Termik santralleri doğru yerde destekliyoruz!

Samsun Çevre Birlikteliği sözcüsü Metin Telatar, "Orta Karadeniz Bölgesi, termik santraller için yanlış yer seçimidir!" dedi

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) eski Başkanı Samsun Çevre Birlikteliği sözcüsü Metin Telatar, termik santrallerin Samsun ve Orta Karadeniz Bölgesi'ne beraberinde getireceği büyük sıkıntıları gazetemize değerlendirdi. EMO Şubesi'nde gerçekleştirdiğimiz röportajda, Telatar'a 'bu işe siyasiler nasıl bakıyor acaba?' diye yönelttiğimiz ilk soruya, Telatar şöyle cevap verdi:

'DOĞU KARADENİZ'DE YÜZLERCE HES VAR'

"Enerji politikaları uzun yıllardır plansız programsız bir şekilde yürütülmektedir. Bugünkü siyasi iktidar bu gidişata yeni bir boyut kazandırmıştır. 'Avrupa'nın enerji arz güvenliğinin güvencesi olacağız' iddiası ile ülkemizin her yerinde enerji üretim tesislerinin yapılmasını özel sektörün insafına bırakmıştır. Bu enerji bölgelerinin en başında da başta Samsun olmak üzere Orta Karadeniz Bölgesi gelmektedir. Zonguldak, Bartın, Kastamonu, Sinop illerinin yanında Ünye sınırına kadar Samsun da elektrik enerjisi üretimi için Termik Santraller bölgesi seçilmiştir. Ne kadar ilginçtir ki; Samsun İli Terme İlçesi Akçay Deresi'ni geçince başlayan Ünye dahil olmak üzere bütün Doğu Karadeniz Bölgesinde bir tane dahi 'Termik Santral' yapımı planlanmamıştır. Ancak Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki bütün derelerde doğal hayatı olumsuz etkileyecek biçimde yüzlerce 'Kanal Tip Santral' yapımı başlatılmıştır" dedi.

'DOĞALGAZ VE İTHAL KÖMÜRLE ÇALIŞIYORLAR'
Samsun Çevre Birlikteliği olarak Tekkeköy'de kurulmaya çalışılan mobil santraller karşısında yürütülen mücadelede başarılı olduklarını ifade eden Telatar, bu kez karşılarına doğalgaz ve ithal kömür ile çalışan santrallerin çıktığını dile getirdi. Telatar, "2000 yılında karar verilen mobil santrallerin yapılması dışında, bölgemizde doğalgaz çevrim santralleri için Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'ndan (EPDK) üretim lisansı alan firmalar tek tek tesislerini inşa etmeye başlamışlardır. Mobil santrallere karşı 'Samsun Çevre Birlikteliği' olarak yürüttüğümüz mücadeleler başarı ile sonuçlanmıştır. Bu defa doğalgaz ve ithal kömürle çalışacak santrallerin Orta Karadeniz Bölgesinde yoğunlaşması dikkatleri çekmektedir" dedi.

'DIŞA BAĞIMLI OLUYORUZ'
"Zira bu yakıtların hepsi 'fosil yakıttır' ve hepsi sadece çevreyi kirletmekle kalmaz, Türkiye ekonomisini yoracak biçimde dışa bağımlı hale getirmektedir" diyen Telatar, sözlerine şöyle devam etti: "EMO, enerji politikaları hakkında birçok defa çözüm üretmiştir. Ancak, uluslararası Enerji Lobileri ve onların yerli işbirlikçileri ülkemizi dışa bağımlı hale getirmek ve temiz çevremizi kirletmek üzere bugünkü kararları almışlardır. Avrupa ülkeleri temiz enerji olan elektrik enerjisini kullanarak sağlıklı geleceklerini hazırlayacaklar. Türkiye, bunun garantörü olacak. Fosil yakıtları kullanarak elde edeceği elektrik enerjisini Avrupa 'ya transfer edecek, kirlilik bizim ülkemizde kalacaktır" dedi.

DAHA FAZLA BORÇ, DAHA FAZLA KİRLİ ÇEVRE
Telatar, bu yatırımların dışa bağımlılık ve kirletmenin yanı sıra bakır, alüminyum ve çimento fabrikaları gibi yatırımları ülkeye davet ettiğini dile getirdi. Telatar, "Hem aşırı enerji tüketen hem de çevreyi kirleten demir-çelik, bakır, alüminyum ve çimento fabrikaları gibi yatırımları ülkemize davet etmektedirler. Böylece, enerji tüketimi artacağından daha fazla üretim için daha fazla fosil yakıt tüketeceğiz, bu gün olduğundan daha fazla dışa bağımlı hale geleceğiz. Daha fazla döviz ödeyerek daha fazla kirli çevre yaratacağız.

'ÜRETİM SANTRALLERİ SORUNU ÇÖZER!'
Odada ikram edilen çay ve pastanın ardından 'Çözüm nedir?' diye yönelttiğimiz soruya Telatar, şöyle cevap verdi: "Çözüm bellidir. Ülkemizin doğal kaynakları vardır. Ve bu kaynakların henüz yüzde 30-35 'ini kullanmış durumdayız. Yeni yatırımlar planlanırken, yerli kaynaklara yönelmemiz yeterli ve gerektir. Enerji kaynağına yakın bölgelerde üretim santrallerinin yapılması sorunu çözecektir. Kısaca doğru yer seçimi ve doğru enerji kaynağı kullanmak ülkemizin çıkarınadır" dedi.

'SADECE TARIM DEĞİL, BALIKÇILARDA OLUMSUZ ETKİLENECEKTİR!'
Bölgenin tarım ve turizm alanında önde gelen bir yapıya sahip olduğunu kaydeden Çevre Birlikteliği sözcüsü Metin Telatar, fosil yakıtların yoğun kullanılmasının sadece insan sağlığını değil tarım ve yeşil bitki örtüsünün de sonunu getireceğini ifade ederek, sözlerini şu sözlerle sonlandırdı: "Termik santrallerin soğutma ihtiyacı için kullanılacak deniz suyunun zamanla ısısı değişecektir. Böylece deniz canlıları da olumsuz etkilenecektir. Yönetmeliklere göre deniz suyunun ısısı yaz aylarında 2 derece, kış aylarında 1 derece değiştirilebilmektedir. Oysa termik santrallerin ÇED raporlarından anlaşılmaktadır ki, 700 metre açıktan çekilecek saatte binlerce metreküp soğuk su ısınarak 400 metre açıkta denize bırakılacaktır. Bölgemizde yapılması planlanan çok sayıdaki termik santral aynı anda deniz suyunu ısıttıkça deniz canlılarının başka sulara göç etmesine neden olacaktır. Yani sadece tarımla uğraşanlar değil balıkçılıkla uğraşanlar da olumsuz etkileneceklerdir" dedi.

Ercan ÜSLÜ

GÜNCEL Haberleri