SORUŞTURMA AÇILSIN

Adnan Bahadır

      Her iktidarın başarılarının yanında çıkmazları da vardır; AK Parti iktidarının pek çok başarılarının yanında bazı çıkmazları olduğu da muhakkaktır. AK Parti’nin iktidarda olduğu dönemde sağlıktan ulaşıma, özgürlüklerden ekonomik hayata varıncaya dek birçok başarıları olmuştur, bu başarılarının yanında en büyük çıkmazlarından birisi bürokraside ön verdiği cemaatler ve sendikalar sorunudur. İki üç yıl öncesine kadar devletin her kademesine kendi eliyle yerleştirdiği Cemaat mensuplarını şimdi temizlemeye çalıştığı gibi önümüzdeki dönemlerde diğer bazı cemaatleri ve sendikaları temizleyeceğinden en ufak şüphemin olmadığını burada açık ve net söylemek istiyorum. Zira 2011 yılında hükümetle Cemaat’in yollarını ayırdığını yazdığımda kimse inanmadığı gibi yakın gelecekte sendikaların bürokrasideki müdahalelerini ortadan kaldırmak için büyük bir uğraş vereceğinden en ufak bir şüphem yok.

     AK Parti iktidarının son on yılda bebek gibi elinde büyüttüğü STK’lardan birisi de Memur Sen’dir. Sol kesimin elindeki KESK’in yanında ülkücü camianın Kamu Sen’i vardı, iktidar partisi de kendisine yakın Memur Sen’i her fırsatta büyüttü ve en büyük memur sendikası haline getirdi. Hatta sadece bununla da kalmadı bürokrasideki atamalarda Memur Sen’in görüşünü almadan atama yapmadı. Zaman zaman vekillerin dahi istemediği tayinleri Sendika yaptırabildi. Özellikle Milli Eğitim Bakanlığı’nda illerdeki tüm idari atamaları Memur Sen’in yetkilileri yaptı. Memur Sen’in yetkilileri ile anlaşamayan müdürlerin tamamı ya başka yere tayin edildi ya da idari görevlerinden alınarak eski görevlerine gönderildi. Bu durum Milli Eğitim camiasını fevkalade dejenere etti, Sendika yöneticileri adeta ağa babaları gibi davranıp kimseyi umursamaz hale geldiler. Sadece bununla da kalmadılar Milli Eğitim camiasında olup biten ne varsa her şeye müdahale ettiler, okullarda kullanılması gereken yardımcı kitaplardan tutun da taşımalı sistemlerde servis ihalelerine varıncaya dek her şeye müdahale ettiler. Örneğin Tülay Başaran Anadolu Lisesi’nin yardımcı ders kitaplarını satan kitabevi bellidir, ona o işi bağlayan kimdir deseniz aynı meşrepten veya cemaatten olan sendika yetkilisinin müdahalesi ile yardımcı kitaplar o zatı muhteremin kitabevinden alınır. Zatı muhterem de Mercedes’le gezer, millete hava atar.

     AK Parti iktidarı kurulduğu günden itibaren bu şehre gelen Milli Eğitim Müdürlerinin birisi hariç kalanının tamamı ile hukukum iyiydi. Sadece biriyle hukukum yoktu o da Aytekin Girgin Bey’di. Aytekin Bey’e kızmamın nedeni de yukarıda belirttiğim kitap, defter, taşıma ihaleleri ile ilgili belli bir kesimle işbirliği yapmasıydı ki o kişiler de sendika ağa babalarının yandaşlarıydı. Aytekin Girgin bu adamların dediklerinin tamamını yapmış olmasına rağmen adamları memnun edemedi, sonunda O’nu da sepetleyip Ankara sokaklarında dolaşan bir adam pozisyonuna düşürdüler. Bunu yapanların iktidarın sendika temsilcileri olduğunu çok iyi biliyorum. Her istediklerini aldıkları bir insanı dahi buradan göndermekten geri kalmayan Sendikacılar o kadar enteresan işlere girdiler ki anlatamam, bu işlerle ilgili de zamanı geldikçe yazacağım.

       Altı ay önce göreve başlayan yeni Milli Eğitim Müdürü’ne bir kez ziyarete gittim, onun dışında en ufak bir hukukum yok. Ancak yaptığı uygulamalara bakınca adamcağız eğitimle ilgili yapması gereken ne varsa yapmaya çalıştığı izlenimini edindim. Okullardaki başarı oranını artırmak amacıyla Maarif Hareketi adı altında bir çalışma başlatmış, bu sayede çalışan idareci ve öğretmenler ödüllendirilecek, çalışmayanlar da bilinecek. Bu kadar güzel bir çalışmaya ben şapkamı çıkartırım, bunu yapan düşmanım da olsa onu alkışlarım. Ama önceki gün Facebook’da gezinirken Memur Sen Bafra ilçe Başkanı Hamdi Yıldız’ın bazı okul müdürlerine attığı mesajı ve  Memur Sen İl Başkanı  Nejdet Güneysu’nun bazı gazetelerde çıkan basın açıklamalarını görünce adeta dilimi yuttum. Adamlar Maarif Hareketi’yle ilgili verip veriştirmişler. Neymiş efendim okul idarecilerini fuzuli bürokrasi ile uğraştırıyormuş, okullar proje yarışına sokularak okullar çöplük haline gelecekmiş, lafa bak beriye gel. Bildirinin asıl amacı can alıcı iki maddede belli oluyor.o Maddelerden biri eskiden idarecilerin çalışmadığı şimdi çalışmaya başladığı imajına neden olacakmış, bir diğer madde ise eğitim öğretim kalitesinin yükseltilmesi görevi sadece Milli Eğitim Müdürlüğü’nün değil bunların da göreviymiş, nasıl ama?  Demek ki eğitim öğretimle ilgili görev ve yetkiler Milli Eğitim Müdürlüğü’nün değil bu arkadaşların da yetkisindeymiş. Tevhidi  Tedrisat Kanunu değişmiş de bizim haberimiz yokmuş!.. Meğer Tevhidi Tedrisat Kanunu ülkenin eğitim işini Milli Eğitim Bakanlığı’ndan alıp Memur Sen’e vermiş de bizim haberimiz yokmuş!  Bafra’daki şube başkanı olayı o kadar ileriye götürmüş ki anlatamam, dün okul müdürlerine mesaj atıp Maarif Hareketi ile ilgili verip veriştirmiş. Bu arkadaşlara sormak istediğim bir şey var; acaba bu ülkede Sendika İmparatorluğu kuruldu da bizim mi haberimiz yok, ya da kendilerini ne zannediyorlar çok merak ediyorum. İl Milli Eğitim Müdürü bu meydan okuyan mesaja soruşturma açmaz ise O’nunla da işim var. Devletin üçlü kararname ile kendisine vermiş olduğu bir görevi bir sendikanın uhdesine almaya çalışmasına ve aynı zamanda memur olan sendika görevlilerinin hadlerini aşan paylaşımları ile ilgili gerekli yasal işlemleri yapmaz ise O’nunla da işim olacağını buradan açık ve net yazıyorum. Özellikle okul müdürlerine mesaj çekip İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne karşı tavır sergileyen bir kişinin mutlak surette soruşturulması gerekmektedir.  

            Diğer bir maddeye gelince; eskiden idareci olanlar çalışmıyordu da şimdi mi çalışacak diyorlar ya, hah işte tam işin bam teli burda. Şu anda mevcut idarecilerin tamamına yakınının bunların müdahalesiyle atandığını düşünmekteyim, işte o nedenledir ki birçoğu yan gelip yatıyor. Bu çalışma çıkınca beyefendilerin rahatları bozulduğundan çalışmak zorunda kalacaklar, çalışmayanlar da bırakıp gidecekler, yerlerine çalışanlar gelecek; o zaman da hak ve adalet tecelli edip hakeden idareci olacak, sendika devre dışı kalacak. İşte bu muhteruuun kardeşlerimizin feryadü figan etmelerinin nedeni bu. Milli Eğitim Müdürü ilk geldiğinde Vezir Hazretleri’ni ziyarete gittiği için bir hayli kızmıştım O’na ve bunu köşemde de yazmıştım ama bu davranışı Allah için çok doğru ve adaletli bir davranış olduğundan sonuna dek destekliyorum. Sendika imparatorluğu kurmaya çalışan arkadaşlara tavsiyem, elime yaptıkları teker teker gelmeye başladı; örneğin bir sendika yöneticisinin bir okulun otoparkından el altından aldığı, paraların karşılığında kimi müdürlüğe terfi ettirdiğinden tutun da yardımcı kitap ve taşımalı eğitimdeki hezeyanlarını çok iyi biliyorum. Ya akıllarını başlarına alsınlar ya da biz yapacağımızı biliriz. Kalın sağlıcakla.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (6)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.