Şişmanlık ve spor

Prof.Dr.O.İmamoğlu

Günümüzde şişmanlığın sadece aşırı bir yeme sorunu olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle vücuda alınan fazla yiyeceğin kesilmesi tedavi için yeterli değildir. Çünkü günümüzde şişmanlığın nedenlerinin genetik, çevresel, psikolojik ve sosyal sebepler olarak daha karmaşık olduğu bilinmekte ve şişmanlık ömrü kısaltan bir sağlık sorunu olarak kabul edilmektedir. Şişmanlık gelişmiş ülkelerin orta ve az gelirli kesimlerinde, gelişmekte olan ülkelerin ise orta ve yüksek gelirli kesimlerinde daha çok görülür. Çünkü bunların yeme alışkanlıkları birbirine benzer. Ülkemizde gelir düzeyi yüksek olan ailelerin çocuklarında daha fazla görülmektedir. Ayrıca yaşam biçimi stresli olan veya çalışma hayatı nedeniyle düzensiz yeme alışkanlığı olan kişilerde ve iş adamlarında, yüksek bürokratlarda ve yöneticilerde de sıkça görülür. Kadınlarda erkeklerden daha fazla, kısa ve orta boylularda uzun boylulara göre daha yaygındır.  Şişmanlarda yağ hücrelerinin toplam sayısı, şişman olmayanlara oranla 3 kat daha fazladır. Bu sayının kilo vermeden sonra değişmediği, sadece hücrelerin boyutlarının küçüldüğü saptanmıştır. Başlıca anatomik veya yapısal değişiklik kilo kaybından sonra hücrenin bir miktar küçülmesi, ancak toplam sayıda hiç değişiklik olmaması şeklindedir.
Şişmanlığın riskleri: Psikolojik ve toplumsal uyumsuzluklar, solunum rahatsızlığı yanında iskelet ve kas sistemini yıllarca ek bir ağırlığı taşımaya zorlanmaktadır. Bunun sonucu düz tabanlık, diz ve kalça eklemlerinde kireçlenmeler daha erken daha sık oluşur ve ağır sonuçlar doğurur. Bacaklardaki toplardamarda kanın kalbe dönüşü zayıflar. Varisler ve varis yaraları kolay oluşur. Karın kaslarının zayıflaması, karın içi yağın artışı fıtıkları kolaylaştırır. Şişmanlar; ev, iş ve sokak kazalarına daha fazla uğrarlar. Şeker hastalığına yakalanma oranı artar.   Kişi tip 2 şeker hastalığına ne kadar eğilimli ise ve şişmanlığın derecesi ne kadar fazla ise o kişide hastalık o kadar erken ortaya çıkar ve ağır  sonuçları olur. Şişmanlarda kanda ürik asit düzeyi yüksektir ve gut hastalığına eğilim vardır.    Şişmanlarda trigliserid, serbest yağ asit düzeyleri yükselme eğilimi gösterir ve zararlı kolesterol yükselir.Hipertansiyon (Yüksek kan basıncı) şişmanlarda daha sıktır. Bir yanda şişmanlığın yaptığı mekanik yüklenme, bir yandan hipertansiyon kalbin işini artırır. Buna erken kireçlenmelere bağlı koroner iskemisi (Romatizmal kaynaklı kalp kapak yetmezliği) de eklenince, orta yaşlarda, angina pektoris(kalbin oksijensiz kalması), kalp kası enfarktüsü ve kalp yetersizliği kolaylıkla belirir. Deri altı yağ dokusunun artışı, deri enfeksiyonlarını kolaylaştırır. Ayrıca ayaklarda mantar enfeksiyonları artar. Şişmanlarda safra taşları ve taşlı kolesistit (iltihaplaşma) daha sıktır. Amerika Birleşik Devletlerinde Metropolitan Hayat Sigortası istatistiklerinde, 45 yaşında bir erkeğin, ideal kilosundan 1 kg fazla ise yaşam süresi % 25 kısaldığı iddia edilmektedir. Şişman kişiler en azından hayatları boyunca fazladan bir ağırlık taşırlar. “Unutmayın! Tanrı adildir, bu yükü size uzun süre taşıtmaz”.
 Şişmanlığın tedavisi için kişinin kendi şartlarına uygun vücut ağırlığı belirlenmeli, yapısına ve yaşam biçimine göre bir program seçilmelidir. Tedavisi için değişik yöntemler uygulanmaktadır. Bu yöntemler arasında en etkili sonuç alınanı ise egzersiz ve diyetin birlikte uygulandığı yöntemdir. Sağlık ve estetik görünümün iyi olması için insanların boyları ile kiloları dengeli olmalıdır. Dengeli beslenmek ve düzenli egzersizler ile aşırı enerji verici maddeleri tüketmek, hem sağlık hem de kilonun dengede olması şişmanlığı azaltmada veya olumsuz sonuçlarını ortadan kaldırmada etkili bir tedbirdir. Şişmanlığın nedenlerinden birisinin de hareketsiz bir yaşantı olduğu göz ardı edilmemelidir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.