Sütaş’a dördüncü kuşak ‘balerin’ yönetici geliyor

Yedi yıl bale yaptıktan sonra üniversiteyle birlikte aile şirketi Sütaş'a hazırlanmaya başlayan Simin Bilbay, baleyi özlese de Sütaş'ta daha mutlu olduğunu ifade ediyor

Simin Bilbay, Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz'ın yeğeni. Aslından bir balerin olan Bilbay, şimdi dayısının yanında sütçülük işinin inceliklerini öğreniyor.
Yedi yıl boyunca baleyle uğraşan Bilbay, bu süre boyunca süt işinden de uzak durmamış. Liseden beri şirketin her aşamasında staj yapan Simin Bilbay, yaz tatillerini fabrikada geçirmiş. Böylece sütle ilgili bütün süreçleri öğrenmeye ve takip etmeye çalışmış. Koç Üniversitesi'nde işletme okuyan Bilbay, iki yıldır dayısının yanında asistanlık yapıyor. Üstlendiği bu görevle işin özünü öğrenmeye çalıştığını söyleyen Bilbay, “Şu anda her alanı öğrenmeye çalışıyorum. Dayım Muharrem Bey'in girdiği her toplantıda yanında olmaya çalışıyorum. Bu süreçte toplantı notları tutuyorum. Şimdi bu defterler benim için çok önemli bir ansiklopedi niteliği taşıyor” dedi.
Notlarıyla 20'ye yakın defteri doldurduğunu belirten Bilbay, “Bu defterlerin aynı zamanda arkadan gelen kuzenlerim için de çok büyük hazine olacağını düşünüyorum. Çok yararlanacakları bilgiler edinecekler” diye konuştu.

SÜTÜN ÖZÜNDE İYİLİK
Şu anda Sütaş'ta yönetim kurulu başkanı asistanı olarak görev yaptığını ifade eden Bilbay, yanında çalıştığı dayısı Muharrem Yılmaz ile ilgili görüşlerini ise şöyle anlattı:
“Dayım, iletişimi güçlü bir lider. Ciddi görünüşünün altında çok yumuşak kalpli bir sütçü var. Gerçekten onun bizi eğitmesi çok önemli. Verdiği öğütlerden bu işi ne kadar sevdiğini anlıyorsunuz. Dolayısıyla bu işi onunla birlikte öğrenmek çok zevkli. Bana her zaman “işin özünü öğrenmelisin” der. Ve biz de işimizin özünün 'iyilik olduğunu unutmadan' hareket ederiz. Çünkü her şey sütün özündeki iyilikle başlar.”

FINDIKKIRAN'DA ROL ALDI
Ortaokuldan itibaren bale ile uğraştığını söyleyen Simin Bilbay, “Ancak üniversiteden önce baleyi bıraktım. Bale beni için çok önem taşıyan bir sanat dalı. Çünkü disiplin gerektiren bir sanat dalı. Ve bunun iş hayatıma da olumlu etki ettiğini düşünüyorum” dedi. Külkedisi, Fındıkkıran, Uyuyan Güzel balelerinde sahne alan Bilbay, baleyle uğraştığı günlerini özlediğini belirtti.
Bilbay, ürün geliştirme konusuna meraklı. Evinde küçük küçük ürün denemeleri yaptığını anlatan Bilbay şöyle devam etti: “Ertesi gün bunları toplayıp dayıma götürüyorum. Tüm yeni ürünlerin gelişim süreçlerinde bulunuyorum. Yeni ürünümüz Tatlımm'la ilgili süreci ilk günden beri takip ediyorum ve öğreniyorum. Büyümix adlı ürünümüzün de deneme üretimlerinde bulunmuştum. Fabrikada bulunmak çok öğretici oluyor.”

BAŞKA BİR MESLEĞİ HİÇ HAYAL ETMEDİM
Sütçülük işine büyük dedeleri Celalettin Yılmaz ile girdiklerini söyleyen Simin Bilbay şunları anlattı:
“Büyük dedemiz, hayvancılıkla uğraşırken arkadaşına verdiği bir söz nedeniyle süt ihalesine giriyor. Sütçülük serüvenimiz de böylece başlamış oluyor. Daha sonra dedemiz Sadık Yılmaz da babasının ölümünden sonra kardeşleriyle birlikte Sütaş'ı kurmuş. Şimdi ise dayım Muharrem Yılmaz bu işi devam ettiriyor. Dördüncü kuşak olarak onların bize çocukluğumuzdan bu yana aşıladıkları duyguyla kendimizi bu işin içinde buluverdik. Büyük bir gururla da bu işi öğrenmeye ve devam ettirmeye çalışıyoruz.”
Bilbay, sütçülük dışında başka bir mesleği hayal etmediğini söyleyerek, “Her zaman süt ve onun pazarlanması üzerine çalışmak istedim. Eğitimimde marketinge ağırlık verdim” dedi.

TÜRKİYE Haberleri