Tarım ve Hayvancılık Bakanı bizi ne zannediyor?

     Tarım ve Hayvancılık Bakanı sayın Mehdi Eker'in talihsiz "Zarar verirse hayvana verir, buradan besine geçmez. GDO`nun ete, süte ve yumurtaya geçtiğini kanıtlayan bir tane bile bilimsel çalışma, veri yok. Zarar verirse o hayvanın kendisine veriyor"  ifadesi bilimsel çevreleri çileden çıkarırken, biz yurttaşlara da ninni söyleyerek uyutmaya devam etti. İyi ki bilimsel çevreler var ki biz de Bakan Bey'in açıklamalarının bizi resmen uyuttuğunun farkına varıyoruz.   Aslında çoğu insanımız belki de haberlerde duyuyor ya da okuyor bunları ama neden sessiz kalmayı tercih ediyorlar anlamakta gerçekten de çok zorlanıyorum.

Ziraat Mühendsileri Odasından bana sık sık mailler gelir. Bu yazımdan da önce    "GDO`YA KİM "EVET" DEDİ DE İZİN VERDİNİZ?" başlıklı bir yazı yazmıştım.  Bu yazımında teknik bilgileri bana Ziraat Mühendisleri Odası tarafından servis edilmişti.  Yazıyı okuduktasn sonra siz okurlarımla paylaştım ve ardındanda GDO Platformu tarafından hemen bu yazdığım yazı  gönderildi. Yazıyı  sizlerle paylaşmadan önce etraflıca okudum. Bakan Mehdi Eker'in söylemlerini o yana çevirdim, bu yana çevirdim, fakat cahil aklımla bana bir şey vermediğini anladım. Bizimle resmen dalga geçiyor dedim kendi kendime. Daha sonra bir kaç arkadaşımla sesli sohbet ederken onlara da Bakan Bey'in ifadesinden ne anladıklarını sordum. Arkadaşlarım bana : " her zaman olduğu gibi Bakan bize afyon veriyor, bizde resmen soluksuz derin bir uyukuya dalarak GDO'lu ürünleri yemeye devam ediyoruz" dediler. Bu satırlarımı yazarken aklıma birden köylerde amcalarım, halalarım geldi. Bahçelerine bir ıspanak ekerken ya da başka bir sebze ekerken kılı kırık yararlardı. Yapay gübre bile kullanmadan, kurutulmuş hayvan gübresiyle sebze ve meyvelerini üretip tüketiciye satarlardı. Ama şimdi nerelerden nereye geldik. Zamanla yapay gübreler ve son olarak da GDO'lu mısırlar vb ürünler yaşamımızın orta yerine geldiler oturdular. Bakan Mehdi Eker'in bu açıklamasına GDO Platformu tarafından verilen yanıtı sizlere aktarmak istiyorum.

"2004 yılından bugüne seksenden fazla kurumsal üyesiyle çevre, ekoloji, biyo çeşitlilik, insan ve hayvan sağlığını koruma mücadelesini, bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmalarını yılmadan sürdüren GDO`ya Hayır Platformunun,
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanına Zorunlu Yanıtı: "Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın Mehdi EKER, önceki gün bir gazeteye yaptığı açıklamada, GDO`lu mısırın yemlerde kullanılmasına ilişkin olarak, "Zarar verirse hayvana verir, buradan besine geçmez. GDO`nun ete, süte ve yumurtaya geçtiğini kanıtlayan bir tane bile bilimsel çalışma, veri yok. Zarar verirse o hayvanın kendisine veriyor" ifadesinde bulunmuştur. Sayın Bakanın "Bu konuda bir tane bile bilimsel çalışma yok" sözü gerçeği yansıtmamaktadır. Birçok araştırma hayvan yemindeki bitki kloroplast DNA'sının süte, yumurtaya ve ete geçtiğini ortaya koymuştur.
İtalya`da Catania Üniversitesi Biyomedikal Bilimleri Bölümü`nden Agodi, Barchitta, Grillo ve Sciacca`nın yaptıkları araştırmada marketlerden alınan 12 markaya ait 60 farklı süt örneği analize tabi tutulmuş ve analiz sonucu GDO`lu mısır ve soyayla beslenen hayvanlardan elde edilen bu sütlerin %25`inde GDO`lu DNA parçalarına rastlanmıştır. Pastörizasyon işleminin dahi bu GDO`lu DNA zincirini parçalayamadığı tespit edilmiştir. Öte yandan, "Zarar verirse hayvana verir" diyen Sayın Bakan, bu konuda çok haklıdır. GDO, yemler yoluyla hayvan dokusuna geçer ve bilimsel araştırmaların da gösterdiği şekilde hayvan bundan zarar görür.
Bu konuda, İtalya`daki Cattolica S. Cuore Üniversitesi`nden Raffaele Mazza önderliğinde bir grup bilim insanının yaptığı araştırmada, GDO`lu yemle beslenen hayvanların kanında, karaciğerinde, dalağında ve böbreğinde GDO`lu DNA`lar tespit edilmiştir. Ayrıca, Phipps, Deaville ve Maddison`ın yaptığı araştırmada ise süt ineklerinin, sütlerinde, kan ve dışkıları ile oniki parmak bağırsaklarında transgenik bitki DNA`sına rastlanmıştır. Bu bilimsel araştırmaların ışığında, Sayın Bakan`a soruyoruz: "GDO`lu yemden hayvan zarar görüyorsa, insanların zarar görmeyeceğinden nasıl bu kadar emin olabilmektesiniz?
Bizler, Sayın Bakan`ın enerjisini, GDO`lu yemleri övmek ve ithalatına olanak sağlamak yerine, tarım politikalarını düzeltip mısır ve soya üretiminde kendimize yeterliliği yakalamak konusunda harcamasını beklerdik."

GDO Platformunun bu bilimsel açıklaması umarım bize ders olur ve sessiz kalmayarak tepkilerimizi koyarız. Ben bir gazeteci olarak kalemimle ve fotoğraf makinemle bu konuda her türlü görevi alırım.  Eşit, özgür, onurlu ve insanca yaşayabileceğimiz, Savaşsız,
Sömürüsüz, Demokratik, Bir Dünya ve Ülke Özlemiyle, Yeni Yılınızı Kutlar, Başarı, Sağlık ve Mutluluk Dilerim. Saygılarımla.....