SİLAH

Bayram Ocak

Battalgazi, Malkoçoğlu, serilerinde bir ok ile üç kişinin ölümüne şahit olurduk, bir yaydan çıkan beş okun,arka arkaya gelen aynı grupları üç dört kez öldürdüğüne de şahit olduk. Sonra bitmeyen mermiye sahip tek kırma tüfeklerle yapılan atışları, tek kırmanın bir orduya bedel olduğunu gördük. Silah hedefe yöneldi mi mermi mutlaka hedefe vurur, ön planda hep başrol oyuncusu olduğundan o yatarken, koşarken, zıplarken ateş eder  adamlar mermi yandan da gidiyorsa üzerine atlar imha olurdular, bu esnada  kötü adamların bir metreden ıskalamasını pek fark edemezdik.

 İşte böylesi bir kültür ile yetiştiğimiz için askere gittiğimizde çok iyi silah kullanacağımızı hayal edip, sonra hayal kırıklıkları yaşardık. Silah düşündüğümüzün aksine sevgisini değilde, korkusunu öğretti bize. Terörle mücadelenin olmadığı yerde ki bir birliği düşünün. Nöbetçiye bile dolu silah teslim edilmiyordu. Mermi kilitli sandık içerisinde teslim edilip anahtarı tim komutanına verilirdi. Her hangi bir olay  olduğunda o tim komutanı, ‘’Arkadaşlar oynamıyoruz, bakın mermileri daha dağıtmadım’’ diye mi bağıracak?  Yoksa sandığı açacak, dolu şarjörleri dağıtacak ve askerler kendilerini koruyacaklar. Biraz garip değil mi?

Aksine terörle mücadele edilen bölgelerde dolu mermiler  askerlerin üzerinde olur. Her yere o dolu silahlarla giderler. Sonra istatistiklere bakarsınız ki, en çok silahlı intihar olayları merminin verilmediği bölgelerde olur. Olay oldukça önlemle alınır. Sonuçta silah sevginiz bir şekilde silah korkusuna çevrilir.

Bir işi severek yapmazsanız, onun inceliklerini öğrenemezsiniz. Eğer severse insan yaptığı işi bu yasakların ,korkuların hepsi hayal ürünü olur. O zaman silah anlam kazanır kişinin elinde. Silahı sevmek onu çok iyi kullanacağın anlamı nada gelmemektedir.

Nişancılık zor bir iştir, kafa yapısının yanı sıra cesarette olmalıdır insanın içinde, olaylar karşısında soğuk kanlı olmasını da bilmelidir nişancı. Güçlü olmalıdır hem psikolojik olarak hem bedenen. Boş hedefe atış yapmak ile eli silahlı bir hedefe atış yapmak arasında dağlar kadar fark vardır.20 mermi ile de iyi bir savaşçı yetişememektedir maalesef.Devlet bu eksiği, verilen zayiatları gördükten sonra sistem değişikliğine gitti. Şimdi profesyonel askerler terörle mücadele etmeye başladı. Mücadele şekli değiştirildi, başarı arttı.

Diyarbakır’da bir çatışma yaşandı, iki metre önünden geçen adamı iki polis vuramıyor. Nasıl vurulmazdı o adamlar, oysa baş rollerde polisler vardı. Yoksa o terörist mi baş rollerde idi. Adam vurmak, çatışma esnasında nişan alıp ateş etmek filmlerde ki kadar kolay değildir mutlaka ama bu kadar yakın mesafeden de o adam vurulamaz mıydı.

Vurulmadı  işte, kameraların önünden adam koşarak geçti o kadar merminin içinden. Belki yara aldı oda tesirli bir  bölgeden değildi ki oraya yığılıp kalmamıştı . Orada bir çok şey olabilir ama en önemlisi o polisler böylesi bir çatışma ihtimalini düşünmüyorlardır. Beyin olarak olaya hazır değildiler, eline silahını alan ateş ediyor ama hiç biri nişan alarak değil, rastgele. O görüntülerde ayakta durmuş nişan alan adam gördünüz mü, ya yerde nişan almış bir adam gördünüz mü ? yok. Ben sadece orada panik havasını gördüm. Bir kargaşa patlayan silahlar,ne olabilir burada şuan diye düşünenlerin yanında nasıl çıkarız diye düşünenlerin varlığı nedeniyle adam sıyrılıp çıkmıştı aralarından.

Yakın mesafeden adam vurmak kolaydır, doğrultur atarsınız merminin dış faktörlerden etkilenecek zaman ve mesafesi olmadığından hedef ile buluşur. O mermiyi atmadan sonrasını düşünürseniz yakın mesafeler uzaklaşır, elin tetiği nasıl çektiğini anlamazsınız.

Terörle mücadele etmekte güvenlik güçleri, hepsi özel yetiştirilmiş kişiler. Acemi bir asker gibi 20 mermi  atıp bu çatışmaya gelip girmiyorlar. Profesyonel savaşçılar bunlar fakat, sokak savaşları içerisinde halk var ise o sokakların tam bir karmaşa haline gelir.

Sokağa girdiğinde sen görebildiğin alanı kontrol ederken, değişik açılardan kontrol edilen noktaların içerisinde olabilirsin. O nedenle zordur silah kullanmak, karşında ki silahlı adamı vurmak.

 

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.