TERSANE ALANI VE YILBAŞI KONUSU

Adnan Bahadır

  TERSANE ALANI VE YILBAŞI KONUSU

          Bügün iki konuyu ele almaya çalışacağız. Konularımız  bu gece birilerinin kutlayacağı yılbaşı ile Ticaret  Borsası Başkanı'nın teklif ettiği Tersane alanının yatırımcılara açılması konusu olacak. Dilerseniz önce Yılbaşı konusuna değinelim. Gerçi bu konuda  bir çok Din adamı gereken her şeyi söyledi ancak biz yine de inancımızın gereğini topluma anlatmakta mükellef olduğumuzu düşünerek bu konuya açıklık getirmeye çalışacağız. Allah Resulü bir Hadis-i Şerif'lerinde “ Men teşebbehe bikavmin fehuve minhüm” yani 'kim hangi kavme benzemeye çalışırsa onun dini üzeredir' buyurmaktadır. Yılbaşı denen etkinlik veya miladi bir yılın bitip yeni bir yılın başlangıcında yapılması gereken nedir derseniz, Yaradana sığınıp geçmiş bir yılın muhasebesini yapıp günahlardan tövbe etmek gerektiği kanaatindeyim. Zira Yüce Efemdimiz “ Allah'a çok tövbe ediniz, zira ben günde yüz kere tövbe ediyorum” buyurmaktadır. 365 günü geride bırakıp, yeni bir yıla başlarken yapılması gereken en önmeli şey bu olsa gerek, yoksa Şempanzeler gibi kılıktan kılığa girip farklı etkinlikler yapıp Allah'a isyan eden günah dolu  programlara katılmak insanı inancından, imanından ve maneviyatından mahrum bırakır.

        Dün internette dolaşırken bir arkadaşın paylaşımı dikkatimi çekti. Ziyarete gittiği arkadaşı hatırı sayılır bir sitede oturuyormuş. Yılbaşı gecesi bina yönetimi, Noel elbiseleri giyerek tüm siteyi dolaşıp çocuklara hediyeler vermek üzere bir program yapmışlar. Bir insan bu kadar kendi kültüründen nasıl uzaklaşır anlayamıyorum. Onca Dini gün yaşıyoruz. En azından iki Dini Bayram  yaşıyoruz. Kapımıza gelen çocuklara harçlık vermeye zorlanırken sırf elalemin kafiri yapıyor diye, onlara benzemek adına Noel Baba elbisesi giyinip sokağa düşen, Müslüman görüntülü insanlara acıyorum! Dünyanın çeşitli yerlerinde açlıktan ölen binlerce insan varken, çam ağacı kesip alem yapanlar, hindi kesip kadeh tokuşturanlar, Noel Baba elbiseleriyle ötede beride şempanze gibi dolaşanlara ne demek lazım, siz takdir edin. Bu arada alternatif programlar yapan sivil toplum örgütleri de var ama bu yeterli değil. Biz inanan insanlar olarak normal her akşam nasıl yaşıyor isek, bu gece de aynısını yaşamak zorundayız. Belki geçmiş bir yılın muhasebesini yapıp Rabbimize tövbe edersek affediliriz, ancak bu gecenin diğer gecelerden farklı bir boyutu olmaması gerektiği kanaatindeyim. Müslüman isek gereğini yapıp İslamın şartlarını hayatımızda tatbik etmeliyiz. Yok, Hıristiyan veya Yahudi isek, o zaman da o Dinin gereğini yerine getirmeliyiz. Müslüman olup da başka Dinlerin gereğini yerine getirmek, Müslüman mahallesinde salyangoz satmaktır. Bu konuyu burada kapatarak diğer konumuza geçmek istiyorum

             Dünkü bazı gazetelerde Ticaret Borsası Başkanı'nın Tersane yeriyle  ilgili ortaya koyduğu görüşleri ve siyasetçilerin olaya bakışını okuduk. İlk bakıldığında olay gayet masum ve güzel bir teklif. Çok büyük bir boş alan Tersaneye ayrılmıştı ancak Tersaneye gerekli yatırımcılar ilgi duymadıkları için alan boş kaldı. Bu alan bir biçimde doldurulmalı. Teklif makul ancak geçmişte yaşanan bazı olaylara bakıldığında, olayın arka planının farklı olduğunu düşünmeden edemiyorum. Malumunuz bundan beş altı yıl önce, büyük bir heyecanla Gıda OSB kurulmuştu. Bununla ilgili gelen plan teklifleri, Büyükşehir Meclisinden jet hızıyla geçmiş o yüzlerce dönüm arazi, Tarım arazisinden çıkarılmış, Gıda OSB olarak plana işlenmişti. Buraya kadar olup biten her şey normal. Ancak bundan sonrası çok ama çok önemli bir boyut kazanıyor. Nedir bu boyut derseniz, yatırımcılara tahsis edilen araziler, kimlere nasıl tahsis edildiği çok önemliydi.

     Dilerseniz bir kaç soru sorarak ne demek istediğimi biraz olsun anlatmaya çalışayım. Gıda OSB'ye tahsis edilen arazi hangi özel ve Tüzel kişilere tahsis edildi? Ticaret Odası Başkanı'nın Gıda OSB de arazisi var mı? Şayet var ise hangi gıda şirketi ile aldı? Bu şirketi ne zaman kurdu? Yine sorularımıza devam ediyorum. Gıda OSB'ye ait araziler tahsis edildiğinde, TSO'nun  yönetiminde olan kaç kişiye yer tahsis edildi? Bu tahsisler içerisinde Keresteciler, Kuyumcular, Mobilyacılar da var mı?  Ayrıca o gün tahsisi edilen arazilerin ne kadarı satıldı? Ne kadarı gerçek sahiplerinin elinde?  Tahsis edilen arazilere yatırım yapmayan hala daha boş tutanlara ne gibi yaptırımlar uygulandı? Bu sorulara cevap verildiğinde bundan sonraki süreçte olup bitecekler daha rahat bir biçimde gözlenir. 'Devletin Malı Deniz, Yemeyen Keriz' misali yetmiş milyon insanın hakkı olan, altın değerinde ki bu arazileri birilerine peşkeş pardon!.. Tahsis etmek geçmişte yapılan tahsislerden farklı olmayacağını düşündüğümden, çok da olumlu bakmadığımı ifade etmek isterim. Önce Gıda OSB ile ilgili sorularıma cevap versinler. Oradaki arazilerin ilk tahsis yapıldığında nasıl tahsis edildiklerini, şimdi ise arazilerin kimlerde olduğunu açıklar iseler bu toplum aydınlanmış olur. Şayet dediklerimin zıddına bir durum çıkarsa onu da buradan sizlerle aynen paylaşacağımı açık ve net taahhüt ediyorum. Zira bizim amacımız bağcıyı dövmek  değil, üzüm yemek. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son veriyorum. Rabbim geçmişteki günahlarımızı affetsin. Bundan sonra günah işlememek  üzere irade vermesini temenni ederek, sözlerime son veriyorum. Kalın sağlıcakla.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.