TSE DE TEZGAH BÖYLE İŞLİYOR

Süleyman SALUR

SÜLEYMAN SALUR

TSE DE TEZGAH BÖYLE İŞLİYOR

Öncelikle konuyu okuyucularımız ile paylaşmanın nedeninin bir sektör ile devlet kurumlarının arasında yaşanan ihtilafı gündeme getirmek değildir.

Asıl amacımız,  Türk ürün ve üreticilerinin ürünlerinin ilgili standartlarda yer almasına yönelik bürokraside yaşanan engelleri ortaya koymak içindir.

Dünkü köşemizde yer alan Cumhurbaşkanı, Başbakan ve tüm bakanlara yazdığımız yazıya kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Ürünlerin TSE 825 standartlarında tanımlanmasının akabinde sektör hızla büyümeye başlamış, ancak uluslararası karteller piyasada ürünler hakkında karalama politikasına başvurmuştur.

1 Ocak 2011 tarihinden itibaren Türkiye’de binalara yalıtım zorunluluğu getirilmiştir ve binalarda ısı performansı yönetmeliği programı oluşturulmuştur. Ancak Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından programın yazılım, Türk ürünlerinin piyasada yer almasını istemeyen bir STÖ’ne yaptırılmıştır.

Sektörümüz bu nedenle  bizzat devlet eli ile haksız rekabet kurallarına kurban edilmektedir. Bakanlık  bir STÖ ile özel bir protokol  yaparak üstelik ilgili örgütün amblemini de programın başına koyarak, söz konusu STÖ’nün adeta reklamını yapmaktadır.

Bir Türk sanayicisi olarak ülkemizde satamadığımız ürünler, ABD’de 842 katılımcı firma arasından 4. İnsanlığa faydalı ürün seçilmiştir.

Uluslararası (The Green Organization) bir kurum tarafından GREEN APPLE (Yeşil Elma) sertifikası ) almaya hak kazanan dünya’nın ilk ve tek yeşil yalıtım ürünü olma özelliğine sahip olunmuştur.

İspanya’da 40 ülke arasından seçilen 8 ülke arasında yer alan Türk firmaları arasından firmamız  Uluslararası Kalite Sertifikasına layık görülmüştür.

Türk emeği olan bir buluşun önünün kapatılmasına yönelik çabalar sonucunda Türkiye’de üretilen ürünlerimiz pazara sokulmamakta iken, uluslararası platformlarda ürünlerimiz olağanüstü talepler ile karşı karşıyadır. Üstelik Türk Standartları bizim satışını yaptığımız ülke standartlarından kopyalanmıştır. Sonuç olarak;

Sayın Cumhurbaşkanım,

Bu ülke bizimdir Bir Türk sanayicisi olarak Türkiye’de ürettiğimiz ürünlerimizi kendi ülkemizde çeşitli standartlar bahane edilerek ve üstelik bir STÖ’nün insiyatifi ile satamamak ve pazarlayamamak bir Türk vatandaşı olarak bizleri ziyadesi ile üzmektedir.

Yabancı kartellerin maddi ve manevi desteklediği kurumlar tarafından başta şahsım olmak üzere tüm personelimiz tehdit edilmiş ve iştirak ettiğimiz Yapı Fuarlarındaki stantlarımız tacize uğramıştır.

Ürünlerimiz üzerinde tamamen yabancı kartellerin istekleri ile oluşturulan Türk Standartlarının revize edilmesi,   Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği (BEP-TR) programı üzerinde yer alan İZODER logosunun kaldırılması gerektiğini düşünmekteyiz.

Konu bu tür ifadelerle başbakan ve tüm bakanlarımıza  iletilmiş sonuçta İZODER logosu program başlığından çıkarılmıştır. Sektör ürünleri gerekli standartlarda yerini almıştır.

Yazılarımızda TSE kurumu ile ilgili hakaret içerikli tek bir kelime bulunmamaktadır. Ancak kurumda görev yapan bazı kişilerin görevlerini  layıkı ile yerine getirmediklerini ifade etmek içindir. Nitekim görevini kötüye kullanan TSE çalışanlarının bir bölümü 25 Kasım 2011 tarihinde rüşvet suçlaması ile tutuklanmışlardır.

TSE kurumu veya diğer devlet kurumlarını hakaret içerikli yazılar yazarak kamuoyunu yönlendirmeye çalışmak elbette suç teşkil eder.

Hakkımızda açılan dava ile ilgili İstanbul  Cumhuriyet Savcılığı talimatı ile gerekli birimlere ifadeler verilmiştir. Amacımız ülke değerlerinin belirli menfaat karşılığı heba edilmemesi ve korunmasıdır. Bir köşe yazarı olarak da, bir tesadüf üzeri olaylar tamamen bizim bünyemizde yaşanmış ve gelişmiştir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.