Sözünde durmak

Sami Kesmen

Sözünde durmak; Müslümanın ahlaki özelliklerindendir. Verilen söze riayet etmek ahlaki erdemlilik, sözün gereğini yerine getirmemek de önemli derecede bir kusurdur.
Ali İmran Suresi 78. ayette Yüce Allah; “Hayır ! kim sözünü yerine getirir ve kötülüklerden korunursa, şüphesiz Allah da korunanları sever” buyurmaktadır.
İsra Suresi 34. Ayette de; “Yetimin malına, rüştüne erinceye kadar, ancak en güzel bir niyetle yaklaşın. Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir” buyurulmaktadır.
Söz vermek emanettir, yerine getirilmemesi “ihanet” sayılır. Emanete riayet etmemek; Münafıklık alameti olarak Hz. Peygamber tarafından hatırlatılır.
Olgun bir insanın en bariz özeliği güvenilir ve sözünde durmasıdır. Sürekli yalan söyleyen, verdiği sözde durmayan insanlar; güvenlerini kaybederler ve sevilmeyen kimseler durumuna düşerler.
“Sözünde durmak” verilen sözü, verildiği şekliyle yerine getirmektir. Verdiğiniz sözü, makul bir mazeretinizden dolayı zamanında yerine getiremiyorsanız mutlaka bu durumu karşı tarafa iletmeniz gerekmektedir.
Bunları yapmamışsanız, özür dilemek bir erdemliliktir, hiç değilse bunu yapmalısınız. Hele verilen sözle birlikte ayrıca yemin de edilmişse işin şekli daha da değişmektedir.
Yemin etmek yapılacak işe Allah (c.c.) şahit kılmaktır. Yemine aykırı davranmak büyük günahlardan sayılır.
Nahl Suresi 91-92. Ayetlerde bu konuda Yüce Allah; “Allah’ı şahit tutarak yemin ettikten sonra yeminlerinizi bozmayın; Allah’ı kendinize şahit gösterdiğiniz halde yemininizi nasıl bozarsınız!” buyurmaktadır.
Çok gerekmedikçe söz verilmemelidir. Söz verirken mutlaka “İnşallah” denmelidir.
Zorunlu olmadıkça söz verirken geniş zamanlı bir değerlendirme yapılmalıdır.
Karşılıklı töhmet oluşmaması için sözleşirken konunun mutlaka net anlaşılması sağlanmalıdır.
Hz. Peygamberin kısa zamanda insanlığın sevgilisi haline gelmesinde sözünde durmasının ve güvenilir olmasının etkisi büyüktür.
Sözünde durmayanların gönül dünyalarında rahatsızlık vardır, kendilerini sorgulamalıdırlar.
Peygamberimizin, Peygamberliğinden önce, bir arkadaşıyla vakti belli olan bir buluşma nedeniyle buluşma yerine gelmeyen arkadaşını iki gün aynı yerde beklediği rivayet edilmektedir.
İki gün sonra buluşma yerine gelen arkadaşına Peygamberimiz; “Ben sadece vazifemi yaptım. Seni burada bekleyeceğimi söylemiştim ve bekledim. Ben senin başına bir hal gelmiştir diye üzülmüştüm” diyerek onun gönlünü almış ve güvenilir bir insan olduğunu göstermiştir.
Mü’minun Suresi 8. Ayette Yüce Allah Müminlerin özelliklerinden olarak; “ Onlar emanetlerini ve ahidlerini yerine getirirler” buyurmaktadır.
İnsanlar arası ilişkilerde güvenin sağlanması için sözde durmak önemlidir.
Güven duygusunun zedelendiği toplumlarda birlik ve beraberlik bozulur.
Rad Suresi 25. Ayette buyurulduğu gibi “Allah böyle bir topluma rahmet nazarıyla bakmaz”
Peygamberimiz (s.a.v.)’in, “Allah’ın kıyamet gününde üç çeşit insandan davacı olacağını, bunlardan birincisinin, “Allah adına and içen sonra da yeminini bozan, verdiği sözü yerine getirmeyen” kimseler olduğu sözünü aklımızdan çıkarmamalıyız.
Verilen sözün yerine getirilmemesi dinimizce şiddetli bir biçimde yasaklanmıştır.
Güvenilir bir mümin olmak için “sözde durmak” önemli bir göstergedir....


Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.