Siyasette yeni taktik revaçta

Son zamanlarda siyasetle ilgilenenlerde bir hastalık oluştu. Bu hastalık o kadar ciddi ki henüz tedavi yöntemi bulunamamış(!)… Nedir bu illet? Diye sizleri merakta bırakmadan detaylarıyla açıklayalım;
Parti yönetimlerinde görev alan birçok insan kurumlara gitmek için randevu talebinde bulunurken, ya da telefonla görüşme öcesinde kendini tanıttırma, takdim etme hastalığı. Evet, buna günün siyasi modası da diyebiliriz. Bakın birçok parti yöneticisi kendisini nasıl takdim ediyor. Bir kurum adıyla örnek verelim. Kurumun adı boş işler diyelim. Yönetim kurulu üyesi birine bu kurumu aratıyor. Kendi aramıyor bu kendi işyerindeki çalışan personel olabilir. Telefonu çeviriyor karşısına çıkan sekreter soruyor kim görüşecek. Cevap yönetim kurulu üyemiz “ boş işlerden sorumlu başkan yardımcımız”… Görüşecek. Sanki “ekonomiden sorumlu devlet bakanı” gibi. Hava bu şekilde veriliyor. Bırakın kurumlar da çalışanları birçok kurumun amiri de partiler de kaç tane başkan yardımcılığı var bilmezler. Bunu bilen kurnazlar kendilerini başkan yardımcısı olarak tanıtıp havalarını bu şekil de atıyorlar. Hava atmalara pek diyeceğimiz yok da başka işler olmasın. Mesela aba altından sopa gösterip iş kovalama. Birde başka işler kovalama gibi…
Başka işler nasıl kovalanıyor? Tabi ki bunun da yolunu iyi bilenler var. Örneğin bir yol. Karşı tarafa seni iyi bir yere getireyim mi? Sakın bunu yanlış bir yer anlamayın. Yani Kurum içinde iyi bir yeri kastediyor. Başka yerleri kastedenler var mı acaba? Tabii ki onlar da var. Neyse onlara da gerek duyarsak değiniriz ileride. Başka ne tür yollar var?  Bir örnek daha verelim;  “aslında seni bizim partide istemeyenler çok ama ben sana sahip çıkıyorum, yoksa seni çoktan başka yere verecekler sürecekler” Bu ve benzer rol yapanları biliyoruz.
Bir de işi gücü bırakıp kurum kurum dolaşanlar var. Sıcak ilgi görmeyince bozulup problem üretenler de cabası. İlham almak için zatları ziyarete gider gibi kurumlarda farklı bir şeyler arayanlar var. Kısaca yeteneği ve hiçbir başarısı olmayan bazı insanları parti kimliği bir noktaya getirdi. Bunlar da bu şaşkınlıkla hep hata yapıyorlar. Bu hataların faturasını onları bu noktaya getirenler mutlaka birgün ödeyecekler. Er ya da geç. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Önce kendi kişiliğinizle kabul göreceksiniz sonra siyasi kimlik. Yoksa bir gün kesin kimliksiz kalmak zorunda kalırsınız. Ancak hayati boyunca bir kimliği ve saygınlığı olmayan insanlar ancak parti kimliğini kullanırlar. Başka da yapacakları bir şey yok. Birde bazı kurum amirleri var bir siyasi kimlik görmesinler hemen üç takla birden atıyorlar. Bu da hiç yakışık almıyor. Devletin temsilcileri makamın saygınlığını korumalılar. ama nerede? Siyasi tercihle geldikleri için siyasetçileri görünce takla atıp eğilmek kaçınılmaz oluyor.