SORULARIMA CEVAP ALAMASAM DA YAZAYIM

Adnan Bahadır

Önceki gün yazdığım köşe yazısında Yusuf Ziya Yılmaz'a bazı sorular sormuştum, henüz cevabını alamadım. Dilediği kanalda açık oturum yapmaya davet etmiştim ona da cevap vereceğini sanmıyorum. Zira kendisi bu tür işlere hiç yanaşmaz. Sorularıma cevap gelmese kendisinin gazetecilerle ilgili sorduğu bazı sorulara cevap verme gereği duyduğumdan bugün bu konuya biraz açıklık getirmek istiyorum.

Öncelikle şunun altını çizerek ifade etmek isterim ki Sayın Başkan DENGE gazetesinin kurulduğu günden bu güne kadar tek bir lira yardım etmiş ise Allah rızası için söylesin de biz de bilelim. Yok böyle bir durum yoksa o zaman sorduğu sorulara biraz açıklık getirmesi gerektiği kanaatindeyim. Örneğin gazetecilerin vergi vermedikleri halde nasıl gazetelerini ayakta tuttuklarını sormuş. Çok doğru bir soru. Neden çok doğru derseniz izah edeyim; kuruldukları günden itibaren bizzat Belediyenin destekleri ile ayakta duran gazetelerin nasıl ayakta durduğunu kendisi çok iyi biliyor, bunlarla ilgili bir açıklama yapması gerekmez mi? Kendisi bu konularda açıklama yapmak istemeyebilir dilerseniz ben biraz izahat vereyim belki kendisine yardımcı olurum.

Kendisi ilk aday olduğunda amansız bir biçimde kendisine destek veren gazete veya gazeteler daha sonra neden isim değiştirmek zorunda kaldılar? Bu gazeteler kendisine destek oldukları dönemlerde 90-100 civarında abone iken daha sonra neden abonelikleri iptal edildi? Keresteci kardeşimiz bir gazeteciye ciddi anlamda bir ekonomik destek verdi mİ? Şu anda o gazeteden alacağı var mı? Şayet var ise ne kadardır ve bu parayı Keresteci kardeşimiz cebinden mi verdi yoksa birileri ona verip o mu gazeteye yardım etti? Bu konuda bir açıklama yapılırsa sevinirim. Şu anda bazı gazetecilerin keresteci kardeşimizi bir oda Başkanlığına hazırladıkları ve bu konuda sürekli yayın yaptıkları doğru mu? Sayın Başkan bu konularda da açıklama yapması gerekmez mi?

Bir diğer önemli konu Milli Eğitim Müdürlüğü ile Büyükşehir Belediyesi ve bazı İş adamları arasında yapılan protokol gereği bazı okul inşaatlarına yapılan yardımlar karşılığında o iş adamlarının isimleri okullara verilmişti. Bazı gazete patronlarının da adlarının verildiği okullara ne kadar yardım yaptıkları açıklanabilir mi? Şayet açıklanır ise hem o iş adamları töhmet altında kalmaktan kurtulur hem de kamuoyu çok merak ettiği bir konu da aydınlanmış olur.

Bazı meslektaşlarımız Başkan Yılmaz'ı haklı bulmuşlar, bu sorduğum sorulara o meslektaşlarımız Başkan'a katılmakta çok haklılar ancak benim de o meslektaşlarımıza bazı suallerim olacak suallerime cevap verirseler bazı konular aydınlanmış olacak.

Örneğin Başkan'a hak veren arkadaşımız daha önce Başkan'a özel bir muhabir tahsis edip her icraatını haber yapar iken, son üç, dört yıldır neden bu uygulamaya son verildi? Hatta sadece son verilmekle kalınmamış aleyhinde haber yapılmaya başlanma nedenini açıklama imkanları var mı? Zira biz Gazeteyi kurduğumuz günden bu güne kadar sürekli aynı çizgide haber yaptık, doğru işlerinde destekledik, yanlış işlerinde karşısında olduk. Peki bu arkadaşlarımız gazeteyi ilk kurduklarında Başkan'ın her türlü icraatını öve, öve bitiremezlerken daha sonra ne oldu da bu durum tam tersine değişti? Bunu bir açıklasalar da biz de bilsek.

Cumhuriyet Savcılarını iş başına çağıran sayın Başkan çok samimi ise 2006 yılında Meclis Denetleme komisyonunun tuttuğu rapor sonucu teftiş kurulunun başlattığı soruşturma sonunda tespit edilen olaylarla ilgili neden işlem yapmamış? Bu konuyu neden Cumhuriyet Savcılığına taşımamış buna da bir cevap verse çok mutlu olacağım. Bir de çok merak ettiğim başka bir konu vara hani şu beş altı aya önce Belediyede Makine ikmal dairesinde yapılan alımlarla ilgili ortaya çıkan yolsuzlukta bir Belediye çalışanının suçu üstlenmiş olması ne kadar inandırıcı? Zira Belediyeden alacağı olan herkes günlerce belki de aylarca bekletilirken bu evraklara anında ödeme yapılması normal bir durum mudur? Bu konuda korunan kişiler var mı?

Bu şehirde büyük çapta faaliyet gösteren gazetelerin bir çoğu kuruluş aşamasında ve daha sonrasında Belediyeden destek aldığı kanaatindeyim, hatta elimde bu konuda belgeler de var zamanı gelince yayınlayacağım.Mesela bir gazeteci patronuyla birlikte Başkan'ın yanına gelip kuracakları gazeteyle ilgili destek istediğinde ona verilen sözleri de çok iyi biliyorum. DENGE gazetesi kurulduğunda ben de Belediyede görevde olmama rağmen tek bir kuruş katkı almadığım gibi bizzat Başkan gazete kurmamızın karşısında idi, şehirdeki bazı egemen güçler kendisini Yelken kulüp'e yemeğe alıp kurmayı düşündüğüm gazete ile ilgili ona destek vermemesi için gerekli telkinlerde bulunmuşlar o da bunu severek kabul etmişti. Allah'a binlerce kez şükürler olsun ki bizi kimseye muhtaç etmedi ve dimdik ayaktayız. Bazılarının iç yangınlarının asıl sebebi de kimseye ihtiyaç duymaksızın ayakta durmamızdır. Sayın Başkan'a buradan bir kez daha açıkça sesleniyorum gelsin dilediği kanalda konuşalım bu şehre kim zarar veriyor kim zarar verenleri ortaya çıkarıp verdikleri zararı engelliyor toplum öğrensin. Örneğin eski Yimpaş'ın yanındaki arsa ile ilgili yapılmak istenen yanlışlarda kimlerin imzası var, karşısında kim var? Hatta hazırlanan iddianamede şikayetçi kim bu toplum bir görün. Sözlerime son verirken Sayın Başkan kimseyi sokmak istemediği Belediyenin Atalarından kendisine miras kalmadığını, Devletin Belediyesi olduğunu hatırlatır sözlerime son veriyorum.

Kalın sağlıcakla

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.