ŞU KASET MESELESİNİ BİRAZ KONUŞSAK MI?

Adnan Bahadır

ŞU  KASET  MESELESİNİ BİRAZ  KONUŞSAK MI?

 

Yaklaşık  bir yıldır aşağı kaset, yukarı kaset her fırsatta bu konuyla karşılaşmanın sizleri de bizleri de sıktığının farkındayım. Yapılan operasyonda dokuz saatlik  ifadenin ardından karşıma çıkan bir dosya da kaset dosyası olduğunu yazmıştım.  Aslında yapılan operasyonu ta üç, dört ay önce yazdığımı hepiniz biliyorsunuz, evi, iş yerini ve yazlığı arayan polis arkadaşlara da kaseti bulmaları için bir hayli yardımcı olmama rağmen üzülerek ifade etmek gerekirse bulamadık. Ancak bu konu da öyle bir hale geldi ki şuyuu vukuundan beter bir hal aldı, nedeni ise bu olayın bu kadar üzerine gidilmesidir. Bu konuda benim de acizane birkaç söz söylemem gerektiği kanaatindeyim.

           

2009 yılında yaşadığım saldırı olayı ardından Medrese-i Yusufiyye'ye gittiğimde Avukatlarımdan birisi yanıma gelip bazı sorular sormaya başladı, ancak asıl sormak istediği soruyu bir türlü soramıyordu, kem, küm edip, bir türlü asıl konuya giremiyordu. Bazı çete bozuntusu düşmanlarım benimle ilgili çocuklarıma, aileme şahsımla ilgili ağza alınmayacak bazı ithamlarda bulunup, ailemle aramı açmaya çalıştıklarını bildiğimden asıl söylemek istediğini tahmin etmiştim. Kendisini öz kardeşim gibi sevdiğim için dedim ki korkma ne söyleyeceksen söyle söz veriyorum kızmayacağım. Bunun üzerine  gençlerle görüşür müydün? Erkeklerle ne kadar yakın hukukun olurdu? Gibi soruları sormaya başlayınca ona dedim ki ağzındaki baklayı çıkar. Zavallı kadıncağız bazı düşmanlarımın bir kasetten söz ettiklerini söylediğinde ona dedim ki o kaset benim erkeklerle düşüp kalktığım yönünde bir kaset olabilir mi? Kadıncağızın yüzü kıpkırmızı olsa da dedi ki tamam işte onu sormak istiyorum.

           

Kendisine dedim ki Bak bacım Adnan Bahadır'la ilgili belden aşağıya istediklerini söylesinler, hiç ama hiç alttan alma, getirmeyen şerefsizdir de korkma. Zira bizim bel altı işimiz hayatta olmaz, ancak bel üstü hatalarımız olabilir nihayetinde biz de insanız ama bel altı konusunda her türlü tehdit'e, şantaja restini rahatlıkla çekebilirsin, ben buradayım. Kadıncağız o kadar rahatladı ki anlatamam, meğer bazı şerefsiz düşmanlarım ona haber göndererek bizi yıldırma politikaları yapıyorlarmış, ama bizim verilemeyecek hiçbir hesabımız olmadığından bu tür tehditlere karnımız toktu. Gerçekten de sürecin sonunda şerefsizler kuyruklarını kıçlarının altına koyup deliklerine çekildiler. O dönemlerde bize gelen bu tür mektupları görseniz aklınız şaşar, ama kendinizden emin iseniz vız gelir tırs gider.

           

Yaklaşık bir yıldır bir kaset furyasıdır gidiyor, iyi güzel de kardeşim kendisinden emin olan insanlar bizim gibi  “getirmez iseler şerefsizdirler” deyip hodri meydan diyeceklerine, yok efendim şurada mı, burada mı diye araştırmaya kalkmalarına bir türlü anlam verebilmiş değilim. Kendisine güvenen kişi hiçbir zaman bu tür tehdit ve şantajlara boyun bükmez, karın ağrısı olanlar ise ödleri b.k.larına karışır. Benim bu tür sıkıntısı olan arkadaşlara tavsiyem önce kapılarının önündeki pisliği temizlemeleri ardından düşmanları ile mücadeleye girişmeleridir. Bu arkadaşlar benim kapımın  önünde pislik yok diyor iseler o zaman kim ne derse desin asla rahatsızlık duymalarına gerek yok.

Ayrıca bir kişide kaset varsa ve bu kasetin arandığını da biliyorsa onu ne iş yerinde, ne evinde ne de arabasında saklar, tedbirini alır, hiç kimsenin  bulamayacağı bir yerde saklar. Bu kadar acemi olmaya gerek yok ki, hem profesyoneliz diyeceksiniz hem de amatörce iş yapacaksınız buna havada uçan kargalar dahi güler. Peki konunun bizimle ilgisi nedir derseniz biz bu konuda gerek noter aracılığı ile, gerekse mahkeme kararları aldırarak yapılması gerekeni yapmışız. Ancak birileri hala daha bu adamda kaset varsa anamızı ağlatır düşüncesiyle hareket ediyor iseler onlara tavsiyem şudur. Bizim en ufak bir açığımız olmamasına rağmen sadece işimizi  dürüstçe yapmanın bedelini bu kadar ağır ödüyor isek onlar kendi yaptıklarını çok iyi bilirler, her yaptıklarının zamanı geldiğinde karşılarına çıkacağından en ufak şüpheleri olmasın. Bize yapılan operasyondan sonuç almayan bazı siyasetçilerin gece saat 23.30'da Emniyete neden gittiklerini bilmediğimizi zannediyor iseler onlara çok fazla bir şey söylemeye gerek yok. Bugün iktidar erki elimizde diye istediklerini yapanlar, dün kendi yerlerinde olup aynı şeyleri yapanların akıbetlerine iyi baksınlar. Karunlar, Firavunlar, Hamanlar, Nemrutlar, Lut Kavmi  bu insanlardan daha güçlü idiler ama Yüce Allah onların bir kısmını yerin dibine, bir kısmını denizde, bir kısmını ise çeşitli felaketlerle helak etmişse bunların sonunun ne olacağını düşünmek bile istemiyorum. İktidar elinde iken bazı ayıplarını örtenler unutmasınlar ki o ayıplar bir gün mutlaka ve mutlaka karşılarına çıkacaktır. Ayıplarımızı örtmeye değil, tövbe edip bir daha yapmamaya gayret etmeliyiz. Bir yandan Şeytanla kardeş olup, diğer yandan Melek gibi gözükmeye çalışanları bu toplum çok iyi tanıyor. Kalın sağlıcakla   

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.