Sosyal Virüs Boşanma ve Çocuklarlımız

Ahmet Yıldız

Güzel ilimizde problemli olarak adlandırılan gençlerin yaşantıları incelendiğinde, ailelerinde önemli problemlerin olduğu göze çarpmaktadır. Bu problemli gençlerin büyük çoğunlu ya anne babalarından şiddet görmekte, ya ilgisiz bir anne babaya sahiptirler ya da parçalanmış (anne babanın ayrı olması) olduğu dikkat çekmektedir.
Özellikle boşanmış aileler günümüzde hızla artmaktadır. Samsunda 2001 yılında boşanma oranı 1.18 iken 2005 yılında bu rakam 1.20 ye çıkmıştır.  Birbirlerini severek bir aile kurumu oluşturan, ancak daha sonra anlaşamayınca ayrılan yetişkinlerin kendi kararlarında en çok kendisinin fikri alınmayan çocuklardır. Bu nedenle hem evlenirken, hem de boşanırken “çocuk” konusu göz ardı edilmemelidir.
Boşanma çocukların kolayca anlayabilecekleri bir durum değildir. Çocuğun yaşı ne kadar küçükse boşanmanın çocuğun beynindeki karmaşası da o kadar büyüktür. Mutsuz, şiddetin olduğu yani artık evliliğin zarar gördüğü durumlarda boşanma kavramı karşımıza çıkmaktadır. Boşanma sonrası ise yeni bir durumla karşılaşılır; “boşanmadan çocuk en az nasıl etkilenir?”, “Boşanma kararı vermiş anne babalar çocuklarına nasıl yaklaşmalıdır?”
Boşanmış ailelerin çocukların şu davranışların görülme oranı oldukça yüksektir:
•       Boşanmanın nedenin çocuk olmadığı ona anlatılmalı. Çünkü boşanmalardan çocuklar genellikle kendilerini suçlamaktadırlar.
•       Boşanma sonrasında bile hem annenin hem de babanın onu sevmeye devam edeceği vurgulanmalı ve gösterilmelidir.
•       Çocuğa boşanmanın ne olduğu anne ve baba kötülenmeden anlatılmalıdır.
•       Çocuk ayrılan eşlerin barış silahı veya savaş silahı yapılmamalıdır.
•       Çocuk karşı taraftan öç almak için bir araç olarak kullanılmamalıdır.
•       Ayrılmadan dolayı eşler kendilerini suçlu hissedebileceklerdir. Bundan dolayı çocuğun her isteğini yerine getirmeye çalışırlar. Buda çocukta şımarıklığın oluşmasına neden olabilir. Çocuk bunu bir silah olarak istediklerini yaptırmak için kullanabilir.
•       Çocuğun yaptığı yaramazlıklar sonrası “seni annene gönderirim”, “seni babana gönderirim” gibi tehdit cümlelerinden kaçınılmalıdır.
•       Çocuğun istenmeyen davranışları ayrılan eşe benzetilmemelidir. Bu davranışın aynı babana/annene benziyor gibi.
•       Senin artık annen yok, senin artık baban yok gibi karşı tarafı suçlayıcı cümlelerden uzak durulmalı.
Unutulmamalıdır ki evlenme kararını verirken de, boşanma kararını verirken de çocuk ve çocuğa etkileri mutlaka göz önüne alınmalıdır.

Ahmet Yıldız

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.