TAHİYYAT DUASI: KULUN ALLAH’A SAYGISI, PEYGAMBER’E SELÂMI VE İMANIN İKRARI...
Namazın içinde okunan Tahiyyat duası; kulluğun, teslimiyetin, selâmın, rahmetin ve şehadetin bir araya geldiği muhteşem bir iman beyannamesidir. Bu dua; İslâm'ın inanç, ibadet ve ahlâk anlayışını birkaç cümlede özetleyen derin bir muhtevaya sahiptir. Tahiyyat; sadece dilin tekrarladığı bir metin değil, kalbin idrak etmesi gereken bir kulluk sözleşmesidir. "Ettehiyyâtü lillâhi vessalevâtü vettayyibât." "Bütün hürmetler, ibadetler ve güzel sözler Allah'a aittir." Bu başlangıç; mutlak saygının, kulluğun ve ibadetin gerçek muhatabının yalnızca Allah olduğunu anlatır. İnsanlar birbirlerine saygı gösterebilir, büyüklerini sevebilir, yöneticilerine hürmet edebilirler. Ancak hiçbir insan, Allah'a ait olan kulluk makamına yükseltilemez. Tahiyyat'ın ilk cümlesi, insanı şahıslara aşırı bağlılıktan, makamları kutsallaştırmaktan ve yaratılmışları ilahlaştırmaktan koruyan bir tevhid eğitimidir. Aynı zamanda burada dikkat çekici bir bütünlük vardır. Saygı, ibadet ve güzel sözler birlikte zikredilmektedir. Kulluk yalnızca bedenin hareketlerinden ibaret değildir. İnsanın dili, davranışları, niyeti ve ahlâkı da kulluğun içerisinde yer almalıdır. Allah'a ibadet eden bir dilin insanlara hakaret etmesi, Allah'ın huzurunda eğilen bir bedenin yeryüzünde kibirle dolaşması, ibadetin ahlâkî maksadıyla bağdaşmaz.
Duanın ikinci bölümünde şöyle denir. "Esselâmü aleyke eyyühennebiyyü ve rahmetullâhi ve berekâtüh." "Ey Peygamber! Allah'ın selâmı, rahmeti ve bereketleri senin üzerine olsun." Burada son derece anlamlı bir incelik bulunmaktadır. Namaz kılan Müslüman, Allah'a yöneldiği bir ibadetin içerisinde Peygamber Efendimize de selâm göndermektedir. Bu selâm, Peygamberimizi ilahlaştırmak değil, Allah'ın elçisi olarak ona duyulan sevginin, saygının ve bağlılığın ifadesidir. Çünkü Hz. Muhammed (s.a.v.), insanlığa tevhidi öğreten, kulluğun nasıl yaşanacağını gösteren ve güzel ahlâkın en seçkin örneğini sunan son peygamberdir. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulmaktadır; "Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selâm edin." (Ahzâb,56) Tahiyyat'taki bu selâm, Müslümanın Peygamberiyle kurduğu manevî bağın her namazda yenilenmesidir. "Esselâmü aleynâ ve alâ ibâdillâhis sâlihîn." "Selâm bizim ve Allah'ın salih kullarının üzerine olsun." İşte Tahiyyat'ın toplumsal ve ahlâkî boyutunun en dikkat çekici bölümlerinden biri burasıdır. İnsan, namazda kendi kurtuluşunu isterken diğer iyi insanları da unutmamaktadır. Kendisine selâmet dilerken Allah'ın bütün salih kullarına da selâmet dilemektedir. Bu ifade, bencilliğin karşısına kardeşliği, yalnızca kendisini düşünmenin karşısına başkalarının iyiliğini istemeyi koymaktadır. Peygamber Efendimiz, Tahiyyat'ın bu bölümünü açıklarken söz konusu selâmın gökteki ve yerdeki bütün salih kullara ulaşacağını bildirmiştir. (Buhârî, Müslim)
Dünyanın farklı coğrafyalarında, farklı dilleri konuşan, birbirini hiç tanımayan milyonlarca Müslüman aynı duayı okumaktadır. Bir Müslüman, namazda kendisi için istediği selâmeti başka salih kullar için de istemektedir. Buradan önemli bir ahlâkî sonuç çıkar. Namazda salih kullara selâm gönderen insan, namaz dışında insanlara zarar veren, onların haklarını çiğneyen ve huzurlarını bozan biri olmamalıdır. Çünkü selâm, yalnızca söylenen bir kelime değil; güven, esenlik ve barış sorumluluğudur. Tahiyyat duası, iki büyük şehadet cümlesiyle tamamlanır. "Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh." "Şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur. Yine şahitlik ederim ki Muhammed O'nun kulu ve elçisidir." Bu ifadeler İslâm inancının temelidir. Burada dikkat edilmesi gereken iki önemli husus vardır. Birincisi, Allah'ın birliğinin kabul edilmesidir. İnsan, hayatının mutlak sahibinin Allah olduğunu ilan etmektedir. İkincisi ise Hz. Muhammed'in hem Allah'ın kulu hem de elçisi olduğunun belirtilmesidir.
Peygamberimiz, insanlığın en seçkin örneği olmakla birlikte Allah'ın kuludur. Onun büyüklüğü, kulluğundaki mükemmelliktedir. Bu bakımdan Tahiyyat, hem Allah'ın birliğini hem de peygamberlik makamının sınırlarını öğreten bir iman dersidir. Müslüman, her namazda şehadet getirerek imanını yeniden dile getirir. Allah'tan başka ilah olmadığına şahitlik eden insanın, menfaatlerini ilahlaştırmaması gerekir. Hz. Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna şahitlik eden insanın da onun doğruluk, merhamet, adalet ve güvenilirlik örnekliğini hayatına taşıması lazım gelir.
Tahiyyat duasında ilk olarak Allah'a saygı ve kulluk ifade edilir. Ardından Peygamber Efendimize selâm gönderilir, sonra bütün salih kullar için esenlik dilenir. Sonunda da Allah'ın birliği ve Hz. Muhammed'in peygamberliği ikrar edilir. Bu sıralama tesadüfî bir söz dizimi değildir. İnsanın Rabbiyle, Peygamberiyle, toplumla ve kendi imanıyla ilişkisini birlikte düşünmesine imkân veren anlamlı bir bütünlüktür. Tahiyyat, insanın önce Allah karşısındaki yerini bilmesini, sonra Peygamberine bağlılığını hatırlamasını, ardından diğer kullara karşı sorumluluğunu düşünmesini ve nihayet imanını bilinçle ifade etmesini sağlar. Bu yönüyle Tahiyyat, namazın içinde tekrarlanan kapsamlı bir manevî eğitimdir. Namaz; kalbin, aklın ve vicdanın Allah'a yönelmesidir. Tahiyyat'ı anlayarak okuyan bir Müslüman, Allah'a karşı haddini, Peygamberine karşı vefasını, insanlara karşı sorumluluğunu ve imanına karşı sadakatini hatırlar. Tahiyyat duası; tevhidi, kulluğu, peygamber sevgisini, kardeşliği, selâmı ve imanı bir araya getiren büyük bir manevî hazine, Müslümanın inanç ve ahlâk dünyasının da özetidir.