çocuklarına büyük servetler bırakmayı hayatının en önemli hedefi hâline getirir. Hâlbuki; geride bırakılan mal da mülk de makam da zamanla el değiştirir. Bugün sahibini mutlu eden servet, yarın miras kavgasının sebebi olabilir. Bugün gurur vesilesi olan makam, yarın bir imza ile başkasına geçebilir. Dünyaya ait her şey fanidir; gelen gider, kalan da bir gün mutlaka geride kalır. Fakat öyle bir miras vardır ki; ne eskir ne de tükenir. Ne hırsız çalabilir, ne yangın yakabilir, ne de miras paylaşımında bölüşülebilir. İşte o miras; ana ve baba duasıdır.

Anne ve babanın gönlünden kopup gelen samimi dua, sadece birkaç cümleden ibaret değildir. O dua; Allah'ın rahmet kapılarının açılmasına vesile olan manevi bir hazinedir. Bazı insanlar vardır ki sahip oldukları başarının sırrını; zekâlarında, diplomalarında veya sermayelerinde ararlar. Hâlbuki görünmeyen en büyük sermayeleri; anne ve babalarının gönülden ettikleri dualardır. Bugün insanlar çocuklarına evler, arsalar, şirketler ve bankalarda büyük hesaplar bırakmanın hesaplarını yapmaktadır. Elbette helâl kazanç bırakmak güzel bir davranıştır. Ancak bırakılan servetten daha kıymetli olan şey; evladın arkasından yapılacak hayır duasıdır. Her şey buharlaşıp, değerini kaybedebilir fakat Allah katında kabul görmüş bir anne-baba duası, yıllar geçse de değerini kaybetmez.

Günümüzde bazı evlatlar, anne ve babalarını sadece miras bırakacak insanlar olarak görmeye başlamıştır. Hayatta iken gönüllerini kıran, yaşlılıklarında yalnız bırakan, seslerini yükselten, gönüllerini inciten kimseler; onlar vefat ettiğinde geride kalan malların hesabını yapmaktadır. Hâlbuki Kur'an-ı Kerîm, anne ve babaya "öf" bile dememeyi emreder. Çünkü onların gönlünü kazanmak, sadece bir ahlâk meselesi değil, aynı zamanda ilâhî bir emirdir. Anne ve babanın rızasını kaybeden kişi, belki çok para kazanabilir fakat gerçek huzuru bulması kolay değildir. Hayata dikkatle bakıldığında ilginç bir gerçek görülür. Bazı insanlar sınırlı imkânlarla büyük başarılar elde ederken, bazıları büyük servetler içinde huzursuz bir ömür sürmektedir. Bunun sebeplerinden biri de manevi berekettir. Bereket ise çoğu zaman anne ve babanın duasında gizlidir. Çünkü dua, Allah'ın rahmetini celbeden en güçlü sebeplerden biridir. İnsan bazen yıllarca çalışır, kapılar açılmaz; bazen de beklemediği bir anda hiç ummadığı nimetlerle karşılaşır. İşte bu ilâhî ikramların arkasında çoğu zaman ihlasla yapılmış dualar vardır.

Kardeşler arasında yaşanan miras kavgaları da üzerinde düşünülmesi gereken büyük bir ibrettir. Uğruna yıllarca dargın durulan; tarlalar, evler ve arsalar, sonunda dünyada kalırken bozulan kardeşlikler tamir edilemeden ömür sona ermektedir. Oysa anne ve babaların en büyük arzusu; çocuklarının malları paylaşması değil sevgiyi, merhameti ve birbirlerine olan vefayı paylaşmalarıdır. Anne ve babanın gerçek mirası, evlatlarının birbirine sahip çıkmasıdır. Onların duasına layık olmanın yolu da birlik ve kardeşlikten geçmektedir. Anne ve babalar için de önemli bir sorumluluk vardır. Evlatlar arasında adaleti gözetmek, sevgiyi eşit dağıtmak, kırıcı sözlerden kaçınmak ve çocuklarına mal kadar dua da bırakmak gerekir. Çünkü anne ve babanın diliyle yapılan her hayır dua, evladın geleceğine atılmış manevi bir tohumdur. O tohum bazen yıllar sonra yeşerir, yetişmesi zaman alır fakat mutlaka meyvesini verir.

Evlatlar için en büyük kazanç, anne ve babalarını hayatta iken memnun edebilmek, onların hayır dualarını alabilmek ve vefatlarından sonra da onları rahmetle anıp dualarını eksik etmemektir. Dünyada elde edilen hiçbir mal, makam ve menfaat; aynı anne ve babanın duasını paylaşan kardeşlerin sevgisinden daha değerli değildir. Servet biter, makam fanidir, dünya nimetleri gelip geçicidir. Fakat anne ve baba duası; Allah'ın rahmetine açılan bir kapı, hayatın en büyük bereketi ve tükenmeyen mirasıdır. Gerçek zenginlik, bankalarda biriken para değil; anne ve babasının gönlünde yer edinebilmektir. Çünkü başarı da huzur da mutluluk da çoğu zaman o mübarek dudaklardan yükselen samimi bir "Allah senden razı olsun evladım." duasının içinde saklıdır. Ana-baba duası; tükenmeyen, erimeyen, buharlaşmayan dünya ve ahiret saadeti sağlayan "Miras"tır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.